Mar 042009
 

Donanim Haber Forum’unda bir tartismaya cevap yazarken, yazdigim seyin ayni zamanda bir gunluk girdisi niteligi tasidigini farkettim ve buraya da eklemeyi dusundum.

Gectigimiz Eylul Ayi’nda hem evde kisisel kullanimim, gelistirme, kurcalama vs. gibi ihtiyaclarim icin bir masaustu sistem aldim. Sistem 64 Bit Windows Vista ile geldi. Yaklasik 9 yildir Linux kullanan birisi olarak tabi ki Vista’nin kurulu oldugu bolumu daraltip 64 bit Ubuntu kurdum. Gel zaman git zaman, sistemde bir turlu rahat edemedigim bir sey vardi. Evet, niyeyse tam istedigim performansi vermiyordu. Aslinda veriyordu da Windows Vista sanki bu konuda daha basariliydi. Bu yuzden cok cesitli Linux dagitimlari denedim. Lakin hicbirinde Ubuntu kadar rahat edemedim. Firefox’ta da buyuk bir sorun vardi zaten. Ancak Firefox’taki sorunun kaynagini bulmam cok zor olmadi: Flash Player. Evet, sorunu daha cok Firefox’ta yasiyordum ve Flash Player takilmalara neden oluyordu. Flashblock eklentisiyle, bu sorunu astik. Ama hersey yeni baslamisti.

Gurbet ellerde calisan bir yazilim gelistiricisi olarak Turkiye’deki esim ve ailem ile sesli ve goruntulu iletisimimi Skype ile sagliyorum. Bu iletisimi ev icerisinde rahat bir sekilde yapabilmek icin bir USB Bluetooth aygiti ve bir de Bluetooth mikrofonlu kulaklik aldim. Windows’ta harika calisan bu ikili Linux’ta calismamakta direniyordu. Tirmalamadigim forum, web gunlugu kalmadi. Denemedigim hack kalmadi. En sonunda kulakliktan ses gelmesini sagladim, ancak mikrofondan ses alamadim. Ancak ilginctir, yaptigim ayni ayarla, sirkete ait Lenovo Thinkpad dizustu bilgisayarda kulaklik calisiyordu. USB Bluetooth’tan suphelendim ve Ubuntu uyumluluk sayfasinda da adi gecen bir modelde yeni bir tane aldim. Lakin o da ayni sonucu verdi. Yani sorun USB aygitinda degildi.

Ayni hafta sonu esimle gorusmemi sirketin dizustu bilgisayarinin uzerinden bluetooth kulaklikla yapmaya calistim. Lakin ses bozulmalari cok olmasa da rahatsiz edici duzeydeydi. Lanet olsun dedim ve masaustu bilgisayarimdan Windows uzerinden konustum. Kendi kendime, “peki, bluetooth sistemine verdigim o kadar para simdilik bosa gitmis olsun, normal kulaklikli mikrofonu kullanayim.” dedim. Bu sefer kamerayi actigimda Skype’in cokmeleriyle karsilastim. skype.com’dan indirdigim en guncel Skype’ti bu. Sonra o Skype paketini silip, yerine Ubuntu Medibuntu deposundaki Skype’i kurarak deneme yaptim. Evet, kamera calisiyordu.

Rahatsiz bir insan oldugum icin sorunlu bir sey oldugu zaman kafaya takarim. Onun cozulmesi gereklidir ve cozulmedigi muddetce o sistemi rahat kullanamam. Ortada buyuk bir sorun vardi benim icin. Sabahlari ise gitmeden once kahvalti hazirlarken veya yatagimda miskin miskin yatarken (ki programcilar miskinlikleriyle de unludur) Skype kullanamiyordum.

Kendi kendime soyle dusundum. Esim veya ailemle konusmak istedigimde Windows’a gecebilirdim. Ama, bu sefer bilgisayarda arka planda acik olan her seyi kapatmam gerekiyordu ve bu hic hos degildi. Hmm.

Baska bir sey daha: QT’yi seviyorum ve Python ve QT ile yazilim gelistirme uzerine calisiyor(d)um (sirketteki is yogunlugu evde kod yazmama isteksizligini dogurmadan once). Ancak, Ubuntu’da QT’yi kurduktan sonra bircok gorsel problemle karsilastim. Bunun nedeni QT degil, KDE 4.X’in sistem genelindeki QT ayarlarini etkiliyor olusu ve KDE 4.X’in de henuz yeteri kadar stabil olmayisi. Bu da canimi cok sikti.

O halde Windows kullanabilirdim. Denedim ve kullaniyorum. Herhangi bir sorunum yok. Vista’nin Windows XP’den kotu oldugunu iddia edenleri de anlayamiyorum, zira bir ara Windows Vista’dan XP’ye gecmek bana cok zor geliyor.

Simdi burada bir ara verelim ve soyle dusunelim: 9 yildir Slackware’inden Debian’ina, Vector’unden SuSE’sine Linux kullanmis, hatta bunun buyuk bolumunu sadece Linux kullanarak gecirmis, Linux sunucular uzerinde calisan uygulamalar gelistiren bir adam, evde Windows kullaniyor. Nedeni basit gibi gorunebilir. Ama butun gun sirkette kafa patlatmis birisi olarak aksam eve geldigimde veya hafta sonu dinlenmem gereken bir zamanda cok cesitli seyler icin Linux’ta ayar yapmam gerekmesi beni geriyor, yoruyor.

Linux gerektiginde sanal makine altinda kurulu. Acip kullaniyorum. BSDler gerektiginde de oyle.

Ayrica belirtmek isterim ki, onceden kullandigim simdi ise telefonum yeterli oldugu icin pek kullanmadigimdan satmayi dusundugum (ilgilenen olursa uygun fiyata verebilirim, yakinda Turkiye’ye gelecegim — reklamlar) Nokia N810 Internet Tabletin uzerinde calisan OS 2008 adli sistem bir Linux. Hatta deneme amacli uzerine Debian kurdum, hatta OpenOffice ve Gimp bile calistirabiliyorum. Keza cep telefonumda calisan Android, Linux tabanli bir isletim sistemi. Sirket bilgisayarinda ise Linux kullaniyorum, cunku sirket icin yaptigim isi en iyi Linux ile yapabiliyorum. Yani Linux’u seviyorum, kullaniyorum. Ama evde fazla vakti olmayan birisi olarak evdeki gereksinimlerimle Linux’u dogru durust calistiramadigim icin Linux kullanmiyorum. Daha dogrusu kullanamiyorum.

Devam edelim.
Sirket bilgisayarini kisisel olarak kullanamadigimdan, bir tane netbook alayim dedim. Ama o da ne? Piyasadaki en uygun netbook olan Samsung NC10’da yine en iyi Ubuntu calisiyor ancak o da hem hantal kaliyor, hem de tum ozellikleri gerektigi gibi kullandirtmiyor. Yine benim icin buyuk bir husranla sonuclanan bir macera.

Vazgectim hepsinden. Simdi ise evdeki bilgisayari satmayi ve hafif, uzun sure sarji giden ve rahat bir kullanimi olan bir dizustu bilgisayar almayi dusunmeye basladim. Zaten netbook almak istememin de sebebi ayniydi. Ancak yine sorun istemiyorum. Eger Samsung NC10’da Linux yeteri kadar iyi calisiyor olsaydi hic dusunmez alirdim. Donanim olarak tum oklar bana Macbook’u gosterdi. Zaten uzerinde de sorunsuz bir sekilde bir Unix calisiyor (Mac OS X) ve sarji 4-5 saat kadar suruyor. Bu aksam is cikisinda bir bilgisayar magazasindaki Apple bolumune girdim ve Macbook’u kurcaladim. Hosuma gitti ve muhtemelen alacagim.

Bu hikayeden cikan sonuc Linux kullanmayin degildir. Linux, Internet Tablet’imde de, telefonumda da harikalar yaratiyor. Uygun bir donanim ve ihtiyac eslesmesi oldugunda kisisel masa ustu kullaniminda da iyi. Ancak tersi durumlarda yeterli zaman ve sabriniz yoksa maalesef yaygin bir kisisel kullanim icin henuz cok ham. Yillardan beri hala cok ham. Bunlari yazarken dahi icim aciyor. Ancak bir yandan gelen Windows 7’yi dusunuyorum, bir yandan Apple’in Mac OS X ile olusturdugu kullanici deneyimini dusunuyorum ve uzulerek, belli iyilestirmeler olmadikca, Linux’un kisisel kullanimda belli bir olgunluga ulasmasi icin daha zamana ihtiyac oldugunu dusunuyorum.

Sunucu ve is istasyonlarindan bahsetmiyorum, tamamen kisisel kullanim diyorum. Onceden Linux benim kisisel kullanim ihtiyaclarima tam cevap verirken, simdilerde beni boynu bukuk birakmaya basladi. Cunku ihtiyaclarim degisti ve bu ihtiyaclara cevap verebilecek bir sistem oturtmak icin harcayacak enerjim kalmadi. Birinin ihtiyacina uyan, digerine uymuyor. Birinin ihtiyacina onceden uyan, ihtiyaclar degisince yine uymayabiliyor.

Umarim, cok yakinda bu yazdiklarimi tebessumle hatirlatacak ve tekrar kisisel bilgisayarimda beni Linux’a dondurecek seyler yasarim. Onerilere de acigim.

  2 Responses to “Acikli bir hikaye”

  1. 2009 dan beri çok şey değişti artık GNU/Linux dağıtımları daha kararlı ve harici donanımlarla daha uyumlu

    • Keske ayni fikirde olabilseydim. Tam aksine, durumun gunumuzde daha da berbat oldugunu dusunuyorum. Ubuntu’nun son surumleri tam bir felaket. Mandriva iflas acikladi, Fedora halen ortalikta oylece dolaniyor. SuSE’yi yakin zamanda denemedim. Fakat benzer sorunlarin yasandigina adim gibi eminim. Mint’in yildizinin parladigini goruyorum/okuyorum. Bir ara denemeyi de dusunuyorum. Ancak sunucu sistemleri disinda Linux’u masa ustune pek yaklastirmamaya karar verdim.

 Leave a Reply

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

(required)

(required)