Aug 192010
 

Bugün, sevdiğim bir arkadaşım Facebook’ta paylaşmış olduğum bir Richard Dawkins videosunun alt?na olumsuz yönde bir yorum yazınca, aramızda Evrim Teorisi üzerine bir tartışma başladı. Kendisi son olarak Evrim Teorisi hakkında sıkça sorulan sorulardan oluşan bir mesaj gönderdi. Kendisine vereceğim naçizane cevapları, gerek Facebook’ta forum tadında tartışmanın manasızlığından, gerekse bu soruların sıkça sorulmasından dolayı kendime referans olması ve paylaşmak amacıyla kayıtlı tutmanın iyi olacağı dü?üncesi ile buraya yazmak istedim.

Yakın zamanda yayınlanmış bir araştırma sonuçlarına göre, araştırmanın yapıldığı ülkelerin arasında, “evrim teorisinin doğrudur” diyenlerin sayısının en az olduğu ülke Türkiye idi:

Aslında, hiçbir şeyin tam ve düzgün yapılmadığı ülkemizin, yine tam ve düzgün verilmeyen eğitimi nedeniyle evrim teorisi gibi konularda kafalarda çokça soru işaretleri olması ve verilen eğitimin yetersizliği ile dini hassasiyetleri fırsat bilip kendine maddi, manevi veya siyasi çıkar sağlamaya çalışan bazı kişilerin bilinçli yaptıkları dezenformasyon göz önünde bulundurulduğunda, çok da şaşılmaması gereken bir durum bu.

Öncelikle şunu net bir şekilde belirtmek gerekiyor ki; evrim teorisi, canlıların çeşitliliğini ve gelişimini açıklayan ve şu anda kanıtlarla desteklenerek kabul görmüş tek bilimsel teoridir. Şu ana kadar evrim teorisini yanlışlayan veya alternatif oluşturabilen bilimsel bir teori geliştirilememiştir. Evrim teorisi karşısında fikirler ortaya atıldıysa da kanıtlarla desteklenemediği için hipotez olarak kalmışlar ve kabul görmemişlerdir. Bu nedenle evrim teorisini tartışırken, bu teorinin bilimsel bir teori olduğu ve yapılan araştırmalarda elde edilen bulgularla desteklendiği gerçeğini unutmamak, bazı ismi lazım olmayan kişilerin televizyon, radyo, kitap ve gazete gibi yayınlarda iddia ettiği gibi çürütülmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını bilmek gerekir.

Özellikle Amerika’daki Katolik Hristiyan cemaatlerinin güdümünde olan (yukarıdaki grafikte sondan ikinci sırada ABD’nin olmasının nedeni) ve isimlerinde özellikle “bilim” ve “araştırma” kelimelerini barındıran kurumların ortaya attıkları “Yaradılış Teorisi”,  yani canlıların ilk halleriyle “mükemmel” bir şekilde yaratıldıkları iddia eden teoriye kanıt olarak gösterilen şeyler daha çok, “altın oran” gibi defalarca herhangi bir uygulanabilirliğinin olmadığı kanıtlanmış, zoraki kanıtlar veya simetri gibi evrimsel olarak açıklanabilen şeylerdir. Tabi buna bir de kutsal metinlerin yorumlanması da eklenince tam oluyor.

Kutsal metinler, her zaman için farklı şekillerde yorumlanabiliyor. Bundan 1200 yıl kadar önce yaşamış Taberi’nin Kuran’a baktığında “Cebrail’in Ay’ı sondürmek için üç defa kanadını Ay’a sürmesi” ve bu nedenle Ay yüzeyinde izlerin çıkması, “Güneş ve Ay’ın 360 kulplu bir arabaya konup meleklerce yürütülmesi” gibi yorumlar, döneminde kabul görürken, günümüzde kabul edilmemektedir. Yine aydınlanma dönemine kadar Avrupa’da İncil’e bakanlar Dünya’yı evrenin merkezi olarak algılarken, günümüzde böyle bir yorumda bulunulmamaktadır. Kutsal metinlerin yorumları döneme ve insana göre değiştiği için de bilimsel kanıt olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

Evrim teorisine karşı çıkarken insanların çoğu maalesef teorinin kendisi veya kapsamı hakkında ya çok az bilgi sahibi oluyor ya da yukarıda sözünü ettiğim kişilerin sistemli dezenformasyonları sayesinde yanlış bilgiye sahip oluyorlar. Ayrıca evrim teorisine karşı argümanlar çoğunlukla insanın evrimi üzerine oluyor. Halbuki evrim teorisi tüm canlıların çeşitliliğini anlatan bir teoridir.

Arkadaşımın sorduğu sorular (sanıyorum bu soruları kendisi de bir yerden alıntıladı) şöyleydi:

  1. 4 ayaklı olmak daha fazla haraket kabiliyeti verirken, insanlar neden 2 ayak üzerine kalkmıştır. Sadece bu bile sözde teoriye ters değil mi?
  2. Sahip olduğumuz iskelet sistemi denge unsurları göz önüne alındığında öncesinde ya da bundan sonra 4 ayak ile 2 ayak arası dengeli bir iskelet sisteminin olamayacağı ve olsa bile canlının yaşayamayacağı ortaya çıkmaktadır.
  3. Gözün kompleks yapısı tesadüflere nasıl oluşabilir? Bu yapı içinde saniyede yüzlerce fonksiyon gerçekleşmektedir, bunlardan sadece bir tanesinin eksik olması görmeyi imkansız kılacaktır. Daha da önemlisi gören göz değil beyindir, beyinin yapıtaşı nedir? Herşey gibi ATOM. Peki atomlara algıyı, görmeyi, hissetmeyi kim öğretti? Peki beyindeki atomlar bunları öğrendi de, örneğin demir atomları bunları öğrenemedi mi?
  4. Sadece bir tek hücrenin bile kendiliğinden oluşması hiçbir tesadüf ile açıklanamaz. Bu teori ortaya atıldığı zamanlarda hücreyi tam manası ile görebilen yoktu! Çünkü bugünkü teknolojiye sahip değillerdi. Onlar hücrenin temel yapıtaşı olduğunu sanıyorlardı. Oysa bizler bugün atom, elektron, nötron, kuark gibi kavramları biliyoruz. dolayısı ile o zamanlar hücredeki akıl dolu kusursuz işleyişten haberdar değillerdi. Onları anlamak mümkün ama günümüzde bunu savunanları anlamak mümkün değil!
  5. Herşey bir yana bir araba için gerekli tüm temel hammaddeleri bir alana dolduralım ve bunların kendiliğinden, tesadüfen FERRARİ olmasını bekleyelim….. Söyleyin bana ne kadar beklemek gerekir ki… sadece bir tek hücre yapısı bile Ferrari’ den daha kompleks ve akıl doludur!

Bu sorulara bildiğim kadarıyla şöyle cevap verebilirim:

  • 4 ayaklı olmak daha fazla haraket kabiliyeti verirken, insanlar neden 2 ayak üzerine kalkmıştır. Sadece bu bile sözde teoriye ters değil mi?

Dünya’daki canlıların çeşitliliği ve hatta varlığı, herşeyden önce gezegenin yaşadığı iklimsel ve jeololik değişimlere bağlıdır. Dünya çok dinamik bir gezegen olduğu için, her yerine uyacak mükemmel bir vucüt yapısı yoktur. Canlıların vucüt yapıları yaşadıkları ortama adapte olabilmeye göre gelişirler. Uzun ağaçların olduğu bir bölgede yaşayan otobur hayvanlar olduğunu düşünelim. Daha yüksekteki ağaç dallarına erişebilenleri daha fazla besin bulabildiği için soylarını daha uzun süre devam ettirebilir. Bu nedenle de çiftleşmek için daha uzun yaşayabilir ve genlerini gelecek nesillere daha fazla aktarabilir. Kısa boylu olanlar ise yeteri kadar besin bulamadıkları için ya başka bir yere göç etmek zorunda kalır ya da çiftleşecek veya yeteri kadar çiftleşecek kadar uzun süre yaşayamadığı için genlerini yeni nesillere aktarması mümkün olmaz. Nesiller boyunca ya?anan bu gen aktarımı sayesinde popülasyondaki uzun boylular baskın çıkar ve bir süre sonra bölgedeki popülasyon tamamen uzun boylu bir türe dönüşebilir.

Benzer durum primatlar için de geçerliydi. Atalarımızda ilk kez iki ayağı üzerinde dikilmeyi başaran Australopithecus Afarensis idi. Ancak, bu türün iki ayak üzerinde durmasına etken olan şey sadece besine erişmek değil, gezegenin yaşadığı iklimsel değişimler sonucu bitkilerin uzaması, uzayan bitkilerin rahat görüşü engellemesi, uzayan bitkilerden dolayı etrafını göremeyen ve bu nedenle diğer avcı hayvanlara yem olanların ortadan kalkmasıydı. Sadece ayakları üzerinde az da olsa durabilmeyi ve yüksek yerlere tırmanabilip kaçabilmeyi başaran bireyler hayatta kalmış, zamanla hayatta kalan bu bireylerin ayakta kalma ve tırmanabilme yetilerini geliştirmeleriyle yeni bir tür ortaya çıkmıştı. Ancak, tam olarak ayakta durup yürümeyi, iki ayak üstünde koşmayı başaran ise Homo Erectus idi. İkisinin vücut yapısı arasındaki farklar da şöyle görülebilir:

2. Sahip oldu?umuz iskelet sistemi denge unsurlar? göz önüne al?nd???nda öncesinde ya da bundan sonra 4 ayak ile 2 ayak aras? dengeli bir iskelet sisteminin olamayaca?? ve olsa bile canl?n?n ya?ayamayaca?? ortaya ç?kmaktad?r.

Yukar?daki çizime bakacak olursak, Australopithecus Afarensis ve Homo Erectus aras?ndaki vücut yap?s? farkl?l?klar? denge konusunun da de?i?ti?ini gösteriyor.

3. Gözün kompleks yap?s? tesadüflere nas?l o?lu?abilir? Bu yap? içinde saniyede yüzlerce fonksiyon gerçekle?mektedir, bunlardan sadece bir tanesinin eksik olmas? görmeyi imkans?z k?lacakt?r. Daha da önemlisi gören göz de?il beyindir, beyinin yap?ta?? nedir? Her?ey gibi ATOM. Peki atomlara alg?y?, görmeyi, hissetmeyi kim ö?retti? Peki beyindeki atomlar bunlar? ö?rendi de, örne?in demir atomlar? bunlar? ö?renemedi mi?

Evrim teorisi konusunda belki de en fazla sorulan sorulardan birisi de bu. “?ndirgenemez karma??kl?k” dü?üncesiyle, kompleks bir sistemin, daha basit bir sistemden gelemeyece?i iddia edilir. Gözün evrimi konusunda Vikipedi’de Türkçe olarak yeterli say?labilecek bir aç?klama yaz?lm??:

http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6z%C3%BCn_evrimi

Bunun yan?nda a?a??daki videoda da güzel bir ?ekilde anlat?lm??:

http://www.youtube.com/watch?v=45ZTLdO2pxQ

4. Sadece bir tek hücrenin bile kendili?inden olu?mas? hiçbir tesadüf ile aç?klanamaz. Bu teori ortaya at?ld??? zamanlarda hücreyi tam manas? ile görebilen yoktu! Çünkü bugünkü teknolojiye sahip de?illerdi. Onlar hücrenin temel yap?ta?? oldu?unu san?yorlard?. Oysa bizler bugün atom, elektron, nötron, kuark gibi kavramlar? biliyoruz. Dolay?s? ile o zamanlar hücredeki ak?l dolu kusursuz i?leyi?ten haberdar de?illerdi. Onlar? anlamak mümkün ama günümüzde bunu savunanlar? anlamak mümkün de?il!

Asl?nda, ilk canl?lar?n olu?mas? evrim teorisinin kapsam?na girmiyor, çünkü, evrim teorisinin amac? canl?lardaki çe?itlili?i ve bu çe?itlili?in nedenlerini aç?klamak. ?lk canl?lar?n ortaya ç?k???na dair çe?itli dü?ünceler var. Bu konu “Abiyogenez” ad? alt?nda inceleniyor. Dünya gezegenindeki ilk canl?lar?n olu?umu üzerine çe?itli dü?ünceler var ve canl? ya?am formlar?n?n cans?z organik maddelereden olu?abilece?ine dair bulgular olsa da, hiçbirisi henüz net bir ?ekilde kan?tlanm?? de?il. Bilinen bir gerçek var ki, o da dünyan?n ya?am öncesi dönemde uzaydan yo?un bir gök ta?? bombard?man?na tutuldu?u ve bu gökta?lar?ndan da dünyaya organik maddelerin geldi?i.

5. Her?ey bir yana bir araba için gerekli tüm temel hammaddeleri bir alana doldural?m ve bunlar?n kendili?inden, tesadüfen FERRAR? olmas?n? bekleyelim….. Söyleyin bana ne kadar beklemek gerekir? ki… sadece bir tek hücre yap?s? bile Ferrari’ den daha kompleks ve ak?l doludur!

Öncelikle, bir hücrenin, bir Ferrari’den daha kompleks bir yap?ya sahip oldu?u iddias?na kat?lmam söz konusu bile olamaz 🙂 Di?er taraftan evrimsel süreçte sonucun ne olaca??n? önceden kestirmek mümkün de?ildir. Yani, sonucun Ferrari olmas?n? beklemeyemezsiniz, çünkü, evrimsel sürece etki eden etkenler oldukça dinamik ve “kazasal”d?r. Yukar?da da belirtti?im gibi, canl?lar?n evrimi dünyan?n ya?ad??? jeolojik ve iklimsel de?i?ikliklerden büyük ölçüde etkilenmi?tir. Sibirya’daki süper yanarda??n patlamas?, tektonik plakalar?n hareketi ve bu hareketlerin sonucunda k?talar?n ayr?lmas?, yeni co?rafi ?ekillerin olu?umu ve var olanlar?n ya?ad??? de?i?im (örne?in: Sahra Çölü önceden ?l?man iklimin ya?and??? güzel bir deniz iken, Afrika plakas?n?n Avrupa plakas?n?n üzerine ç?kmaya ba?lamas?yla yükselmi? ve çöl haline gelmi?tir), sürekli ya?anan buzul ça?lar? vs. canl?lar? yeni iklimsel ve jeolojik ?artlara adapte olmaya zorlam?? ve adapte olamayanlar yok olmu?tur. Ortada bu kadar d?? etken varken, sonucun nas?l bir ?ey olaca??n? kestirmek oldukça güç. Bu nedenle istedi?iniz kadar hammaddeyi toplay?n, hiçbir zaman bir Ferrari elde edemezsiniz. Di?er taraftan, bir otomobil mekanik iken, dünya üzerindeki canl?lar karbon bazl? ya?am formlar?d?r. Yine tekrar etmekte fayda var ki, ilk canl?n?n olu?mas? evrim teorisinin de?il, abiyogenezin i?idir. ?lk canl? olu?tuktan sonra bu canl?n?n milyarlarca y?l sonra farkl? formlarda torunlar?n?n olmas? zaten yap?lan ara?t?rmalarda elde edilen bulgularla kan?tlanm??t?r.

Asl?nda yazmak istedi?im kendi dü?üncelerim var. Fakat saat sabah?n 6’s? ve sadece 3 saat uyudum 🙂 Sonra gelecek sorulara göre ?ekillendirerek güncellerim diye dü?ünüyorum.

  28 Responses to “Evrim Teorisi Üzerine”

  1. öncelikle de?erli karde?im; sorduklar?m al?nt? de?il, ilk etapta akl?ma elen sorular?n bir k?sm?yd?. bunlar gibi yüzlerce soru sorulabilir. tabii ki her?eyi bildi?imi iddia etmiyorum, fakat bildi?im ?u ki; sen bu teorinin geli?ti?ini dü?ünsen de, ben; her yeni bilimsel bulu? ve geli?me ile zaten çürümü? teorinin daha da çürüyece?ini söylüyorum.

    önceki konu?mam?zdan da ekleyebilece?im çok ?ey var asl?nda ama i?te her?ey klavye ile ifade edilemiyor, örne?in; beyni anlat?rken elektrik sinyallerinde bahsettin; biliyorsun elektronik okudum ve bu konuda söz sahibi olabilece?imi dü?ünüyorum. sonuç olarak elektrik sinyalleri de birer atom parçac??? de?il midir? kainatta gördü?ümüz hatta duydu?umuz ve di?er duyular?m?zla alg?lad???m?z her?eyin temeli, havay?, bizim bo?luk dedi?imiz ortam? bile yine atom parçac?klar? olu?turmuyor mu? ve bu muntazam i?leyi?in düzen içinde devam etmesi YARATICI’n?n ve her an?n yeni bir YARATILI? oldu?unun delili de?il mi?

    “kazara”, “tesadüfen” ifadeleri tüm bu düzeni aç?klamakta asla kullan?lmamas? gereken ifadeler kan?mca. ayr?ca “seçilmi?lik”, “seçicilik”, “do?an?n kabul etmemesi” gibi ifadeler için de bir akl?n varl??? gerekmiyor mu?

    “Öncelikle, bir hücrenin, bir Ferrari’den daha kompleks bir yap?ya sahip oldu?u iddias?na kat?lmam söz konusu bile olamaz” diyorsan hücre yap?s?n? tekrar incelemeni tavsiye ederim. ?u an vücudundaki tüm hücreler birbirinden haberdar ve birlikte hareket ediyorlar, yoksa sen olmazd?n zaten. bu AKLI veren kimdir? tekrar söylüyorum. tabii ki ve muhakkak her?eyin bilimsel bir aç?klamas? olacakt?r. bu aç?klamalar da YARATICI’n?n insanlara gerçe?i bulabilmeleri için bir yol göstermesi oldu?unu söylüyorum. ara?t?rd?klar?m, elektronik, hatta bilgisayar sistemi olmasayd? inan?n inanc?m bu kadar kuvvetli olmazd?.

    en basiti ile; bilgisayar görüntü sistemleri ile, gözü ve gördüklerimizi kar??la?t?rd???n?zda bile mükemmel sonucu zaten ?u an bile alg?l?yorsunuz. hatta öyle ki bir buna gerçek görüntü diyoruz. i?te bu muntazam görüntü nas?l tesadüf yada kaza eseri olabilir? seçilmi?likse, seçen ak?l nerede?

    asl?nda her verdi?in cevap, yine bir AKLIN delili oluyor.

    her?ey bir yana RUH’un varl???n? nas?l aç?klayaca??z? verdi?in cevaplara bak?l?rsa bunu da inkar etmek gerekecek. yada teorisyenlerin bu konu ile ilgilenmedi?ini söyleyeceksin. madem kayna??m?z ayn? hayvanlardaki RUH ile insandaki RUH ayn? m?? sevinç, a?k, hüzün gibi madde ile aç?klanamayan ifadelerin olu?umu nas?l olacak peki? diyeceksin ki bunlar beyindeki sinirler vs. bu cevaplar beni tatmin etmez sistemi biliyorum. daha önce de sormu?tum; beyindeki atomlar bunu ö?rendi de tahtadaki, sudaki, havadaki, karbonlar vs. bunu ö?renemedi mi? onlara bu sistem üzerine oturtan, bu sistemi kuran kim?

    tabiattaki de?i?iklikler, yeryüzünün de?i?mesi, iklim vs. tabii ki de?i?ecek, her?ey ayn? kalsayd? ya?am?n ne anlam? olurdu? zaman?n geçti?i her yeni YARATILI? ile anla??l?r (asl?nda zaman konusuna da de?inebiliriz ama çok uzun olur).

    Ben YARATICI’n?n K?TABINDAN daha bilimsel bir kitap göremiyorum. di?er tüm ara?t?rmalar, bulgular, ke?ifler ancak bu yüce kitab? aç?klamada birer argüman olabilir. Tüm zamanlara indirilmi? olmas?, her zaman diliminde ayla??lacak yeni ifadelerin bulunmas? da bu kitab?n yüceli?ini ortaya koymuyor mu?

    Bu K?TAP’ta bilime ayk?r? bir metin bulabilir misiniz?

  2. San?r?m ortada büyük bir yanl?? anla??lma var. ?öyle ki; ne yukar?da yazd?klar?m, ne de evrim teorisinin ya da herhangi bir bilimsel teorinin amac? bir yarat?c?n?n olmad???n? iddia etmek ya da bulmak de?ildir. Yukar?da ben “bir yarat?c? olmad???n?” m? söyledim? Hay?r. Evrim teorisi öyle bir ?ey mi diyor? Hay?r. Evrim teorisi sadece diyor ki, geli?im bu ?ekilde oldu. Bir Tanr? vard?, yoktu, vs. ne evrim teorisinin kapsami içerisinde, ne de bilimin. ?nanç insanlar?n kendisi ile alakal? bir ?ey. O nedenle sanki evrim teorisi “bak i?te evriliyorlar, o yüzden Tanr? yok” diyormu? gibi dü?ünmek son derece yanl??t?r.

    Bir ba?ka nokta da atomun bilince sahip olmas? iddias?. Ancak bu böyle bir ?ey mümkün de?il. Bildi?in üzere atomlar y?ld?zlarda olu?uyor ve süpernova patlamalar? veya kuasarlar ile uzaya saç?l?yorlar. Maddenin ilk olu?tu?u Büyük Patlama an? da ayn?. Atoma bakt???m?zda bilinçsel veri ta??yacak ve bu veriyi mikro düzeyde i?leyecek bir mekanizmas?n?n olmad???n? görüyoruz. Zaten ne evrim teorisinin, ne de abiyogenezin “maddenin” bilinç kazanmas? gibi bir iddias? yok.

    As?l yaz?mda da belirtti?im gibi, kutsal kitaplar?n yorumlamalar? ça?a, ülkeye ve hatta ki?iye göre de?i?ebiliyor. Bunda da bilimsel hata bulmak, yukar?da gösterdi?im örnekteki gibi mümkün. O nedenle de bilimsel zemin olarak kabul edilmiyor. Birisi bak?yor farkl? anl?yor, di?eri bak?yor farkl? anl?yor.

    Aç?kças?, benim Tanr?’n?n varl???n?, yoklu?unu ya da kutsal kitaplar? tart??mak gibi bir niyetim yok. Kald? ki konu da bu de?il. Evrim teorisinin kapsam? hiç de?il. Bu nedenle, konuyu sadece evrim teorisi ekseninde, evrim teorisinin “neden mant?ks?z” oldu?u üzerinde s?n?rlarsak daha sa?l?kl? olur. Hat?rlayaca??n üzere ben sadece evrim teorisi ile ilgili bir video payla?m?? ve evrim teorisinin mant?ks?z oldu?unu belirten bir yorum yazm??t?n.

  3. yukaridakileri sohbetin geldi?i nokta olarak görelim, yazd?klar?m?n bu teoriye birer cevap olaca??n? dü?ündü?üm için yazd?m. Asl?nda hepsi de benim için, hatta do?ru gözle ara?t?r?ld???nda, dü?ünüldü?ünde bilim için de birer kan?t oldu?unu dü?ünüyorum. Senin de dedi?in gibi mesele kesinlikle Yarat?c?’y? tart??mak de?il, olamaz da. ?tiraz?m halen ayn?, bu teorinin “kazara”, “tesadüfen” vs. ifadeleri kullanmas?, her?eyin arkas?ndaki AKIL SAH?B?’nin görmezden gelinmesi.

    istedi?in gibi konuyu daraltal?m;

    evrim teorisi; canl?lar?n uygun ?artlara uyum sa?layarak evrimle?ti?ini, geli?ti?ini iddia etmiyor mu?
    peki “Zaten ne evrim teorisinin, ne de abiyogenezin “maddenin” bilinç kazanmas? gibi bir iddias? yok.” demi?sin, ben de ayn? ?eyi söylüyorum. bilinçsiz olan bir madde nas?l olurda kendisi için uygun ?artlar? tan?r? nas?l bu ?artlara ayak uydurmaya çal???r? cevab?n? istedi?im sorulardan en önemlisi bu.

    bu da teorinin kendi içinde çeli?ti?ini gösteriyor. elbette veriler incelenmeli, daha fazla deney, gözlem yap?lmal?, fakat bu teorinin içinde bulundu?umuz zaman diliminde halen dillendirilmesi, pe?inden gidilmesi yanl??.

    (istersen konuyu kapatabiliriz, derdim sana muhalefet olmak de?il, belki bir?eyleri anlatabilmek kendimce. sen nas?l istersen)

  4. “peki “Zaten ne evrim teorisinin, ne de abiyogenezin “maddenin” bilinç kazanmas? gibi bir iddias? yok.” demi?sin, ben de ayn? ?eyi söylüyorum. bilinçsiz olan bir madde nas?l olurda kendisi için uygun ?artlar? tan?r? nas?l bu ?artlara ayak uydurmaya çal???r? cevab?n? istedi?im sorulardan en önemlisi bu.”

    Uygun ?artlar? kendisi tan?m?yor veya kendisi ayak uydurmaya çal??m?yor ki. Minimal düzeyde dü?ünüyorsun. Tekrar belirtmem gerekirse, abiyogenez hakk?ndaki bilgim s?n?rl? ve zaten abiyogenezin iddias? farkl?. Fakat, canl?lar?n evrimi esnas?ndaki ?artlara ayak uydurma bireysel düzeyde de?il, nesilden nesile, popülasyon düzeyinde ?öyle oluyor:
    ?lk yaz?mda da yazd???m gibi, ortam?n ?artlar?nda daha uzun ya?ayabilecek dayan?kl?l??a sahip olan birey hayatta kalabiliyor. Ortam ?artlar? iklimsel olabilir, o bölgedeki topra??n yap?s? olabilir, besin türleri veya ortamdaki potansiyel tehlike olan di?er hayvanlar olabilir.

    ?öyle dü?ün:
    Afrika’n?n savanlar?nda ya?ayan 100 kadar ceylan olsun. Bu ceylanlardan zay?f ve yava? ko?anlar aslanlar taraf?ndan yakalan?yor ve yeterli süre ya?ayam?yorlar. Geride kalan daha h?zl?lar çiftle?ebiliyor ve yeni ceylanlardan olu?an yeni popülasyondaki yava? ceylan say?s? giderek azal?yor. Bir süre sonra aslanlar bunlar?n da içerisinde daha yava? olanlar? yiyor. Böylelikle yine görece daha h?zl?lar kal?yor. H?zl? ko?maya dair bilgi ta??yan genler her nesilden bir sonraki nesle geçerek yeni neslin daha da h?zl?lardan olu?mas?na neden oluyor. Böylelikle de nesiller sonra bu ceylanlar ilk bahsetti?imiz atalar?na göre çok daha h?zl? ko?abilme yetisine sahip oluyor.

    ??te ortama ayak uydurma bu. Yoksa ceylan tek ba??na “aman bu ortama ayak uyduray?m, evrileyim” demiyor, çünkü tek bir ceylan evrilmiyor. H?zl? ceylan, yine h?zl? ceylanla çiftle?ti?i için, ortaya daha h?zl? bireyler ortaya ç?k?yor. Evrim tek nesilde veya tek bir bireyde görülen bir olay de?il.

    Bu nedenle de teori kendiyle çeli?miyor.

    Ortada seçen ak?ll? biri yok. Do?a ko?ullar? de?i?tikçe, canl?lar da bu de?i?imden etkileniyorlar. Hepsi bu.

    Yak?n geçmi?imizden bir örnek vermek istiyorum:
    Muhtemelen sen de biliyorsundur ki, bundan çok de?il 15 sene öncesine kadar tar?m zararl?lar? için DDT ad? verilen bir ilaç kullan?l?rd?. Kendi çocuklu?umdan bunu hat?rl?yorum. Ancak zamanla DDT adl? bu ilaç tar?m zararl?lar?nda yeterli etkiyi göstermemeye ba?lad?. DDT, önceki popülasyonlardaki tüm zay?f böcekleri öldürüyordu. Ancak mutlaka geriye az daha fazla ya?ayabilen bireyler kal?yordu. Bu bireyler de ayn? ceylan örne?inde de anlatt???m gibi yeni nesillere güçlü olan genlerini aktarabildiler ve yeni nesiller do?u?tan bir ba????kl?kla DDT’den kurtulmaya ba?lad?lar. Bu bir nesilde gerçekle?mi? bir ?ey de?il. Belki de yüzlerce nesil geçti bu ba????kl???n kazan?lmas? için. Fakat sonuç itibariyle art?k DDT bu böceklere hiçbir zarar veremiyor. Bunun nedeni de günümüzdeki neslin, önceki nesillerden daha güçlü olmas? ve DDT’den kurtulabilmeleri. Bu evrimin gözlenebilen örneklerinden biriydi.

    Ayr?ca “do?al seleksiyon mekani?i”ni örnek alarak geli?tirilen Genetik Algoritmalar var ve bu algoritmalar yapay zekalarda kullan?labiliyor. Bu konu benim üniversitede ara?t?rma konum idi. Vikipedi de bu konuyu okuyabilirsin:
    http://tr.wikipedia.org/wiki/Genetik_algoritma

    E?er do?al seleksiyon, evrim teorisi geçersiz bir mekanizma olsayd?, genetik algoritmalar?n da toptan çal??mamas? gerekirdi.

    Konuyu kapatal?m demiyorum. Bana muhalefet oldu?unu da dü?ünmüyorum. Güzel güzel konu?uyoruz i?te.

  5. ceylan örne?ine itiraz?m k?smen itiraz?m yok, fakat bu durum genlerle aktar?l?yorsa zamanla hiçbir ceylan?n (makem ki atalar?ndan daha h?zl? ko?acaklar) aslanlara yakalanmamas? gerekmez miydi?), e?er ö?renme a?amas?nda iseler, y?llar y?lar sonraki ceylanlar aslanlara yakalanmamay? m? ö?renecekler. bunu daha geni? çerçevede dü?ünecek olursak, aslanlar?n yiyecek bulamamas? demek olmaz m?? geriye do?ru i?letirsek, çok daha k?sa bacakl?, ya da yar? sürüngen bir ceylan var m?d?r?

    ….. devam? gelecek.

    karde? burada Ramazan, iftar yakla??yor, orada aylardan ne 🙂

  6. Hay?r, bu durum aslanlar? da etkiliyor. Bir çe?it paradoks. Ceylanlar daha h?zl? ko?up kurtulmaya çal??t?kça, daha az avlanan aslanlar da genlerini aktaramad??? için aslan popülasyonunda da h?zl? aslanlar oluyor 🙂 Yani do?a birbirine o kadar ba?l? ki, mikro düzeyden makro düzeye kadar ufak bir de?i?im, büyük etkilere neden olabiliyor.

    Süreci geri i?letmek kavramsal olarak dü?ünülürken ba?vurulan bir yöntem. Zaten bilim adamlar? da “geriye do?ru i?letirsek böyle olmas? gerek” diye yola ç?k?yor. Daha sonra da “acaba bu dü?üncem do?ru mu?” diye da?? ta?? kaz?yorlar ve bulgular?yla da do?rulu?u destekleniyor. Daha geriye gitti?inde olmas? gereken y?llarda ya?am?? (fosillerin ya da kemik örneklerinin bulunduklar? bölgelerdeki ta? örnekleri ve tabakalar ya?land?r?larak, canl?n?n ya?ad??? zaman dilimi bulunabiliyor) canl?lar?n daha k?sa bacakl? olduklar? ve vucüt yap?lar?n?n daha yava? hareket etmeleri gerekti?ini gösteren kemikler buluyorlar. Ancak, ilginç olan ?ey o dönemde modern dönemde ya?ayan canl?lar?n kemiklerinden bulam?yorlar. Yani ceylan de?il de onun yerine, ona benzeyen ama vücut yap?lar? daha yava? hareket ettiklerini gösteren canl?lar bulundu?u için ondan evrilmi? olabileceklerini dü?ünüyorlar. Kemik yap?lar?n? inceleyip ortak noktalar bulununca da bu kuram kesinle?mi? oluyor.

    Asl?nda sordu?una çok bariz bir örnek var: Tiktaalik Roseae.

    Tiktaalik, sudan karaya geçi?in örneklerinden birisi. Hem bal?k özelli?i ta??yor, hem de sürüngen. Ayak benzeri yap?daki yüzgeçleri var, ama tam yüzgeç olmad??? için s?? suda ya??yor, hem de karaya ç?kabiliyor. Ama ne h?zl? ko?uyor, ne de h?zl? yüzüyor 🙂 Yani çok bariz bir ara geçi? formu örne?i. Üstelik Tiktaalik’in ya?ad??? zaman diliminde günümüzdeki canl?lar?n ya da atalar?n?n hiçbirinin izine bile rastlanm?yor. Bu da evrim teorisinin do?rulu?unu destekler nitelikte.

    ??te do?al seleksiyon bu. Evrim teorisi bunu anlat?yor.

    Sana afiyet olsun, Allah kabul etsin.

  7. ceylanlar h?zlan?yor.. onlar? yakalamaya çal??an aslanlar da h?zlan?yor.. onlardan kaçan ceylanlar daha da h?zlan?yor.. bu ne kadar mant?kl?? bu h?z nerede durur? günün birinde ???k h?z?nda ceylanlar görmek muhtemel midir?

    tabii bu küçük bir örnek, böyle bir dü?ünce yap?s? karma?a demektir. oysa bizler kainatta muazzam bir düzen görüyoruz.

    evrim teorisinin yapmaya çal??t??? i?i anl?yorum, fakat buna örne?in canl?lar haritas? deseler, tesadüfen gibi ifadeler kullan?lmadan, yada “her?ey rasgele olu?mu?tur” gibi mant?ks?z bir zemine oturtmaya çal??madan, ara?t?rmalar yap?lsa daha do?ru ve mant?kl? olmaz m?? neden illaki böyledir diye mant?ks?z benzetmeler yap?l?yor.

    derse giriyorum, yazacak, söyleyecek çok ?ey var.

  8. “ceylanlar h?zlan?yor.. onlar? yakalamaya çal??an aslanlar da h?zlan?yor.. onlardan kaçan ceylanlar daha da h?zlan?yor.. bu ne kadar mant?kl?? bu h?z nerede durur? günün birinde ???k h?z?nda ceylanlar görmek muhtemel midir?”

    Elbette ki hay?r. Bu h?zlanma bir y?lda ya da bir nesilde olmuyor. Yüzlerce, binlerce y?l geçti?i için oldukca yava? bir süreç. Kald? ki s?rad??? h?zlara o ?ekilde ula?mak fiziksel olarak mümkün de?il.

    Astronomi özel ilgi alanlar?mdan birisi. Kainata bakt???m?zda da malesef düzen de?il, tam bir karma?a görüyoruz. Y?ld?zlar patl?yor, yak?nlar?ndaki gezegenleri yutuyor, süper novalar, nötron y?ld?zlar?, kozmik ???nlar, elektrostatik rüzgarlar, asl?nda çok tehlikeli ve karars?z bir yer evren. En basitinden kendi güne? sistemimizde bile çok büyük tehlikeler var. Örne?in, Güne? her 11 y?lda bir tehlikeli ve k?zg?n bir döneme giriyor. 2014’te de böyle bir döneme girecek ve bu dönemde “normal” say?labilecek bir elektrostatik püskürmeye neden olabilir. E?er bu olursa, uygarl???m?z?n sanayi devrimi öncesi ça?a dönmesine neden olabilir. Zira, senin de bildi?in gibi elektrik yüklü partiküller taraf?ndan bombalanan dünyadaki tüm elektrikli cihazlar yanacakt?r.

    Evrenin neden tam bir kaos ortam? oldu?unu anlamak için, birkaç tane belgesel tavsiye etmek istiyorum izninle. National Geographic’in “Journey to The Edge of The Universe” adl? bir belgesel var. San?yorum “Evrenin Ucuna Yolculuk” ?eklinde Türkçe’ye çevirmi?ler. Youtube’da görmü?tüm. Bunu izlemeni tavsiye ederim. Ayr?ca, BBC’nin Space adl? belgeseli de Youtube’da Türkçe altyaz?l? olarak mevcut. Bir de mutlaka Carl Sagan’?n Cosmos’unu izlemeni tavsiye ederim. Yak?nda “Bad Universe” diye bir belgesel ba?l?yor Discovery Channel’da. Muhtemelen Türkiye’de de gösterilir. Evrenin kaotik ve yokedici güçlerini anlatacak özellikle.

    ??te evrenin bu kaotik ve karars?z ortam?nda “kazasal” ?artlar?n olu?mas? sonucu hayat ortaya ç?kma olas?l??? (yine abiyogenez) matematiksel olarak oldukça yüksek bir ?ansa sahip. Öyle ya da böyle bir ?ekilde ortaya ç?km?? ya?am?n evrilmesi ise dinamik bir dünyada ve hatta dinamik bir evrende ya?ad???m?z için çok do?al. Bu olas?l?klar? da bilim adamlar? asl?nda basitçe anlatmak için “kazasal” ya da “raslant?sal” diyor. Yoksa, onlar için bu bir rastlant?dan çok, ?artlar?n buna uygun ortam sa?lamas?.

    Neden “kazasal” dendi?ini ama asl?nda ?artlar?n neden uygun oldu?unu ?öyle bir örnekle anlatay?m:
    Biliyorsun ki, Güne? Sistemi’nin en büyük gezegeni Jüpiter. Sadece üzerindeki bir f?rt?nan?n içersine 2 tane dünya s??acak kadar büyük bir gezegen. Haliyle bu kadar büyük kütleye sahip olan bir nesnenin de kütlesel çekimi de çok büyük olacakt?r. Jüpiter’in orada olu?u ve Jüpiter’in bu kadar büyük olu?u bizim hayat?m?z? ve Dünya üzerindeki varl???m?z? olumlu yönde etkiliyor. Neden mi? Yukar?da da dedi?im gibi Evren çok kaotik bir ortam. Bir y?ld?z?n ya da ba?ka bir büyük nesnenin çekim alan?na kap?lan bir kuyruklu y?ld?z ya da bir astroid Dünya gibi bir gezegen ve üzerindeki k?r?lgan ya?am için çok büyük bir tehlike. ??te Jüpiter’in orada o kadar büyük kütleli ve büyük çekim gücüne sahip olmas?, Dünya’y? ve üzerindeki ya?am? koruyor, çünkü, Jüpiter bu birçok tehlikeli gökcismini kendi üzerine çekiyor.

    Yani Jüpiter orada olmasayd?, belki de Dünya üzerinde hayat olu?mas?na müsait bir ortam olmazd? veya hayat olu?sayd? bile, bu hayat?n günümüze kadar ula?mas? mümkün olmazd?. Yani Dünya’daki hayat varl???n? veya devaml?l???n? Jüpiter’in orada olu?una borçlu. Belki hat?rlars?n, 1994’te Shoemaker-Levy 9 ad? verilen kuyruklu y?ld?z Jüpiter’e çarpm??t? s?rf çekim gücü yüksek oldu?u için. E?er Jüpiter orada olmasayd? ve kuyruklu y?ld?z Dünya’ya çarpsayd?, Dünya paramparça olabilirdi.

    ??te bilim adamlar?n?n k?saca (dikkat edersen özellikle t?rnak içerisine al?yorum, çünkü onlar da bunu betimleme olarak kullan?rlar) “kazasal” veya “raslant?sal” derken kasttetikleri ?ey Jüpiter’in orada olmas? gibi alakas?z görünen detaylar?n varl???n?n hayat?n varolu?una büyük etkisinin olu?udur.

  9. ceylan örne?inde hemen olmas?n? beklemek tabii ki saçmal?k, “günün birinde” derken belki de milyonlarca y?l? kasdetmi?tim. ayr?ca madem ki fiziksel olarak bir noktadan sonra h?z imkans?z, peki o noktaya gelince ne olacak? yine bir karma?a de?il mi? Ama dünyan?n ve evrenin hiçbir yerinde karma?a yoktur, aksine müthi? bir denge ve ak?l erdirmekte bile zorland???m?z ince hesaplar mevcuttur.

    “Kainata bakt???m?zda da malesef düzen de?il, tam bir karma?a görüyoruz.”

    nas?l yani? demek ki bak?? aç?m?z çok çok farkl?, ya da nas?l bakmak istedi?imize ba?l?, ben ise; o karma??k dedi?in görüntünün arkas?nda müthi? hesaplar ve çok ince ayr?nt?lar görüyorum.

    örne?in; dünyan?n güne?e olan mesafesinin önemini herkes bilir, bu ince ayr?nt? bir karma?an?n sonucu olabilir mi? ya da gezegenimiz neden samanyolu ortas?nda de?il de, bak?? aç?s?n?n en temiz oldu?u (yani evreni izlemeye müsait) noktada bulunuyor? bu da m? karma?an?n sonucu? ya da dünya ekseninin e?ri olu?u? Jupiterin durumundan da bahsettin; bunlar sadece bir kaç?, sayamad???m?z belki binlerce ayr?nt? ortaya ç?kacakt?r. ..ve bunlar sadece bizim gezegenimiz için. tüm bunlar?n bir araya gelmesi nas?l bir raslant?d?r, bunlara karma?a diyebilmek mümkün de?ildir? ne kadar olas?l?k hesab? yap?l?rsa yap?ls?n (ki bu ad? üstünde sadece olas?l?kt?r) imkans?zd?r. daha önce de söyledi?imiz gibi tüm bunlar? bir araya geli? sebebi “ak?l”s?z maddeler mi olacak?

    bunlar? söylemek ferrari örne?ine benzemedi mi yine? o soruyu da sana tam olarak anlatabildi?imi dü?ünmüyorum. orada bahsetti?im bir alana b?rak?lan maddelerin zamanla bir araba olmas?n? beklemek de?il di? sadece bunun olma olas?l??? var m?d?r diye sordum. herkes bilir ki kendi haline b?rak?lan maddeler zamanla çürür ve topra?a kar???r. bir müdahale olmadan, oradan kullan??l? bir maddenin ortaya ç?kabilece?ini dü?ünmek hiçbir bilim ya da olas?l?k hesab? ile aç?klanamaz.

  10. “ceylan örne?inde hemen olmas?n? beklemek tabii ki saçmal?k, “günün birinde” derken belki de milyonlarca y?l? kasdetmi?tim. ayr?ca madem ki fiziksel olarak bir noktadan sonra h?z imkans?z, peki o noktaya gelince ne olacak? yine bir karma?a de?il mi?”

    Milyonlarca y?l geçse de ceylan o h?za ula?amayacakt?r, çünkü ceylan?n o h?za ula?abilmek için yeterli donan?m? hiçbir zaman olmayacakt?r. Her mekanik sistemin s?n?rlar? var. O s?n?ra ula?t???n zaman, o alandaki geli?me durur.

    “Ama dünyan?n ve evrenin hiçbir yerinde karma?a yoktur, aksine müthi? bir denge ve ak?l erdirmekte bile zorland???m?z ince hesaplar mevcuttur.”

    “Kainata bakt???m?zda da malesef düzen de?il, tam bir karma?a görüyoruz.”

    “nas?l yani? demek ki bak?? aç?m?z çok çok farkl?, ya da nas?l bakmak istedi?imize ba?l?, ben ise; o karma??k dedi?in görüntünün arkas?nda müthi? hesaplar ve çok ince ayr?nt?lar görüyorum.”

    Üzgünüm ama, bunun bireysel bak?? aç?s?yla veya bakmak istemeyle de?il, gerçeklerle ilgisi var. Ülkemizde gerek yaz?l? ve görsel yay?nlarda, gerekse okullarda anlat?lan evren modeli hep muhte?em ve “bir milim oynasa bozulurdu” sözleriyle anlat?lan statik evren modeli. Ancak bu bilgi, 20. yüzy?l?n ilk yar?s?nda yanl??lanm??t?.

    Örne?in, evren sürekli olarak geni?liyor ve halen geni?lemekte. Enteresand?r ki, bu geni?mleme h?z? da azalaca?? yerde son dönemde artmaya ba?lad?. Halbuki önceden bir yava?lama e?ilimi gösteriyordu. Bu durumda bir düzenden söz etmek mümkün olabilir mi?

    “örne?in; dünyan?n güne?e olan mesafesinin önemini herkes bilir, bu ince ayr?nt? bir karma?an?n sonucu olabilir mi?”

    Dünya’n?n Güne?’e olan mesafesi anlat?ld??? gibi düzenli de?il. Hatta Güne? Sistemi de tamamen kaotik:
    http://en.wikipedia.org/wiki/Stability_of_the_solar_system

    “Though the planets have been stable historically, and will be in the short-term, their weak gravitational effects on one another can add up in unpredictable ways. For this reason (among others) the Solar System is chaotic,[1] and even the most precise long-term models for the orbital motion of the Solar System are not valid over more than a few tens of millions of years”

    Yani diyorki;

    “Gezegenler geçmi?te stabil bir konumda bulundular ve yak?n gelecek için de böyle olacaklar. Gezegenlerin birbirleri üzerine uygulad?klar? zay?f çekim etkileri öngörülemeyecek düzeyde artabilir. Bu nedenle, Güne? Sistemi kaotiktir ve daha kesin olmak gerekirse, uzak gelecekteki Güne? Sisteminin yörüngesel hareket modelleri gelecek birkaç on milyon y?l için geçerli de?ildir.”

    Yani Güne? Sistemi alg?lad???m?z anlamda stabil olsa da, onu stabil tutan güçler kaotiktir.

    Bütün bunlara ek olarak her stabil (stabilden kas?t Güne? gibi efendi adam, z?rt p?rt kusup etraf?ndaki cisimleri yutmayan. Yoksa Güne? de asl?nda kaotik) y?ld?z?n etraf?nda “ya?ama uygun bölge” diye Türkçe’ye çevirebilece?imiz, buradakilerin Goldilacks Zone dedikleri bir bölge vard?r. Bu bölge s?n?rlar? içerisinde bulunan kayaç gezegenler, ya?am için uygun mineralleri ve yeterli çekim gücünü bar?nd?rd?klar? takdirde ya?am için herhangi bir tehdit bulunmamaktad?r. Güne?’in Goldilocks Zone’u ise Venüs’ün biraz önü ile Mars’?n biraz arkas?n?n aras?nda kalan bölgedir. Yani Venüs, Dünya ve Mars ya?ama uygun bir bölgede bulunmaktad?r.

    Peki diyeceksin ki niye o gezegenlerde ya?am yok? ?u anda yok, çünkü, Venüs bir küresel ?s?nmaya kurban gitmi? ve yüzey s?cakl??? 400 C derecenin üzerinde, atmosferik bas?nç demiri bükecek a??rl?kta. Mars ise gezegenin ma?ma tabakas?n?n dura?anla?mas? nedeniyle sera gazlar?n?n yay?lmamas? sonucu büyük bir donma sürecine girmi? durumda. Ancak yap?la ara?t?rmalar hem Mars’?n hem de Venüs’ün milyarlarca y?l önce okyanuslara sahip oldu?unu gösteriyor. Hatta Venüs’ün bir zamanlar ya?amaya çok daha uygun oldu?u biliniyor. Ancak küresel ?s?nmaya neyin neden oldu?u henüz bir soru i?areti. Gezegenin yüzeyinde eskiden ya?am?? canl?lar?n kal?nt?lar?n? (e?er vard?ysa) bulmak art?k mümkün de?il.

    Mars için ise daha enteresan bir durum söz konusu: 1997 y?l?nda Antarktika’da bulunan bir gökta??n?n Mars topra?? ile ayn? özellikleri ta??d??? anla??lm??t?. Bu da Mars’a çarpan bir gökcisminin neden oldu?u patlama sonucu bu parçan?n Dünya’ya dü?tü?ünü gösteriyordu. Ancak i?in as?l ilginç taraf?, bu gökta?? milyonlarca y?l ya??ndayd? ve üzerinde bakteri fosili bulundu. 1970’lerdeki Apollo uçu?lar?nda yap?lan deneylerde bakterilerin uzay?n vakumlu ortam?nda ya?amsal fonksiyonlar?n? durdurup, uygun s?cakl??a geldi?inde tekrar hayata döndükleri görülmü?tü. Bu nedenle Dünya’daki ya?am?n asl?nda Mars’tan bu tarz kaya parçalar?yla göç etmi? oldu?unu dü?ünen bilim adamlar?n?n say?s? az?msanamayacak kadar çok. Bu nedenle NASA ?u anda Mars’ta deli gibi su ve organik madde örne?i ar?yordu ki, Mars’ta canl? ya?am?n?n olu?mu? olabilece?ini kan?tlas?nlar. Kald? ki buldular da. ?imdi geriye sadece Mars’ta canl? ya da fosil halde bakteri örne?i bulmak kald?.

    Yani anlayaca??n “Dünya’n?n yörüngesi sadece 1 metre oynasayd? ya?ama uygun olmazd?” sözü temelsiz ve sadece bir hikaye olarak tarihte kald?.

    “ya da gezegenimiz neden samanyolu ortas?nda de?il de, bak?? aç?s?n?n en temiz oldu?u (yani evreni izlemeye müsait) noktada bulunuyor? bu da m? karma?an?n sonucu?”

    Yine üzgünüm ama pek temiz bir yerde bulunmuyoruz. Samanyoluna yatay bir aç?yla bak?yoruz ve önümüz kapatan koca bir galaksi var önümüzde: Samanyolu’nun ta kendisi. Bu nedenle de evrenin görünemeyen k?sm?n? görebilmek için k?z?lötesi ???nlardan faydalan?yoruz.

    “ya da dünya ekseninin e?ri olu?u?”

    http://en.wikipedia.org/wiki/Axial_tilt#Values

    “The Earth’s axial tilt varies between 22.1° and 24.5° (but see below), with a 42,000 year period, and at present, the tilt is decreasing. In addition to this steady decrease, there are also much smaller short term (18.6 years) variations also affected by Sun’s gravitation in its depleting angle relative to Earth’s, known as nutation.”

    Yani kabaca;

    “Dünya’n?n eksensel e?imi 42 bin y?ll?k bir süreçte 22.1 derece ile 24.5 derece aras?nda de?i?ir ve ?u anda e?im azalmaktad?r. Bu yava? azalmaya ek olarak da, nütasyon ad? verilen ve Güne?’in Dünya’ya göre olan aç?s?ndaki azalma esnas?ndaki çekim gücünden etkilenen k?sa zamanl? (18.6 y?lda bir) de?i?imler de mevcuttur.”

    “Jupiterin durumundan da bahsettin; bunlar sadece bir kaç?, sayamad???m?z belki binlerce ayr?nt? ortaya ç?kacakt?r. ..ve bunlar sadece bizim gezegenimiz için. tüm bunlar?n bir araya gelmesi nas?l bir raslant?d?r, bunlara karma?a diyebilmek mümkün de?ildir?”

    ??te bu noktada olaya bak?? aç?s? giriyor. Senin bakt???n aç? bütün bu olan her?eyin biz burada oldu?umuz için gerçekle?ti?i, ancak veri elde edildikçe görüyoruz ki, bütün bunlar?n biz burada oldu?umuz için gerçekle?mesinden ziyade, bütün bunlar gerçekle?ti?i için bizim burada oldu?umuz sonucu ortaya ç?k?yor.

    “ne kadar olas?l?k hesab? yap?l?rsa yap?ls?n (ki bu ad? üstünde sadece olas?l?kt?r) imkans?zd?r. daha önce de söyledi?imiz gibi tüm bunlar? bir araya geli? sebebi “ak?l”s?z maddeler mi olacak?”

    ?mkans?z? O zaman paralel evren konusuna ve evrenin farkl? ?ekillerde olu?mas?n?n hesaplanabildi?ine hiç girmeyeyim.

    “bunlar? söylemek ferrari örne?ine benzemedi mi yine? o soruyu da sana tam olarak anlatabildi?imi dü?ünmüyorum. orada bahsetti?im bir alana b?rak?lan maddelerin zamanla bir araba olmas?n? beklemek de?il di? sadece bunun olma olas?l??? var m?d?r diye sordum. herkes bilir ki kendi haline b?rak?lan maddeler zamanla çürür ve topra?a kar???r. bir müdahale olmadan, oradan kullan??l? bir maddenin ortaya ç?kabilece?ini dü?ünmek hiçbir bilim ya da olas?l?k hesab? ile aç?klanamaz.”

    Burada bir noktay? atl?yorsun. Sen bu maddelerin i?lenmi? hallerini ç?kar?p ortaya koyar ve beklersen, elbette ki ortaya bir sonuç ç?kmayacak ve maddeler topra?a kar??acakt?r. Ancak, zaten toprakta olan (asl?nda d??ar?dan gelmi? ve topra?a kar??m??) karbonu ve mineralleri d?? etmenlerle kimyasal reaksiyona sokarsan bir?eyler ortaya ç?kabilir. Böyle bir ?ey olmaz ya da hesaplanamaz demen kabul edilebilir de?il, çünkü, yap?lm??? var: Miller-Urey deneyi.

    http://tr.wikipedia.org/wiki/Miller-Urey_Deneyi

    Konunun ekseninden maalesef çok uzakla?t?k. Evrim teorisine geri dönüp, evrim teorisi üzerindeki soru i?aretlerini ortadan kald?rmakta yard?mc? olmak istiyorum.

  11. 1- tart??man?n tamam? konu ile ba?lant?l? bilgiler içermektedir. kesinlikle konuyu da??tmak gibi bir amac?m yok, bilakis bir noktada toplamaya çal???yorum ama olmuyor i?te..

    2- sorular?ma mant?kl? (sonuçlar bilimsel de olsa, konuyu doldurmad??? sürece mant?kl? da olmuyor) cevaplar alamad???m için cevaplara yine sorular ile kar??l?k verebiliyorum.

    3- “ceylan?n yeterli donan?ma sahip olmad???” gibi bir cevap de?ildi istedi?im onu zaten biliyoruz. “geli?menin durmas?” cevap olabilir, peki elimizdeki geli?mesi durmu? modeller neler?

    4- cevaplar?n?n ço?unu olu?turan ve benim “düzen” diye ifade etti?im durumlardan anlad???n “statik”lik olmamal?yl?, öyle olmad??? zaten aç?k. evrenin geni?lemesi, yörüngelerdeki de?i?iklikler, kuvvetlerin etkisi vs. elbette de?i?ebilir, ad? üstünde bunlar sadece “de?i?im”dir. “düzen”den kast?m ?u; bu de?i?imler öyle bir oluyor ki, kesinlikle bir kaos olu?turmuyor. evrende kaos olsayd? bizler varolabilir miydik? kaos demek karma?a demektir, hiçbir düzenden, hesaplamadan, ara?t?rmadan söz edilemez demektir. madem ki bilim sadece bunlara önem verir, elimizdeki onlarca hesaplamadan, fizik, kimya vs. kurallardan kaos olan bir ortamda söz etmek mümkün olur muydu? madem ki evrende karma?a ve düzensizlik var neden ?imdiye kadar dev (dünyay? yerle bir edebilecek, ?imdiye kadar olanlardan bahsetmiyorum) bir gök ta?? gezegenimize çarpmad?, ha bir gün olacak, onu zaten YARATAN bize haber veriyor. fakat ?imdiye kadar ki bu uzun bir süre neden olmad?, bu durum dahi bizim farkl? sebepler arac?l??? ile korundu?umuzu göstermez mi?

    5- galaksimiz ve evren hakk?da bahsetti?imiz veriler, bizim evreni gözlemleyebildi?imizi (tabii ki kesinlikle yeterli oldu?unu söylemiyorum) göstermez mi? ya samayolunun ortalar?nda daha yo?un olan bölgelerinde olsayd?k, etraf?m?z gökta?lar? ile sar?l? olsayd?. o zaman kesinlikle gözlem ?ans?m?z olmayacakt?. (yine yanl?? anla??lmas?n etraf?m?zda hiç gökta?? yok demiyorum, çok daha kapal?, s?n?rl? bir alanda olsayd?k)

    6- “bütün bunlar gerçekle?ti?i için biz buraday?z” sonucuna kar?? ç?km?? de?ilim. i?te bütün bunlar? dizayn eden, o düzeni sa?layan bir Gücün varl???n? anlatmaya çal???yorum ve sadece “madde” ile her?eyin aç?klanabilmesinin imkans?z oldu?unu söylüyorum. zaten elimizde tek bir madde var; ATOM ve parçac?klar?. her?eyin temelinde sadece ATOM var. atomun yap?s? da ayr? bir ?aheser de?ilmidir? çekirdek etraf?nda dönen elektronlara etki eden hassas kuvvetleri bilirsin. öyle hassas ki asla (müdahaleler d???nda) elektronlar savrulup gitmezler, belli bir düzen içinde döner dururlar. (atom da hücre gibi bu teorinin ilgi alan?na girmez cevab? kabul edilemez. nas?l ki bilgisayar?n geli?iminden bahsederken i?lemciye de de?inmek zorundas?n, ayn? ?ekilde bunlardan bahsetmeden di?erlerini anlatmaya çal??mak olmuyor)

    7- gelelim Miller-Urey deneyine, ad? üstünde deney yani birilerinin müdahalesi ile kurgulan?p, düzenlenen ortam. (yanl?? anla??lmas?n hiç deney yap?lmas?n demiyorum, fakat bu konuda bir isbat?n vesilesi olamaz) ayr?ca çok k?sa süreli?ine kurgulanm?? bir ortamda sözde sonuç al?nm??t?r. öyle olsa dahi ortaya ç?kan ürün ile tek bir hücreyi bile k?yaslamak hiç de do?ru olmaz, bu; pire ile fili k?yaslamak gibi olur.

    8- ayr?ca bu teori maddenin olu?umu ile ilgilenmez demi?tin, peki bu deneyin amac? neydi?

    bir de baz? evrimle ilgili sitelerde, u.m.i.t.s.a.y.?.n ‘n?n referans gösterildi?ini ve yaz?lar?n?n yay?nland???n? gördüm, umar?m bu ?ah?s hakk?nda yeterli bilgiye sahipsindir, hangi emellere hizmet etti?ini biliyorsundur. ?ahs?n bilgisayar?ndaki dökümanlar nete s?zd?r?ld???nda gerçek yüzü ortaya ç?km??t?r. daha fazlas?n? da söyleyebilirim, fakat burada olmaz.(bu durum konuyla ilgili de?il, kar??na ç?karsa bilgin olsun diye)

    • 1- tart??man?n tamam? konu ile ba?lant?l? bilgiler içermektedir. kesinlikle konuyu da??tmak gibi bir amac?m yok, bilakis bir noktada toplamaya çal???yorum ama olmuyor i?te..

      Konuyu da??tmaya çal??t???n? söylemiyorum, sadece evrim teorisi ile veya evrim teorisi hakk?ndaki itiraz etti?in konular il do?rudan ilgisi olmayan noktalarda tart??man?n bir fayda sa?lamayaca??n? belirtmeye çal??t?m.

      2- sorular?ma mant?kl? (sonuçlar bilimsel de olsa, konuyu doldurmad??? sürece mant?kl? da olmuyor) cevaplar alamad???m için cevaplara yine sorular ile kar??l?k verebiliyorum.

      Bir bilim adam? de?ilim. Sadece bilim ile yak?nen hobi olarak ilgilenen birisiyim. Bu nedenle yazd?klar?m sadece basit aç?klamalar ?eklinde olabilir. E?er aç?klamalar?m sana mant?kl? ya da yeterli gelmiyorsa, konuyla ilgili kitaplar? ya da üniversitelerin yay?nlam?? oldu?u ara?t?rma dökümanlar? okuyabilirsin.

      3- “ceylan?n yeterli donan?ma sahip olmad???” gibi bir cevap de?ildi istedi?im onu zaten biliyoruz. “geli?menin durmas?” cevap olabilir, peki elimizdeki geli?mesi durmu? modeller neler?

      Geli?imin canl?n?n tüm metabolizmas?nda durdu?unu söylemedim. Sadece h?z konusundaki geli?imin duraca??n? söyledim. Örne?in insan ?u anda dik ve iki ayak üzerinde yürüyebiliyor ve dik ve iki ayak üzerinde yürümek için ya?anan geli?im durmu? durumda. E?er ileride ?artlar yürüyü?ün de?i?mesi yönünde zorlamaya giderse, yine do?al seleksiyon devreye girecektir.

      4- cevaplar?n?n ço?unu olu?turan ve benim “düzen” diye ifade etti?im durumlardan anlad???n “statik”lik olmamal?yl?, öyle olmad??? zaten aç?k. evrenin geni?lemesi, yörüngelerdeki de?i?iklikler, kuvvetlerin etkisi vs. elbette de?i?ebilir, ad? üstünde bunlar sadece “de?i?im”dir. “düzen”den kast?m ?u; bu de?i?imler öyle bir oluyor ki, kesinlikle bir kaos olu?turmuyor. evrende kaos olsayd? bizler varolabilir miydik? kaos demek karma?a demektir, hiçbir düzenden, hesaplamadan, ara?t?rmadan söz edilemez demektir.

      Yap?lan ara?t?rmalar kaotik bir ortam oldu?unu ve bu ortamda ya?am olu?abildi?ini gösteriyor. Sen elbette ki bunu da kendi içinde bir düzen kabul edebilirsin. Ancak kaotik bir durum oldu?u yap?lan ölçümlerle kan?tlanm?? durumda.

      madem ki bilim sadece bunlara önem verir, elimizdeki onlarca hesaplamadan, fizik, kimya vs. kurallardan kaos olan bir ortamda söz etmek mümkün olur muydu? madem ki evrende karma?a ve düzensizlik var neden ?imdiye kadar dev (dünyay? yerle bir edebilecek, ?imdiye kadar olanlardan bahsetmiyorum) bir gök ta?? gezegenimize çarpmad? ha bir gün olacak, onu zaten YARATAN bize haber veriyor. fakat ?imdiye kadar ki bu uzun bir süre neden olmad?, bu durum dahi bizim farkl? sebepler arac?l??? ile korundu?umuzu göstermez mi?

      Nas?l olmad?? Baya?? oldu. 65 milyon y?l önce dinazorlar?n soyunu tüketen Meksika körfezine dü?en bir astroid idi. Sadece dinazorlar de?il, dinazorlar ile birlikte birçok canl? yok oldu. O dönemde kurtulabilen canl?lar ise daha birçok felaket atlatarak günümüze kadar geldi.

      Mesela bundan 10 bin y?l önce olan buzul ça?? çok yak?n bir örnek. 1908’de Tunguska’ya dü?en kuyruklu y?ld?z parças? bir ba?kas?. ?ans?m?z varm?? ki, Tunguska’ya sadece büyük ölçüde buz olan bir cisim dü?tü. Daha çok kayaç bazl? olsayd? tüm insanl?k yok olabilirdi. Daha önce örne?ini verdi?im Shoemaker-Levy 9 kuyruklu y?ld?z? Jüpiter’in çekim gücüne yakalanmam?? olsayd?, Dünya’y? tamamen yok edebilirdi. Tarihin yaz?l? olarak kaydedilmeye ba?lamas? sadece 3-4 bin y?l önceye dayan?yor, ki bu süreçler 4.5 milyar ya??nda olan Dünya için çok k?sa bir zaman dilimi.

      Mars ile Jüpiter aras?nda bir astroid ku?a?? var. Burada irili ufakl? birçok astroid bulunuyor ve onlar?n orada tutunmas?n?n nedeni Jüpiter. Ancak Jüpiter’in avataj?ndan çok dezavantaj? da var. Örne?in, asl?nda Güne? Sistemi’ne hiç u?ramadan geçebilecek kuyruklu y?ld?zlar? güçlü çekimi nedeniyle içeriye çekebiliyor. Bu da Dünya’ya kuyruklu y?ld?z çarpma riskini artt?r?yor. Tabi bir de Kuiper Ku?a??’nda daha büyük ve tehlikeli cisimler oldu?unu hat?rlatmam gerek.

      Bu nedenle güvende oldu?umuzu dü?ünme. Yak?n geçmi?te olmam?? olmas?, olmayaca?? anlam?na hiç gelmiyor.

      Kald? ki illa felaket bekliyorsan, bir tanesi yak?nda geliyor:
      http://www.space.com/scienceastronomy/asteroid_risk_041224.html

      Sürekli rotas? izlenen bu astroidin Dünya’ya çarpma riski oldukça yüksek.

      5- galaksimiz ve evren hakk?da bahsetti?imiz veriler, bizim evreni gözlemleyebildi?imizi (tabii ki kesinlikle yeterli oldu?unu söylemiyorum) göstermez mi? ya samayolunun ortalar?nda daha yo?un olan bölgelerinde olsayd?k, etraf?m?z gökta?lar? ile sar?l? olsayd?. o zaman kesinlikle gözlem ?ans?m?z olmayacakt?. (yine yanl?? anla??lmas?n etraf?m?zda hiç gökta?? yok demiyorum, çok daha kapal?, s?n?rl? bir alanda olsayd?k)

      Samanyolu’nun ortalar?nda olsayd?k muhtemelen radasyondan ya?ayamazd?k, çünkü Samanyolu’nun tam ortas?nda bir “süper kütleli karadelik” var. Samanyolu’nun spiral ?ekilde olmas?n?n bir nedeni de (di?eri bir zamanlar ba?ka bir galaksi ile çarp??m?? olmam?z) zaten biz de dahil olmak üzere Samanyolu’ndaki tüm y?ld?z sistemlerinin onun etraf?nda dönüyor olu?u.

      6- “bütün bunlar gerçekle?ti?i için biz buraday?z” sonucuna kar?? ç?km?? de?ilim. i?te bütün bunlar? dizayn eden, o düzeni sa?layan bir Gücün varl???n? anlatmaya çal???yorum

      Tamam da bana bunu niye anlatmaya çal???yorsun onu anlam?yorum. Bunun bana anlat?lmas?na pek ihtiyac?m oldu?unu sanm?yorum. Kald? ki bu konuda ne bir yorum yapt?m, ne de tart??t?m.

      ve sadece “madde” ile her?eyin aç?klanabilmesinin imkans?z oldu?unu söylüyorum. zaten elimizde tek bir madde var; ATOM ve parçac?klar?. her?eyin temelinde sadece ATOM var. atomun yap?s? da ayr? bir ?aheser de?ilmidir? çekirdek etraf?nda dönen elektronlara etki eden hassas kuvvetleri bilirsin. öyle hassas ki asla (müdahaleler d???nda) elektronlar savrulup gitmezler, belli bir düzen içinde döner dururlar.

      Bu konuda dünya görü?lerimiz ve inanc?m?z ayr?l?yor. Ayr?ca atom alt? parçac?klar?n oldu?unu da hat?rlatmam gerekiyor ki, kuantum fizi?ini incelersen, normal fizik kurallar?na hiç uymad???, son derece karars?z bir yap?da olduklar?n? görürsün.

      (atom da hücre gibi bu teorinin ilgi alan?na girmez cevab? kabul edilemez. nas?l ki bilgisayar?n geli?iminden bahsederken i?lemciye de de?inmek zorundas?n, ayn? ?ekilde bunlardan bahsetmeden di?erlerini anlatmaya çal??mak olmuyor)

      Burada san?r?m biraz kavram karga?as? ya??yor ve biraz da beni yanl?? anl?yorsun.
      – Ben hücre evrim teorisinin konusuna girmez demedim, ilk canl? yap?n?n nas?l olu?tu?u abiyogenezin konusuna girer, evrim teorisi ile kar??t?rma dedim.

      – Atom maddenin yap? ta?? olsa da atom teorisi taraf?ndan incelenir. Tekrar alt?n? çizerek belirtmek istiyorum ki canl?lardaki çe?itlili?i inceler, atomun nas?l olu?tu?unu veya çal??t???n? de?il.

      – Bilimdeki teoriler birbirleri ile ili?ki içerisinde olabilirler ya da farkl? ?ekilde geli?ebilirler. Bu nedenle bir teorinin yanl?? oldu?unun ortaya ç?kmas? (örne?in, abiyogenez için ortaya at?lan fikirlerden birço?u yanl?? ç?ksa da evrim teorisi geçerli?ini korumu?tur. ayn? Newton’un yer çekimi teorisinin yanl?? ç?k?p da termodinami?i etkilemedi?i gibi).

      – Sen bilgisayar ö?rencilerine yar? iletken maddelerin nas?l olu?tu?unu anlatm?yorsan, bunu bilmeleri için ayr? bir e?itim almalar? gerekiyorsa, evrim teorisi de sana atomun nas?l çal??t???n? veya olu?tu?unu anlatmaz, onun için atom teorisine, büyük patlama teorisine falan bakman gerekir.

      7- gelelim Miller-Urey deneyine, ad? üstünde deney yani birilerinin müdahalesi ile kurgulan?p, düzenlenen ortam. (yanl?? anla??lmas?n hiç deney yap?lmas?n demiyorum, fakat bu konuda bir isbat?n vesilesi olamaz) ayr?ca çok k?sa süreli?ine kurgulanm?? bir ortamda sözde sonuç al?nm??t?r. öyle olsa dahi ortaya ç?kan ürün ile tek bir hücreyi bile k?yaslamak hiç de do?ru olmaz, bu; pire ile fili k?yaslamak gibi olur.

      Bu ifadeni defalarca okudum, “acaba” dedim, “burada U?ur ba?ka bir ?ey söyledi de ben mi yanl?? anl?yorum?”. Ama sen “deneyin buna ispat olamayaca??n?” iddia ediyorsun de?il mi? O zaman atal?m koca bilimi çöpe, çünkü, o bana anlatt???n atom vs. her ?ey deneylerle ispatlanm?? ?eylerdir. Bilim deneye ve gözleme dayal?d?r. Bir hipotez ve teori, deney ve gözlem ile tekrarlanmadan asla ama asla ispatlanm?? say?lmaz. Deneylerin amac?, kuram?n ön gördü?ü ?artlar? sa?lay?p, gerçekten de i?leyip i?lemedi?ini anlamak.

      Miller-Urey deneyi, ayn?, bir RAM’deki tek bir flip flop devresini çizdikten sonra breadboard üzerinde kurup, osiloskop ba?layarak, geldi?ini varsayd???n frekansta bir elektrik sinyali verip devrenin çal??mas?n? izlemen gibi bir ?ey. Nas?l RAM ile flip-flop aras?nda kompleks yap?n?n en temel parças? oldu?u ?eklinde bir ili?ki varsa, aminoasit ile hücre aras?nda da öyle bir ili?ki var.

      8- ayr?ca bu teori maddenin olu?umu ile ilgilenmez demi?tin, peki bu deneyin amac? neydi?

      E ama sen “böyle bir ?ey olamaz” dedin, ben de olmu? i?te bak dedim. Miller-Urey deneyi abiyogenezi ispatlamak için yap?lm?? bir deney ve ba?ar?l? olunmu?. 2008’de de tekrar edilmi?ti.

      bir de baz? evrimle ilgili sitelerde, u.m.i.t.s.a.y.?.n ‘n?n referans gösterildi?ini ve yaz?lar?n?n yay?nland???n? gördüm, umar?m bu ?ah?s hakk?nda yeterli bilgiye sahipsindir, hangi emellere hizmet etti?ini biliyorsundur. ?ahs?n bilgisayar?ndaki dökümanlar nete s?zd?r?ld???nda gerçek yüzü ortaya ç?km??t?r. daha fazlas?n? da söyleyebilirim, fakat burada olmaz.(bu durum konuyla ilgili de?il, kar??na ç?karsa bilgin olsun diye)

      Bu sözlerin bana ?unu hat?rlatt?:
      http://cdn-www.cracked.com/articleimages/wong/computer.jpg

  12. Harun Yahya ismini bana sen vermi?tin, nette biraz ara?t?r?nca tam da bu konu ile ilgili ?u yaz?y? gördüm, dü?üncelerimle birebir örtü?tü?ü için payla??yorum;

    Richard Dawkins’ten kar??l?kl? tart??ma talebimize cevap geldi: “YEM?N ETT?M, TARTI?MAYACA?IM!” diyor. Bunun anlam? ?udur: “Ben Darwinizm konusunda yenildim. Tart???p kimseye rezil olmaya niyetim yok.”
    Ama bu durumda neyin üzerine yemin etti?i belli de?il. Allah üzerine yemin etmedi?i aç?k çünkü Allah’a inanmad???n? söylüyor. Tart??mada yenilece?i kesin. Ama Darwinizm’le ilgili bilgisi olmayan ki?ileri tek yanl? yanl?? yönlendirmeye devam edece?i de aç?k. Ancak bu ki?iler eninde sonunda Harun Yahya’n?n internet sitelerini ziyaret edip do?rular? görerek Darwinizm’in bir aldatmaca oldu?unu anlamaktad?rlar. Ve bundan sonra da anlamaya devam edeceklerdir. ?n?aAllah.

    Darwinistlerin son 150 y?ld?r büyük bir deh?et ve korku ile kaç?nd?klar? bir ?ey vard?r: Yalanlar?n?n ortaya ç?kmas?! Darwin’den beri sars?lmaz bir ideoloji, bir din olarak ayakta tutmaya çal??t?klar? evrim teorisinin bir sahtekarl?k oldu?unun ortaya ç?kmamas? için var güçleriyle çabalarlar. Bu yalan? devam ettirebilmek için sahtekarl?klar yapar, sahte fosilleri müzelerde sergiler, yeralt?ndan ç?kan fosillerin tümünü (evrim teorisi yalanlad??? için) alelacele saklar, evrim teorisinin aç?klamas?z kald??? milyonlarca konuya demagoji ile kar??l?k verirler. Bu yalan? ayakta tutabilmek için evrim teorisini dokunulmaz hale getirmi?lerdir. Öyle ki okullarda, üniversitelerde, i?yerlerinde, çe?itli kurulu?larda, hatta üst devlet kademelerinde evrim kesin olarak tart???lamaz, inkar edilemez hale gelmi?tir. Sadece bir teori olmas?na ra?men evrim, bir anda devlet kanunlar?yla korunan, müfredatlarda resmi olarak dahil edilmesi gereken, her gencin bilmesi ve benimsemesi gereken bir yasa halini alm??t?r.

    Fakat Darwinistlerin bir anda korktuklar? ba?lar?na gelmi?, aldatmaca bir anda su yüzüne ç?km??t?r. Harun Yahya’n?n çal??malar? ve özellikle Yarat?l?? Atlas? ile, Darwinist sahtekarl?klar aniden de?ifre edilmi?tir. Darwinistler taraf?ndan saklanmaya çal???lan 100 milyondan fazla fosil oldu?u anla??lm?? ve bu fosillerin tümünün, ço?u günümüz canl?lar?n?n yüz milyonlarca y?l önceki örneklerini temsil eden tam ve mükemmel fosiller oldu?u ortaya ç?km??t?r. Darwinist büyünün bozulmas?n?n dünya çap?ndaki etkisi son derece sars?c? olmu?tur.

    Bu aç?k durum kar??s?nda evrim teorisinin en koyu savunucular?ndan biri olan ve Darwin’in Rottweiler’? olarak tan?nan Richard Dawkins kamuoyu önünde tart??maya davet edilmi?tir. Kendisinden, Darwinizm’i çökerten deliller kar??s?nda bir aç?klamas? olup olmad???, Yarat?l?? delilleri kar??s?nda teoriyi nas?l bir mant?kla savunaca?? sorulmu?tur.

    Fakat Dawkins, böyle bir tart??maya girmeye yana?mam??t?r! Richard Dawkins’ten kar??l?kl? tart??ma talebimize cevap geldi: “YEM?N ETT?M, TARTI?MAYACA?IM!” diyor. Bunun anlam? ?udur: “Ben Darwinizm konusunda yenildim. Tart???p kimseye rezil olmaya niyetim yok.”

    Richard Dawkins böyle bir tart??maya tabiki giremez, çünkü kar??s?na ç?kacak olan sorular? cevaplayamayacakt?r:

    Yeralt?ndan ç?km?? olan tam, mükemmel ve kusursuz canl?lar? gösteren 100 milyondan fazla canl? fosilini aç?klayamayacakt?r. Bunlar?n nas?l olup da YÜZ M?LYONLARCA YIL BOYUNCA H?Ç DE???MEDEN KALDIKLARINI, neden bir tane bile ARA FORM ÖZELL??? GÖSTEREN ATALARININ OLMADI?INI izah edemeyecektir.

    Daha önce de yapamad??? gibi, yeryüzünde bulunmu? milyonlarca fosil aras?ndan neden TEK B?R TANE B?LE ARA FOS?L OLMADI?INI aç?klayamayacakt?r.

    Yeralt?ndan ç?kar?lm?? olan günümüz kaplanlar?n?n, atlar?n?n, fillerinin, kaplumba?alar?n?n, kurtlar?n?n, ku?lar?n?n, tav?anlar?n?n, tilkilerinin, zebralar?n?n, geyiklerinin ve di?er tüm günümüz canl?lar?n?n milyonlarca y?ll?k kafatas? fosillerini evrim teorisi ile aç?klayamayacakt?r. Canl?lar?n nas?l olup da M?LYONLARCA YIL ÖNCE BUGÜNKÜ GÖRÜNÜMLER?YLE ORTAYA ÇIKTIKLARINA ve M?LYONLARCA YIL BOYUNCA DE???MED?KLER?NE bir aç?klama getiremeyecektir.

    At ?emas?n?n, Piltdown Adam?’n?n, Nebraska Adam?’n?n, Heackel’in çizimlerinin, üzerlerine tüy yap??t?r?lm?? tüylü dinozor fosillerinin, a?aca raptiye ile monte edilmi? sanayi kelebeklerinin da B?RER SAHTEKARLIK OLDU?UNU kabul etmek zorunda kalacakt?r.

    Darwinistlerin ara fosil olarak ortaya att?klar? ve say?s? üç-be? taneyi a?mayan fosillerin bilimsel olarak geçersiz k?l?nd???n?; karadan havaya geçi?e örnek olarak gösterilen ARCHAEOPTERYX ?LE AYNI DÖNEMDE YA?AYAN MÜKEMMEL YAPIDA UÇUCU KU? FOS?L? BULUNDU?UNU, sudan karaya geçi?e örnek verdikleri COELACANTH’IN HALA YA?AYAN TAM B?R CANLI OLDU?UNU, LUCY’N?N L?TERATÜRE GEÇM?? B?R MAYMUN OLDU?UNU itiraf etmek zorunda kalacakt?r.

    Kambriyen fosillerini, bunun ard?ndan bulunmu? olan ya?ayan fosilleri ve nihayet ?u anda var olan tam 100 milyon fosili NEDEN SAKLAMI? OLDUKLARI sorusuna cevaps?z kalacakt?r.

    Canl?l???n yap?ta?? olan tek bir i?levsel proteinin tesadüfen olu?mas? ihtimalinin 10-950 de bir ihtimal olmas? ve bunun matematiksel olarak s?f?r anlam?na gelmesi konusunda cevaps?z kalacakt?r ve labrotuar ortam?nda bir hücre bile olu?turulamazken canl?l???n tesadüfler sonucu nas?l olu?aca?? konusunda cevaps?z kalacakt?r.

    D??ar?da da beyinde de ???k olmamas?na ra?men, BEY?NDE GÖRÜNTÜYÜ K?M?N GÖRDÜ?ÜNÜ AÇIKLAYAMAYACAKTIR. Sesten yal?t?lm?? beynin içinde konu?malar?, sesleri, müzi?i K?M?N DUYDU?UNU ?ZAH EDEMEYECEKT?R. BEY?NDE GÖRÜNTÜDEN, MÜZ?KTEN, DOKUNMAKTAN, KOKLAMAKTAN ZEVK ALAN, BUNLARI YORUMLAYAN, BUNLARA TEPK? GÖSTEREN VARLI?IN K?M OLDU?U SORUSUNA CEVAP VEREMEYECEKT?R.

    Tüm bu gerekçeler kar??s?nda Richard Dawkins’in tart??maya girmekten neden bu kadar çekindi?i anla??labilmektedir. Tüm iddialar?n?n çökertilece?i, bir türlü cevap veremeyece?i konular kar??s?nda küçük dü?mektense, çözümü “Ben yemin ettim tart??mayaca??m” demek oluyor, kendince.

    Böyle durumlarda yalan söyledi?i için çözümü demagojide bulan taraf, bir ba?ka demagojik taktik izleyerek hemen hemen her zaman kar?? taraf?n reklam amac? güttü?ü iddias?ndad?r. Bu gelenek devam etmi? ve Dawkins, Yarat?l??ç?lar?n tart??malar? bir gösteri mahiyetinde talep ettiklerini iddia etmi?tir. Fakat unuttu?u nokta ?udur: ?stenen ve geni? çapta kar??l?k bulmu? olan tan?t?m, YARATILI? ATLASI ?LE TÜM DÜNYAYA ZATEN YAPILMI? DURUMDADIR. Bütün dünyaya TAM 100 M?LYON FOS?L TANITILMI?TIR. BUNLARIN YARATILI? DEL?L? OLDUKLARI ?SPAT ED?LM??T?R. Bunun üstüne küçük tart??malar?n reklam mahiyetinde bir etkisinin olaca??n? iddia etmek son derece komik olur. Bu tart??ma, Dawkins’in yan?ld???n?, Dawkins’in kendi a?z?ndan tüm dünyan?n duymas? aç?s?ndan önem ta??maktad?r. Yoksa zaten evrim teorisinin ve Dawkins’in iddialar?n?n çöküntüye u?ram?? oldu?unu, temelinden y?k?l?p ölmü? oldu?unu bütün dünya bilmektedir.

    Darwinistler aç?s?ndan ac? olan gerçek, somut delillerin yani fosillerin reddedilemez olu?udur. Beklemedikleri ?ey ise, bütün fosillerin Yarat?l??? ispat etmesi ve itina ile saklad?klar? bu fosillerin adeta bir ?ok dalgas? ?eklinde tüm dünyaya gösterilmi? olmas?d?r. Yarat?l?? Atlas?’n?n sebep oldu?u sars?c? etki sebebiyle dilleri tutulmu? durumdad?r. Somut deliller ortaya ç?kt???ndan demagoji art?k anlams?z kalmaktad?r. Dawkins’in ya?ad??? ?ok da bunun sonucudur. Dolay?s?yla bütün dünyan?n da görmü? oldu?u bu somut deiller kar??s?nda tart??maya ç?kabilmesi zor gözükmektedir.

    metnin linki;
    http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/10529

    bu linkte isbatlar? gösteren onlarca likler de mevcut. inceleyebilirsiniz. örne?in;

    http://www.yaratilismuzesi.com/fosiller/

    ara?t?rmadan, incelemeden, elbette kesin yarg?ya ula??lamaz. hep birlikte ara?t?ral?m.

    • Harun Yahya ismini bana sen vermi?tin, nette biraz ara?t?r?nca tam da bu konu ile ilgili ?u yaz?y? gördüm, dü?üncelerimle birebir örtü?tü?ü için payla??yorum;

      Harun Yahya takma ad?n? kullanan Adnan Oktar’?n raporlu bir ?izofren oldu?unu ve defalarca hakk?nda ç?kar amaçl? örgüt kurmaktan soru?turma aç?ld???n? biliyor muydun?

      Yarat?l?? Atlas? ad?ndaki kitab?nda gösterdi?i canl? örneklerinin asl?nda olta i?nesi ç?kt???n? biliyor muydun?

      Bu adam?n tarikat kurup, ortal?kta mehdi oldu?unu iddia ederek gezdi?ini biliyor muydun?

      ?stanbul’da bu adam?n fosil diye sergiledi?i ?eylerin (bizzat gördüm) asl?nda sahte oldu?unu biliyor muydun?

      Lütfen U?ur, bana kimin iddialar? ile gelirsen gel, ama lütfen bu adama inanarak gelme. Yukar?da kopyalay?p yap??t?rd???n metin tamamiyle yalanlarla dolu bir metin. Richard Dawkins’in bu adam hakk?nda söylediklerini Youtube’da arayarak bulabilirsin (?u anda Youtube ofiste yasak, ak?am istersen adresini de gönderebilirim). Richard Dawkins’in bu adam ve bu adam gibilerle asla tart??mayaca??na dair sözleri de varken, bu adama böyle bir yaz?yla cevap gönderdi?inin iddia edilmesi, tek kelimeyle komik.

      Son olarak, bu adam?n orijinal versiyonlar? Amerika’da zaten. Yeteri kadar kendilerinden gördüm burada. O yüzden ne olur, bu adam?n demogojileri ve tamamen yanl?? bilgi ile kafa buland?rma taktikleri ile vakit kaybetme.

  13. evrimianlamak.org sitesinden;

    “Biyolojik evrimde temel fikir, Dünya üzerindeki bütün ya?am?n ortak bir atas? oldu?udur.”

    ilk akl?ma gelen birkaç soru;

    lütfen birisi bana o ilk atadan günümüze kadar olan (sadece insan için de yeterli olur) tüm formlar? gerçek fosil örnekleri (yani animasyon yada çizim de?il) ile göstersin.

    kald??? böyle bir atam?z oldu?unu varsaysak bile; bu atam?z?n üremesi, çiftle?mesi gerekmiyor mu? peki onun e?i kim? ve o nas?l olu?tu?

    diyelim ki tüm “tesadüfler” birbirine e? olabilecek (bu da ola?anüstü bir durum) iki canl?n?n meydana gelmesini sa?lad?, muhtemelen bunlar küçük canl?lar olacakt?r. dünyay? dü?ündü?ümüzde bu canl?lar?n (ömürlerini tamamlamadan) birbirini bulmas? nas?l mümkün olabilir? (eminim kar??la?t?klar?nda inan?lmaz bir mutluluk duymu?lard?r)

    (bu yazd?klar?n kesinlikle ?ah?slara de?il, bu yanl?? felsefeye kar??d?r)

  14. yine evrimianlamak.org sitesinden;

    http://www.evrimianlamak.org/e/Evrim101:Ya?am?n_tarihinden_önemli_olaylar

    sayfadaki animasyonda; “kendini e?leyebilen moleküller olu?ur, DNA molekülünün öncüleri” ifadesi yer almaktad?r.

    oysa DNA molekülü do?al ortamda olu?amaz, ancak hücre içinde var olabilir.
    ayr?ca; DNA olu?umunda, Hidrojen ba?lar? daima bir pürin(A,G) ile bir pirimidin (T,C) baz? aras?ndan meydana gelir. A-T baz çiftinde 2 hidrojen ba??, G-C baz çiftleri aras?nda ise 3 hidrojen ba?? bulunmaktad?r. Hidrojen ba?lar?n?n özelle?mesi; Anahtar kilit modelinini and?ran, uygun nukleotid moleküllerinin kar??l?kl? gelerek birbirlerine yine uygun say?da hidrojen ba?lar? ile ba?lanmas?n? sa?lar. Böylece zincirin bir kolunda bulunan nukleotidlerin dizili?i,kar?? kolda bulunan nukleotidlerin dizili?ini bir çe?it dikte ve kontrol eder. Tesadüfe b?rakmayan bir titizlikle molekül yap?s? olu?turulur ve kontrol edilir. yani bu olayda da “kendili?inden” olu?tu demek biraz zordur.

  15. tekrar belirtmek istiyorum; bu yazd?klar?m kesinlikle ?ah?slara kar?? de?il, bu yanl?? (bilimsel) felsefeye kar??d?r.

    Bu felsefe baz? bilimsel sonuçlar? kendi varsay?mlar?na yamamaya çal??makta ve maalesef bir çok ki?iyi de pe?inden sürüklemektedir. tek tarafl? ara?t?rmalar ile, illaki bu sonucu ç?karaca??z diye “bilimsel” olmak mümkün de?ildir.

    ayr?ca sayfan?n ba??nda bulunan tablodaki Türkiye’nin konumuyla gurur duydum. çok ?ey bildi?imizden de?il belki ama en az?ndan inanc?m?z sayesinden bu yanl?? felsefeye kap?lmam?? olmam?z sevindirici.

    ke?ke en büyük bilimsel kaynaktan yola ç?karak, daha fazla ara?t?rma yap?lsa ve tarafs?z olunabilse..

  16. evrimianlamak.org sitesinden;

    yine yukar?da ba?lant?s?n? verdi?im animasyon üzerinde; “DNA molekülünün öncülerinden” belli bir süre sonra “tek hücreli ya?am?n evrildi?inden” bahsediliyor.

    fakat unutulan k?s?m; hücre içinde sadece DNA’m? var? Ribozom, Golgi Ayg?t? , Sentriyoller, Sitoplazma, Lizozom, Hücre zar?….vs. nas?l olu?mu? olabilir? sadece hücre zar?nda bile onlarda çe?it yap? bulunmakta, bunlar nas?l meydana gelmi?tir?

    hadi hepsi de bir ?ekilde olu?tu diyelim, peki bunlar bir zar içine girip ortak çal??may? nas?l ak?l edebilmi? olabilirler?

    ayn? sitede yaz?n?n devam?nda, “fotosentetik bakterilerin atmosfere oksijen salmaya ba?lad??? yaz?yor” fotosentezi ne kadarl?k zamanda ve nas?l bir deneme yan?lma yoluyla ö?renmi?lerdir? ki asla ve asla fotosentez deneme yan?lma yoluyla ö?renilemez! ÇÜNKÜ, fotosentez yapan hücreler fotonlar? (adeta üzerlerinde s?çratarak) çok ama çok k?sa süre üzerlerinde tutarlar, yoksa canl? yanar ve ölür. bu sadece bir k?sm?, yani deneme yan?lma yapmaya kalkan ilk canl?, muhtemelen ilk denemesinde ölecek ve elimizde canl? da kalmayacakt?r.

    vs…. örnekler o kadar çok ki.

  17. evrimianlamak.org sitesinden;

    “Biyolojik evrimde temel fikir, Dünya üzerindeki bütün ya?am?n ortak bir atas? oldu?udur.”

    ilk akl?ma gelen birkaç soru;

    lütfen birisi bana o ilk atadan günümüze kadar olan (sadece insan için de yeterli olur) tüm formlar? gerçek fosil örnekleri (yani animasyon yada çizim de?il) ile göstersin.

    Birilerinin sana göstermesini niye bekliyorsun ki? Bunlar halka aç?k bilgiler, sürekli sergileniyorlar:
    http://www.google.com/search?hl=en&q=human+evolution+fossils&aq=f&aqi=g3g-m1&aql=&oq=&gs_rfai=

    S?ral? istiyorsan:
    http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_human_evolution_fossils

    kald??? böyle bir atam?z oldu?unu varsaysak bile; bu atam?z?n üremesi, çiftle?mesi gerekmiyor mu? peki onun e?i kim? ve o nas?l olu?tu?

    ?lk ya?am tek hücreli canl?lar olarak olu?tu. Bildi?in gibi e?eysiz üreme diye bir ?ey var. Cinsiyetin olu?umu ve e?eyli üreme de evrimsel bir süreçte ortaya ç?kt?.

    diyelim ki tüm “tesadüfler” birbirine e? olabilecek (bu da ola?anüstü bir durum) iki canl?n?n meydana gelmesini sa?lad?, muhtemelen bunlar küçük canl?lar olacakt?r. dünyay? dü?ündü?ümüzde bu canl?lar?n (ömürlerini tamamlamadan) birbirini bulmas? nas?l mümkün olabilir? (eminim kar??la?t?klar?nda inan?lmaz bir mutluluk duymu?lard?r)

    Kambriyen Patlamas? bu sorunun cevab? olacakt?r.

    (bu yazd?klar?n kesinlikle ?ah?slara de?il, bu yanl?? felsefeye kar??d?r)

    Felsefe mi? Ne felsefesi? Kan?t, deney, gözlem bunlar?n hepsi.

  18. sayfadaki animasyonda; “kendini e?leyebilen moleküller olu?ur, DNA molekülünün öncüleri” ifadesi yer almaktad?r.

    oysa DNA molekülü do?al ortamda olu?amaz, ancak hücre içinde var olabilir.

    Bu kan?ya nas?l vard?n? Bu hipotezini destekleyecek hangi gözlemleri ve deneyleri referans olarak gösterebilirsin? Zira astroidlerde, kuyruklu y?ld?zlarda vs. amino asit bulunabildi?ine göre DNA olu?turmak çok zor olmasa gerek, ki Miller-Urey deneyi bunun mümkün oldu?unu göstermi?ti.

    http://www.google.com/search?client=ubuntu&channel=fs&q=amino+acids+from+space&ie=utf-8&oe=utf-8

    ayr?ca; DNA olu?umunda, Hidrojen ba?lar? daima bir pürin(A,G) ile bir pirimidin (T,C) baz? aras?ndan meydana gelir. A-T baz çiftinde 2 hidrojen ba??, G-C baz çiftleri aras?nda ise 3 hidrojen ba?? bulunmaktad?r. Hidrojen ba?lar?n?n özelle?mesi; Anahtar kilit modelinini and?ran, uygun nukleotid moleküllerinin kar??l?kl? gelerek birbirlerine yine uygun say?da hidrojen ba?lar? ile ba?lanmas?n? sa?lar. Böylece zincirin bir kolunda bulunan nukleotidlerin dizili?i,kar?? kolda bulunan nukleotidlerin dizili?ini bir çe?it dikte ve kontrol eder.

    Neden sürekli olarak ortaya ç?km?? geli?kin modeli örnek vererek bir anda onun ortaya ç?kmas? iddia ediliyormu? gibi konu?uyorsun?

    Tesadüfe b?rakmayan bir titizlikle molekül yap?s? olu?turulur ve kontrol edilir. yani bu olayda da “kendili?inden” olu?tu demek biraz zordur.

    Peki mutasyonu neyle aç?kl?yorsun? Mutasyon sadece d?? etmenlerle mi gerçekle?iyor? DNA’n?n kopyalanmas? esnas?nda olu?an hatalar ne o zaman?

  19. tekrar belirtmek istiyorum; bu yazd?klar?m kesinlikle ?ah?slara kar?? de?il, bu yanl?? (bilimsel) felsefeye kar??d?r.

    Bu felsefe baz? bilimsel sonuçlar? kendi varsay?mlar?na yamamaya çal??makta ve maalesef bir çok ki?iyi de pe?inden sürüklemektedir. tek tarafl? ara?t?rmalar ile, illaki bu sonucu ç?karaca??z diye “bilimsel” olmak mümkün de?ildir.

    ayr?ca sayfan?n ba??nda bulunan tablodaki Türkiye’nin konumuyla gurur duydum. çok ?ey bildi?imizden de?il belki ama en az?ndan inanc?m?z sayesinden bu yanl?? felsefeye kap?lmam?? olmam?z sevindirici.

    Tekrar sormak istiyorum: Ne felesefesi? Hangi felsefe? Bilim ne zaman inanmay?n demi??

    ke?ke en büyük bilimsel kaynaktan yola ç?karak, daha fazla ara?t?rma yap?lsa ve tarafs?z olunabilse..

    Hangi taraf? Taraflar kimler? Bilim zaten tarafs?zd?r. Ne görürse onu ortaya koyar. Bilimde “bilim krall???” diye bir ?ey yok ki bir ?eylere sansür konsun.

    yine yukar?da ba?lant?s?n? verdi?im animasyon üzerinde; “DNA molekülünün öncülerinden” belli bir süre sonra “tek hücreli ya?am?n evrildi?inden” bahsediliyor.

    fakat unutulan k?s?m; hücre içinde sadece DNA’m? var? Ribozom, Golgi Ayg?t? , Sentriyoller, Sitoplazma, Lizozom, Hücre zar?….vs. nas?l olu?mu? olabilir? sadece hücre zar?nda bile onlarda çe?it yap? bulunmakta, bunlar nas?l meydana gelmi?tir?

    hadi hepsi de bir ?ekilde olu?tu diyelim, peki bunlar bir zar içine girip ortak çal??may? nas?l ak?l edebilmi? olabilirler?

    Yukar?da da belirtti?im gibi sürekli geli?mi?, güncel üründeki ?ekle bak?yorsun.

    ayn? sitede yaz?n?n devam?nda, “fotosentetik bakterilerin atmosfere oksijen salmaya ba?lad??? yaz?yor” fotosentezi ne kadarl?k zamanda ve nas?l bir deneme yan?lma yoluyla ö?renmi?lerdir? ki asla ve asla fotosentez deneme yan?lma yoluyla ö?renilemez!

    Zaten deneme yan?lma yoluyla ö?renen yok ki. Ö?renme diye bir ?ey yok zaten. Fotosentez yapacak ?ekilde bir hücre geli?tirecek DNA dizilmediyse zaten yok oluyor. Sadece fotosentez yapacaklar kal?yor. Ceylan aslan muhabbeti gibi.

  20. Ya?ar’c?m, can?m karde?im. bu i? böyle olmayacak. fark ettiysen, metinlerimiz gittikçe uzamaya ba?lad?. cevaplar?n? okudum ve senin her cevab?n için ba?ka bir cevap ve sorular geçiyor akl?mdan ama gecenin bu saatinde bu kadar uzun yazmak, çok zor geliyor:(

    bir iki konuyu belirteyim, devam?n? yar?n in?allah.

    öncelikle dedim ya böyle olmuyor diye, yazd?klar?m?n taraf?ndan yanl?? anla??ld???n? görüyorum. konu?mak san?r?m çok daha kolay olurdu. örne?in;

    – Miller-Urey deneyi ile ilgili parantez içini daha dikkatli okursan e?er “bu konu” ile ilgili dedim, yani yine orada belirtti?im gibi deneylere kar?? oldu?umu sonuçlar?n? kesinlikle kabul etmeyece?imi söylemedim yoksa bilim olurmuydu? “bu konuda” yani “bu teoride” iddia edilen; her her?eyin do?al ortamda, müdahale olmadan, kendili?inden gerçekle?mesi de?il mi? o yüzden kurgulanm?? bir ortam oldu?u için “bu teori” ile ilgili kabul edilmesinin mant?kl? olmad???n? söylemeye çal??t?m.

    – kan?t olarak gösterdi?in sitelerin tamam?nda “kaba bir ifade olacak ama” kemik foto?raflar? var, ben ise o noktaya gelene kadar ki a?amay? ö?renmek istiyorum. yani tek hücrelilerden itibaren a?am a?ama, eksiksiz istiyorum. (ayr?ca gösterilmesini beklememin sebebi bu istediklerimin asl?nda hiç olmamas?d?r). tek bir hücreden kemiklere ve kemi?e sahip canl?lara gelene kadar bir çok evrenin geçirilmesi gerekmiyor mu?

    – ayr?ca birçok yerde bahsetmi?sin; ben sana “geli?mi? örnekleri” sormuyorum. günümüzde verdi?im örnekler var m?? var, demek ki bir ?ekilde belli a?amalardan sonra bugünkü hale geldi, i?te bu a?amaya nas?l geldi?ini, nas?l evrildi?ini soruyorum. tüm örnekleri görmek istiyorum.

    – bahsetti?in ?ah?s ile ilgili tüm yazd?klar?ndan haberdar?m, ara?t?rd?m. (öncelikle o ?ahs? savunmak zorunda de?ilim asl?nda). söyledi?in mahkeme ve davalar?n sonuçlar?n? da ö?rendim. bunlara cevap olarak da Türkiye’deki baz? örgütlenmelerden falan bahsetmem gerekiyor (bunlarda ayr? bir ara?t?rma konusudur benim için), ama burada yazamam malesef. (yukar?daki tabloda Türkiye’nin konumundan rahats?z olanlar var). ?unu söyleyebilirim, ?ahs?n son durumundan (bu duruma gelmesinin baz? sebepleri olabilece?ini dü?ünüyorum) ziyade, öncesinde ortaya ç?kard?klar?n? tarafs?z incelemeye çal??sak, belki bir?eyler vard?r elle tutulan? ayr?ca bildi?im kadar?yla ortaya konan mevzular sadece o ?ahsa ait de?il bir ekip çal??mas?. tek bir ?ahs?n tüm bunlar? ortaya ç?karmas? da biraz zor zaten.

    – verdi?im di?er isimle ilgili söylemek istediklerimi, tam olarak anlad???n? sanm?yorum.

    – Richard Dawkins’in tart??maya girmemesi seni rahats?z etmiyor mu, madem ki söylediklerinden emin, madem ki kar??s?na ç?kacak ?ah?s kayda de?er de?il. bu da mant?kl? gelmiyor malesef, sebep her ne olursa olsun. ayr?ca bilim tart??may?, bilgi al??veri?ini gerektirmiyor mu? e?er hakl? ise kar??s?ndakilere anlatabilece?i çok ?ey olmal?, bu durumda kendini izleyenlere de önemli bir mesaj vermi? olmaz m??

    – bir de, hücre deneme yan?lma yapmaz demi?sin, öyle ise; yapaca?? i?i önceden biliyor olmas? gerekli. bunu kabul ediyormusun?

    – “Fotosentez yapacak ?ekilde bir hücre geli?tirecek”, buradaki “geli?tirmek” ne anlama geliyor? deneme yan?lma, ö?renme de?il ise?

    – felsefeden kast?m; bu teorinin bilimsellikten çok, felsefi bir boyut kazanm?? olmas?. bilimsel bulgular? illaki bir ?eylerin do?rultusunda ilerletmeye çal??mas?.

    – tekrar tekrar tekrar söylüyorum, kesinlikle bilime, ara?t?rmalara kar?? de?ilim. yap?m gere?i olamam da zaten. en çok bilimsel ke?ifler, yeni icatlar, bilimsel geli?meler ilgimi çeker. fakat bu konunun bilimden uzak “felsefi” bir boyut kazanmas? kesinlikle akla yatk?n gelmiyor. bunun (senin de söyledi?in gibi) inançla da bir alakas? yok.

    …. ilk akl?ma gelenler bunlard?. devam? sonra in?allah, burada gece yar?s? oldu yine:)

    • Ya?ar’c?m, can?m karde?im. bu i? böyle olmayacak. fark ettiysen, metinlerimiz gittikçe uzamaya ba?lad?. cevaplar?n? okudum ve senin her cevab?n için ba?ka bir cevap ve sorular geçiyor akl?mdan ama gecenin bu saatinde bu kadar uzun yazmak, çok zor geliyor:(

      Asl?nda bu biraz iyiye i?aret, çünkü, sorular sordukça daha fazla detay geliyor ve daha fazla detay geldikçe daha fazla ?ey biliniyor.

      bir iki konuyu belirteyim, devam?n? yar?n in?allah.

      öncelikle dedim ya böyle olmuyor diye, yazd?klar?m?n taraf?ndan yanl?? anla??ld???n? görüyorum. konu?mak san?r?m çok daha kolay olurdu. örne?in;

      – Miller-Urey deneyi ile ilgili parantez içini daha dikkatli okursan e?er “bu konu” ile ilgili dedim, yani yine orada belirtti?im gibi deneylere kar?? oldu?umu sonuçlar?n? kesinlikle kabul etmeyece?imi söylemedim yoksa bilim olurmuydu? “bu konuda” yani “bu teoride” iddia edilen; her her?eyin do?al ortamda, müdahale olmadan, kendili?inden gerçekle?mesi de?il mi? o yüzden kurgulanm?? bir ortam oldu?u için “bu teori” ile ilgili kabul edilmesinin mant?kl? olmad???n? söylemeye çal??t?m.

      Ama o kurgulama zaten sadece Dünya’n?n volkanik etkilerini simüle etmekti. Yani sanki bir volkan patlam?? gibi bir ortam haz?rlanarak deney yap?lm??t?.

      – kan?t olarak gösterdi?in sitelerin tamam?nda “kaba bir ifade olacak ama” kemik foto?raflar? var, ben ise o noktaya gelene kadar ki a?amay? ö?renmek istiyorum. yani tek hücrelilerden itibaren a?am a?ama, eksiksiz istiyorum. (ayr?ca gösterilmesini beklememin sebebi bu istediklerimin asl?nda hiç olmamas?d?r). tek bir hücreden kemiklere ve kemi?e sahip canl?lara gelene kadar bir çok evrenin geçirilmesi gerekmiyor mu?

      Verdiklerim primatlardan Homo Sapiens’e (yani bize) kadar olan süreci gösteriyordu. Elbette ki “eksiksiz” diye bir ?ey mümkün de?il. Dünyada ya?am?? olan bütün canl?lar?n fosillerini bulabilmek mümkün de?il. Birçok canl?n?n kal?nt?lar? ya kömür ya da petrol oldu. Birçok canl?n?n kal?nt?s? proteinlerine kadar ayr?ld?. Sadece fosil halinde BULAB?LD?KLER?M?Z mevcut. Zaten teorinin kan?tlanm?? olmas? için eksiksiz tüm canl?lar? bulmaya gerek yok. Nas?l Büyük Patlama teorisinin kan?tlanm?? olmas? için yeni bir evrenin olu?mas? gerekmiyorsa, Büyük Patlama’y? gösteren deliller yeterliyse, fosillerin tarihsel s?ras?ndaki tutarl?k, bu fosillerdeki de?i?im ve geli?imin tutarl??? (yani kalk?p da kambriyen dönemde insan ya da tav?an gibi geli?mi? canl?lar olmay??? ya da Homo Erectus kemiklerinin Darwinius Masillae’den önce bir tarihte ç?kmay??? vs. yeterlidir.

      Bilimde teoriler ?öyle kabul görür:
      1- Teori problemi aç?klayan tam ve net bir mekanizmaya sahip olmal?
      2- Teorinin önerdi?i mekanizma deneylerle yeniden uygulanabilecek veya gözlemler ile desteklenebilmeli ve gözlemlerden elde edilen bulgularla çeli?memeli.
      3- Teori ba?ka bir teori ile yanl??lanamamal?. ??te buras? oldukça önemli. E?er ba?ka bir teori yine gözlem veya deneye dayal? kan?tlarla gelip de senin teorinin aksini ?spatl?yorsa, teorin çöpe at?l?r (örnek: Einstein’?n Genel Görelik Teorisinin, Newton’un Yerçekimi Teorisi’ne yapt???, bir ba?ka örnek: Yeryüzündeki ve Ay yüzeyindeki kraterlerin yüzy?llar boyunca volkanik aktiviteler ile ortaya ç?kt??? dü?ünülürken, Shoemaker’in kraterlerin uzaydan dü?en gökta?lar?yla olu?mu? olabilece?ini söylemesi ve bunu deneyler ve deneyler sonucu elde etti?i bulgular ile gerçek kraterlerdeki kan?tlar?n örtü?mesi ile teorisinin kabul edilmesi vs.)

      ??te bu kriterlere göre;
      1- Evrim teorisi do?al seçilimi mekanizma olarak ortaya koyuyor,
      2- Genlerde gözlenen mutasyon sonucu de?i?imlerin, canl?lar?n özelliklerinin de?i?imine ve bu özelliklerin de ortama uygun olanlar?n?n giderek popülasyonda bask?n olu?u, uymayanlar?n ise kaybolu?u gerek deneylerin, gerekse do?al ortamdaki canl?lar?n popülasyonlar?n?n sürekli takip halinde tutulmas?yla gözlenebilmesi sonucu desteklenmi? oluyor.

      Di?er taraftan, genom projeleriyle genlerin çözümlenmesi ve canl? türlerinin genlerinin kar??la?t?rmas? ile elde edilen sonuçlar?n, evrim teorisinin öngördü?ü ?ekilde canl?lar aras?ndaki akrabal?klar fikri ile örtü?mesi en bariz kan?tlardan birisi.

      ??te bu nedenle elinde tamamen ba?tan sona izleyebilece?in bir film olmasa da, arada buldu?un kan?tlar ve eldeki teorinin sana verdi?i kurallar dahilinde, aradaki bo?luklar? doldurup filmin senaryosunu kurtarabiliyorsun. Sonra sen ayn? filmin ileride ba?ka bir kan?t? ile kar??la??yorsun, sonra dönüp senin aradaki bo?luklar için dü?ündü?ün senaryo ile buldu?un parçalar?n örtü?tü?ünü görüyorsun.

      Mesela yak?n zamanda ke?fedilen Darwinius Masillae öyle bir ?ey ya da daha önce bahsetti?im gibi gözlemlerden elde edilen verilerle üretilen kuramlar, karadelik diye bir ?eyin varolmas? gerekti?ini dü?ündürmü?tü bilim adamlar?na. Karadeliklerin etraf?na nas?l etki edebileceklerini dahi dü?ünmü?lerdi. Sonralar? karadelikleri gerçekten gözlemlemek mümkün oldu ve görüntü, y?llar önce kuramsal fizikçilerin öngördükleri senaryo ile ayn?yd?.

      3- ?u ana kadar evrim teorisini yanl??layabilecek bir mekanizma ve bulgularla ortaya ç?km?? bir teori ç?kmad?. Mehdi Harun Yahya Hazretleri ve müridlerinin iddia etti?i gibi bir sansürleme veya senin ifade etti?in gibi bir felsefi amaç için zorlama mümkün de?il, çünkü, bilimde evrim teorisini yanl??layabilmek gibi sansasyonel bir ba?ar?ya imza atmak Nobel, ?an, ?öhret getirir ve bu da böyle bir çal??ma olsa, ortaya ç?karmak için büyük bir motivasyondur san?r?m. Ama öyle bir ?ey ?u ana kadar olmad?. Misal, Einstein Newton’in y?llarca “kanun” diye bahsedilen teorilerinin temelden yanl?? oldu?unu ispatlam??t? ve bir sansür falan olmad? haliyle.

      Hele hele günümüzde, Internet gibi bir araç varken, bu araç ile bilgiyi yaymak o kadar kolayken (örne?in, ?ran’daki cumhurba?kanl??? seçimlerinden sonra devletin bask?s?na ve yasaklar?na ra?men birçok protestocu olaylar? d?? dünyaya ula?t?rmay? ba?ard?), iddia etti?in gibi bir felsefi ya da ideolojik zorlama ve hatta say?n mehdi hazretlerinin sallad??? gibi 100 milyon (tabi, bilim adamlar? aralar?nda para toplay?p binlerce depo kiralam??t?r o kadar fosili saklamak için) tane fosilin saklanmas? gibi bir durum olsa, tek bir ki?inin iddias?yla dünya yerinden oynard?.

      Kald? ki, evrim teorisi kökten yanl??lansa bile, yanl??layan yine bilim adam(lar)? olacak ve yine yeni bir teori ile gelecek. Ancak, evrim teorisi de 150 y?ldan beri evrim geçirdi, daha güçlendi ve Darwin’in ortaya att???ndan çok daha fazla detayland? ve DNA’n?n ke?fiyle de daha rahat ispatlanabilir bir hal ald?.

      – ayr?ca birçok yerde bahsetmi?sin; ben sana “geli?mi? örnekleri” sormuyorum. günümüzde verdi?im örnekler var m?? var, demek ki bir ?ekilde belli a?amalardan sonra bugünkü hale geldi, i?te bu a?amaya nas?l geldi?ini, nas?l evrildi?ini soruyorum. tüm örnekleri görmek istiyorum.

      Geli?mi? örneklerden kast?m asl?nda farkl?. Sen ?unu yap?yorsun:
      “DNA’n?n yap?s? ?öyle, hücrenin yap?s? ?öyle, hücrenin içerisinde ?u organeller var ve bunlar nas?l tesadüfen olu?tular, mümkün de?il”

      Halbuki senin ?u anda gördü?ün DNA ve hücre geli?mi? bir model. ?lk ortaya ç?kan DNA benzeri ya da hücre benzeri illa yap?n?n ?u ankiyle ayn? olmas? gerekmiyor ki. Ortaya ç?kan yap? DNA gibi kod ta??yabilsin, hücre gibi kapal? bir yap? olabilsin yeter.

      – bahsetti?in ?ah?s ile ilgili tüm yazd?klar?ndan haberdar?m, ara?t?rd?m. (öncelikle o ?ahs? savunmak zorunda de?ilim asl?nda). söyledi?in mahkeme ve davalar?n sonuçlar?n? da ö?rendim. bunlara cevap olarak da Türkiye’deki baz? örgütlenmelerden falan bahsetmem gerekiyor (bunlarda ayr? bir ara?t?rma konusudur benim için), ama burada yazamam malesef.

      Bunun örgütlenme ile alakas? yok ki. Bu adam?n ayn?s?ndan burada da var bir sürü. Bu adam ile t?pat?p benzer i?leri yapan birçok adam var. Hepsinin de olay? ayn?. ?çi bo? teneke, ama ses ç?k?yor, sesi ho? geldi?i için de insanlar dinliyor. Türkiye’de örgütlenme olsa ne olacak? O adam?n tarikat?na bakarsan kimlerin oldu?unu görürsün. Adam?n televizyondaki konu?malar?na da bakarsan asl?nda iki laf? do?ru dürüst bir araya getiremeyip, mant?kl? bir cümle kuramayan birisi. Adam sall?yor, araya iki in?allah, bir ma?allah laflar? ekleyip, bir de Allah, peygamber dedi mi tamam.

      (yukar?daki tabloda Türkiye’nin konumundan rahats?z olanlar var).

      Mesela ben Türkiye’nin o grafikteki yerinden son derece rahats?z?m.

      ?unu söyleyebilirim, ?ahs?n son durumundan (bu duruma gelmesinin baz? sebepleri olabilece?ini dü?ünüyorum) ziyade, öncesinde ortaya ç?kard?klar?n? tarafs?z incelemeye çal??sak, belki bir?eyler vard?r elle tutulan? ayr?ca bildi?im kadar?yla ortaya konan mevzular sadece o ?ahsa ait de?il bir ekip çal??mas?. tek bir ?ahs?n tüm bunlar? ortaya ç?karmas? da biraz zor zaten.

      Ya, ben bu adam?n kitaplar?n? 1998’de falan okudum. Bal?kesir’de sokakta bedava da??t?yorlard? baz? abiler. O zamanlar daha çok dü?ünür, ara?t?rmac? edas? vard?. Sonradan bakt? ki Amerika’daki abileri Evrim Teorisi’ne sald?rmakla prim yap?yor, bakt? halk da bu konuda bilgisiz (ayn? kendisi gibi), o da ba?lad?. Bu adam o ?ekilde ün yapt?. Önceden tamamen din eksenli dönüyordu ve sosyetik müritleri vard?. Sonra i?i sahtebilime çevirdi, ?imdi de yava? yava? mehdiyim demeye ba?lad?. Asl?nda “mehdiyim” demiyor da, “mehdi de zaten kendisinin mehdi oldu?unu söylemeyecek” deyip, müritleri “ama i?te mehdi ile benzerlikleri var, geni? al?nl? vs. imi?, zart? varm??, zurtu varm?? vs. vs.”.

      Zaten o kadar kitab? tek ba??na yazmas? mümkün de?il. Ekip halinde yaz?yorlar. Ortaya konan bir ?ey yok ki zaten, “bak i?te burada 2 milyon y?ll?k bir deniz örümce?i fosili var (asl?nda oltac?da bulduk bu i?neyi ama çakt?rmay?n), bak burada da gerçe?inin foto?raf?, bak de?i?mi? mi? De?i?memi?. O zaman evrim olmuyor. Kitaplar bu ve buna benzer ?eyler. E?er bunlarla evrim teorisi çürütülürse, benim orta okulda çizdi?im insanl? uzay arac? ?emalar?yla benim seninle evrim teorisi için de?il de, Mars’ta sana sataca??m arsa için konu?uyor olurdum.

      Ruh ve sinir hastal?klar? hastanesi olay? da bundan 20-25 y?l öncesine ait bildi?im kadar?yla. Yani daha ne evrim teorisine bula?m??ken, ne de ba?ka bir ?eye.

      Ha, bir de bu adam?n kitaplar? orada burada bedava da??t?l?yor. Misal Yarat?l?? Atlas’?nden 2000 kopya m? ne bas?l?p da??t?lm?? bedavaya. Üstelik 1. s?n?f ku?e ka??da, kal?n kapakl? bir kitap. Peki bu de?irmenin suyu nereden geliyor acaba? 1998′ de okudu?um kitaplar? ise 3. s?n?f saman ka??da ve beyaz A4′ ten yap?lm?? kapa?a sahipti. Okudu?unda ba?kas?na “al, komedi kitab?, moralin bozuk olunca okursun” diye veremiyordun, zaten okurken da??l?yordu. O zamandan bu zamana i?leri baya?? büyüttü san?r?m. Zaten ortal?kta James Bond gibi geziyor.

      Neyse, daha fazla yazarsam, avukat müridleri, ?ey yani avukat arkada?lar? benim de web sitemi kapatt?r?rlar, ayn? Richard Dawkins’in sitesine eri?imi kapatt?rd?klar? gibi. Birileri sansür falan diyordu de?il mi? Yok can?m, sansür Allahs?z Darwinistlerin i?i, yoksa siz site kapatt?r?r m?s?n?z hiç? Öyle de?il mi, pek muhterem mehdi efendi? 🙂

      – verdi?im di?er isimle ilgili söylemek istediklerimi, tam olarak anlad???n? sanm?yorum.

      Yok anlad?m da, sen espiriyi anlamam??s?n. Adam?n mesleki alan? evrim teorisi ile ilgili oldu?u için, akademik kariyer yaparken yapt??? yay?nlara referans verilmi? olabilir. Adam suçlu olabilir, ama bu çal??ma yapt??? alan?n geçersiz ya da o alanda çal??an tüm insanlar?n ayn? amaca hizmet etti?i anlam?na gelmez. Bilirsin, daha geçenlerde bir yerlerde bir imam?n taciz olay?na kar??t??? ortaya ç?km??t?. ?imdi, tüm imamlar? ayn? kefeye koyup, imamlar?n yapt??? i?i de o imam?n yapt??? suç ile mi ili?kilendirelim?

      – Richard Dawkins’in tart??maya girmemesi seni rahats?z etmiyor mu, madem ki söylediklerinden emin, madem ki kar??s?na ç?kacak ?ah?s kayda de?er de?il. bu da mant?kl? gelmiyor malesef, sebep her ne olursa olsun. ayr?ca bilim tart??may?, bilgi al??veri?ini gerektirmiyor mu? e?er hakl? ise kar??s?ndakilere anlatabilece?i çok ?ey olmal?, bu durumda kendini izleyenlere de önemli bir mesaj vermi? olmaz m??

      Tamam ama kar??s?ndaki ki?inin herhangi bir bilimsel çal??mas?, iddialar?n? destekleyecek herhangi bir gözlem, deney yok ki? Niye bir biyolog kalk?p da s?rf birisi iddiada bulunuyor diye gelsin onunla tart??s?n? Niye, sahtebilimcilere, yalanc?lara prim versin? O adamla ayn? masaya oturmak, tart??mak, o adam? muhatap al?p, kendisinin baz? konularda söz sahibi olabilecek nitelikte oldu?unu kabul etmek de?il midir?

      O zaman ben de diyeyim ki; “benim Microsoft’un C derleyicisinden daha iyi bir C derleyicim var, bak benchmark yapt?m daha h?zl? ç?kt?.”. Demezler mi bana o zaman, “tamam ?spatla, getir koy kodu” diye?

      – “Yok kodu koyamam, çal?n?r”
      + “E tamam, o zaman en az?ndan belli algoritmalar?n Microsoft C derleyicisi ve senin derleyicinle derlenmi? ikilik dosyalar?n? koy inceleyelim, bakal?m gerçekten do?ru musun?”
      – “Yok olmaz, illa Steve Balmer gelsin benimle televizyonda tart??s?n”

      Sonra Steve Balmer “onunla m? u?ra?aca??m lan ben” dedi?i zaman “hahahaha, korktu korktu” yapay?m.

      Oldu mu bu? Olmad?. E, öteki de olmad?.

      – bir de, hücre deneme yan?lma yapmaz demi?sin, öyle ise; yapaca?? i?i önceden biliyor olmas? gerekli. bunu kabul ediyormusun?

      Hay?r, etmiyorum, çünkü, hücrede bilinç yok. Bak ?imdi, X ilkel hücresi ortaya ç?kt?, bölünemedi, öldü. Y hücresi ç?kt?, bölünemedi, öldü gitti. Z ç?kt?, o bölündü, ondan bölünen bölündü, böyle gider. Sonra bu bölünmeler s?ras?nda olu?an mutasyonlar yeni hücre ?ekillerinin ortaya ç?kmas?na neden olur ve öyle gider.

      Bu X’in, Y’nin ortaya ç?kma s?kl??? o kadar çooooooooooook, yay?ld??? co?rafya o kadar geniiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii? ki, illa bir tanesi tutuyor. Bu ayn? klavyenin tu?lar?na bilmeden basan bir bebe?in yüz milyarlarca çarp? yüz milyarlarca kez bas?p üç harfli anlaml? bir kelime yazabilmi? olmas? gibi bir ?ey. Sonra o kelime etrafta olan harflerle etkile?ime girdikçe daha uzun ve anlaml? kelime olarak büyümeye devam ediyor. Kimyasal yap?s? nedeniyle de anlaml? olmayacak bir harfle birle?mesi mümkün olmad??? için ba?ar?l? olmaya devam ediyor.

      – “Fotosentez yapacak ?ekilde bir hücre geli?tirecek”, buradaki “geli?tirmek” ne anlama geliyor? deneme yan?lma, ö?renme de?il ise?

      Yukar?dakiyle ayn?.

      – felsefeden kast?m; bu teorinin bilimsellikten çok, felsefi bir boyut kazanm?? olmas?. bilimsel bulgular? illaki bir ?eylerin do?rultusunda ilerletmeye çal??mas?.

      Maalesef böyle bir ?ey bilimin i?leyi?ine ayk?r?. Asl?nda tersine, bu dinden bilim uydurmaya çal??anlar?n i?i. Hani ?u “dünya 6 günde yarat?ld?” deyip, asl?nda daha uzun süre oldu?u ortaya ç?k?nca “ama, Tanr?’n?n bir günü 1000 y?l yap?yor” diye laf? çeviren, daha da uzun ç?kt???, üstelik dünyan?n döndü?ü ortaya ç?k?nca art?k çevirecek laf bulamay?p, adam yakmaya kalkan ayd?nlanma dönemindeki kilise gibi. Tabi aradan yüzlerce y?l geçtikten sonra “ya asl?nda adam? bo?una mahkum etmi?iz, asl?nda adam azizmi? yahu, o dönemde ?ncil tam anla??lmam??, tabi dünya dönüyor, bak ?ncil’de de yaz?yor” diyen Vatikan gibi. Tabi bunun bir de alakas?z ayet gösterip “Kuran’da da var” diyen versiyonu da bizim topraklar?m?zda ya??yor. Yazan? söylemiyor, alakas?z ayeti e?ip bükmeye çal???p, aha bak burada var diyenleri çok gördüm. Neyse, o konu tart??maktan hiç ho?lanmad???m ve son derece bunald???m, hatta kalk?p cam? açt???m bir konu.

      Yukar?da anlatt???m gibi bir nedenle de iddian mümkün de?il. Üstelik bu iddian?n do?ru olmad???n? gösterecek bir hikayem bile var:
      1912 y?l?nda Charles Dawson ad?ndaki bir koleksiyoncu bir kafatas? buldu?unu söylemi?ti. Kafatas?na bak?ld???nda modern insan kafatas?na benzese de çene yap?s? farkl?yd?. O dönemki bilim adamlar? bunun ilkel bir insana ait olabilece?ini dü?ündüler. Ancak yine de ku?kuyla bak?l?yordu. Yine de ellerinde ku?kular?n? kan?tlayabilecek bir kan?t olmad??? için “Piltdown adam?” deyip kay?tlara geçirildi. Fakat 1953 y?l?nda, evet tam 41 sene sonra bu kafatas?n?n sahte oldu?u kesin olarak anla??ld?. Kafa tas?n?n kendisi modern bir insana aitti, çene ise 500 y?ll?k bir orangutan fosiline. Eski görünmesi için de kafa tas? demir çözeltisine ve asite bat?r?lm??t?.

      ?imdi, e?er iddia etti?in gibi bir felsefe veya ideoloji do?rultusunda hareket ediliyor olsayd?, 1953 y?l?nda bu kafatas?n?n sahte oldu?u ortaya ç?ksa bile has?ralt? edilir, insanlardan saklan?rd?. Ama öyle yap?lmad?, Wilfrid Le Gros Clark ad?nda insan?n evrimi üzerine çal??an bir paleoantropolog bu kafatas?n?n sahte oldu?unu ortaya koydu.

      Aradan geçen 41 y?lda konu üzerine yaz?lan yaz?lar? ve ara?t?rmalar? dü?ünürsen, o kadar emek kayb? olmas?na ra?men, yine de gerçe?i ortaya koydular evrimci bilim adamlar?. O dönemki teknik günümüzdeki kadar ileri olsayd?, sahtekarl?k daha çabuk ortaya ç?kard?.

      Mesela ?u anda Darwinius masillae’n?n gerçekten insan?n atas? say?l?p say?lamayaca?? yönünde ?üphe ve bu yönde tart??malar var. Fosil, Piltdown Adam?’n?n tersine gerçek, yani ortada bir sahtekarl?k yok. Ancak net olarak bunun insan atas? say?l?p say?lmayaca?? üzerinde ara?t?rmalar yap?l?yor, çünkü kendisi Homo Habilis veya Homo Erectus gibi insan türü de?il, çok daha önceden kalma bir primat. ?nsan, ?empanze, bonobo, orangutan ve gorillerin bulundu?u dal?n de?il de, çok daha öncesinde ayr?lm?? ba?ka bir dal?n atas? olabilir. Zamanla anla??lacakt?r.

      – tekrar tekrar tekrar söylüyorum, kesinlikle bilime, ara?t?rmalara kar?? de?ilim. yap?m gere?i olamam da zaten. en çok bilimsel ke?ifler, yeni icatlar, bilimsel geli?meler ilgimi çeker. fakat bu konunun bilimden uzak “felsefi” bir boyut kazanmas? kesinlikle akla yatk?n gelmiyor. bunun (senin de söyledi?in gibi) inançla da bir alakas? yok.

      Daha önce de sordum, yine soruyorum: Kim uydurdu bu felsefeyi yahu? Yok öyle bir ?ey karde?im 🙂

      Burada saat 2:30 AM (Amerika’da oldu?um belli olsun da havam olsun, h?h! :)). Oyun oynayacakken bak oturdum bunlar? yazd?m. Hatta han?m dövecek niye yatm?yorsun diye.

  21. De?erli Karde?im, bu sohbeti bitirmek istiyorum art?k. bunun iki sebebi var. (bu kan?ya ula?acak kadar uzun soru-cevap yapt???m?z? dü?ünüyorum)

    (1) – sen genelde (benim do?ru ya da yanl??) kulland???m ifadelere tak?l?p, as?l sorular? (anlamam?? olmana ihtimal vermiyorum) cevaplam?yor ya da cevaplayam?yorsun. Ve ben sürekli bunlara kar??l?k sorular? daha da açmak ve daha da uzatmak zorunda kal?yorum. oysa sorduklar?m gayet basit, k?sa ve net.

    örne?in;

    “Halbuki senin ?u anda gördü?ün DNA ve hücre geli?mi? bir model. ?lk ortaya ç?kan DNA benzeri ya da hücre benzeri illa yap?n?n ?u ankiyle ayn? olmas? gerekmiyor ki. Ortaya ç?kan yap? DNA gibi kod ta??yabilsin, hücre gibi kapal? bir yap? olabilsin yeter.”

    ?u anki yap? ile ayn? olmayaca??n? ben de biliyorum ve soruyorum ki; DNA’y? olu?turan maddelerin biri olmadan bu yap? da kurulamazd?. ya eksik elementlerle nas?l çal???yor olabilece?i aç?klanabiliyor mu?, ya da ?imdiki yap? ile “çok uzun y?llar içinde de olsa” olu?ma olas?l??? nedir?

    bu durum sadece bir tanesi.

    bahsetti?imiz ?ah?slarla ilgili gerekli bilgiye dahip oldu?umu söyledi?im halde cevab?n?n büyük bölümünü bunlara ay?rm??s?n. ?ah?slara tak?lmak istemiyorum, yap?lm?? olabilecek durumlardan bahsediyorum.

    örgütlenmeden kast?m; o ?ah?slarla alakal? de?il. Türkiye’deki (hatta dünyadaki) farkl? yap?lardan bahsetmeye çal??t?m ama kesinlikle anlad???n? sanm?yorum (çünkü cevab?n bunu gösteriyor) ve benim daha aç?k bahsetme ihtimalim yok. yine ifadelere tak?l?p, as?l bahsedilen meseleyi atl?yorsun.

    “Mesela ben Türkiye’nin o grafikteki yerinden son derece rahats?z?m.” ben de gurur duydu?umu söyledim, “evrim teorisi” ad? üstünde bir “teori” de?ilmi? öyle ise bahsettikleriminde de “baz? zihniyetlerin kabul edebilece?i ?ekilde” kan?tlanma ihtimali de var öyle ise.

    “Bu ayn? klavyenin tu?lar?na bilmeden basan bir bebe?in yüz milyarlarca çarp? yüz milyarlarca kez bas?p üç harfli anlaml? bir kelime yazabilmi? olmas? gibi bir ?ey.” bu tabii ki olabilir hatta çok da do?al kar??lan?r (ye?enimin rastgele tu?lara bas?p iki yada üç harfli anlaml? kelimeler ortaya ç?kard???n? gördüm, ayr?ca dedi?in kadar beklemem de gerekmedi) ben böyle bir duruma itiraz etmedim ki! ancak;

    “Sonra o kelime etrafta olan [[harflerle etkile?ime girdikçe]] daha uzun ve anlaml? kelime olarak büyümeye devam ediyor. Kimyasal yap?s? nedeniyle de anlaml? olmayacak bir harfle birle?mesi mümkün olmad??? için ba?ar?l? olmaya devam ediyor.”

    i?te bu imkans?z! öncelikle büyük parantez içi ne anlama geliyor? sen (zaman ne kadar uzun olursa olsun) bir gün bebe?in roman yaz?yor olaca??n? söylüyorsun. ya da buna benzer bir iddiada bulunuyorsun. harfler ak?ll? m? ki “etkile?ime girsin”, ya da bu olas?l?kla nas?l aç?klanabilir? rastgele ve bilinçsizce katrilyon x katrilyonca tu?lara basal?m “ya?as?n evrim teorisi” yazma ihtimalimiz nedir? bu nas?l bir mant?k? klavyedeki tu?lar?n yerleri ve
    say?lar?, metindeki harflerin say?lar? ve yerlerinin, bu sonucu ortaya ç?karma ihtimalinden nas?l söz edilebilir? i?te evrim teorisi bunu iddia ediyor.

    “Daha önce de sordum, yine soruyorum: Kim uydurdu bu felsefeyi yahu? Yok öyle bir ?ey karde?im” ben hiçbir zaman bu bir felsefedir demedim, ifade etmeye çal??t???m; zamanla bu teorinin felsefele?mi? oldu?u, ki?iler üzerinde böyle bir etki olu?turdu?udur. yoksa “evrim felsefesi” dedi?imiz yok yani.
    __________________________________________

    (2) – dikkat edersen sohbetin ba??ndan beri sürekli ben soruyorum, sen savunuyorsun. (ad? üstünde “soru”lara tabiiki cevap vermeye çal??acaks?n, itiraz?m bu de?il, yada ilk soruyu soran sensin diyeceksin, itiraz bu noktada da de?il).

    oysa;
    kar?? görü?e sorman gerekmez miydi? “peki sen nas?l oldu?unu dü?ünüyorsun?” diye, ama hiç sormad?n!
    ya da “öyleyse bunu sen nas?l aç?klars?n?” diyebilmeliydin!
    “peki senin iddian nedir?” diye sormad?n!

    bu da senin kar??t görü?e kapal? oldu?unu, sadece ama sadece kendi görü?ünü kabul ettirme çabas? içinde oldu?unu, “yani yazd???n gibi” (belki istesen de) tarafs?z bakamad???n? gösteriyor. i?te en büyük problem de bu. diyeceksin ki, “ben bilimsel olmayan hiçbir?eyi kabul etmem” peki elimde bilimsel veri olmad???n? nereden biliyorsun?, i?te bu dü?ünceye sahip büyük ço?unlu?un (hepsi de?il tabii ki) “felsefesi” dedi?im olay bu; bu teorinin çürütülecek olmas?na dahi tahammülleri yok. öyle ki; %100 bilimsel (onlar?n da kabul edebilece?i) kan?tlar sunulsa dahi, buna itiraz edilecektir. her na kadar
    “tarafs?z” olundu?u söylense de bence bu “taraf” olmakt?r. ben senin tüm cevaplar?n? dinledim, peki sen kar?? bir teori olabilece?ine hiç mi ihtimal vermiyorsun? hiç mi merak etmiyorsun? (teorinin kendi içinde düzeltmeleri oldu?unu söylesen de, bu durumu pek fazla aç?klam?yor)

    her?ey bir tarafa bence bu teorinin ele?tirilmesi gereken as?l taraf? bu olmal?; teoriyi savunanlar (her ne kadar öyle olmad???n? iddia etseler de) bir din gibi bir ya?am felsefesi gibi bunlar vazgeçemiyor olmalar?. Ve “büyük ço?unlu?u” adeta hayatlar?n? bunu savunmaya adam?? olmalar?. “bilimsel” olmak bunu mu gerektiriyor?

    bir de (konumuz de?il diyeceksin ama); din ile ilgili ?unu söylemek istiyorum, lütfen üzerinde biraz dü?ünmeye çal??;

    “din (islamiyet) olmadan bilimin, bilim olmadan da dinin tam olarak anla??lamayaca??n?” iddia ediyorum. (umar?m bu senin için klasik dini bir ifade olmam??t?r)

    i?te bu sebeplerden dolay? bu sohbetin verimli olabilece?ini dü?ünmüyorum art?k. cevaplar?n? dinledim (cevaplar üzerinde dü?ünmedi?imi zannetme sak?n), benim için elle tutulamayan o kadar çok yan? var ki.. yine de her yeni geli?me benim için incelenmesi, ara?t?r?lmas?, üzerinde dü?ünülmesi gereken bir veridir. Yani, kesinlikle farkl? dü?üncelere kapal? oldu?umu dü?ünmüyorum, yoksa bu sohbeti hiç ba?latmazd?m.

    sohbeti ba?latmadaki bir di?er amac?m, özellikle ilk yorumumda biraz “ayk?r?” ifadeler kulland?m ki, senin dikkatini ve tepkini çekece?ini bildi?im için.

    kafanda baz? soru i?aretleri olu?turmakt? (sen zaten kafam sorularla dolu diyeceksin).

    nas?lsa bir gün herkes ö?renecek, evrim oldu mu? olmad? m?? yarat?ld?k m?? yarat?lmad?k m?? ya da nas?l oldu?unu?

    ..neyse, sohbet için ve zaman ay?rd???n için te?ekkür ederim. kendine iyi bak, ba?ar?lar sana. (yine verece?in yan?ta ba?l? olarak, cevap verme hakk?m? sakl? tutuyorum 🙂

    • (1) – sen genelde (benim do?ru ya da yanl??) kulland???m ifadelere tak?l?p, as?l sorular? (anlamam?? olmana ihtimal vermiyorum) cevaplam?yor ya da cevaplayam?yorsun. Ve ben sürekli bunlara kar??l?k sorular? daha da açmak ve daha da uzatmak zorunda kal?yorum. oysa sorduklar?m gayet basit, k?sa ve net.

      örne?in;

      “Halbuki senin ?u anda gördü?ün DNA ve hücre geli?mi? bir model. ?lk ortaya ç?kan DNA benzeri ya da hücre benzeri illa yap?n?n ?u ankiyle ayn? olmas? gerekmiyor ki. Ortaya ç?kan yap? DNA gibi kod ta??yabilsin, hücre gibi kapal? bir yap? olabilsin yeter.”

      ?u anki yap? ile ayn? olmayaca??n? ben de biliyorum ve soruyorum ki; DNA’y? olu?turan maddelerin biri olmadan bu yap? da kurulamazd?. ya eksik elementlerle nas?l çal???yor olabilece?i aç?klanabiliyor mu?, ya da ?imdiki yap? ile “çok uzun y?llar içinde de olsa” olu?ma olas?l??? nedir?

      bu durum sadece bir tanesi.

      Ben bu soruna net bir cevap verdi?imi dü?ünüyordum: Miller-Urey deneyi bunun olu?ma ihtimalinin oldu?unu aç?k ve net bir ?ekilde ortaya koymu?tur.

      ?fadelerin evrim teorisi veya ba?ka bir teori hakk?nda yanl?? oldu?u zaman elbette ki tak?l?yorum. E?er o ifadeler hakk?nda bir yorum yapmazsam, o zaman öyle oldu?unu kabul etmi?im izlenimi veririm. Yukar?da bahsetti?in DNA veya hücre yap?s?yla ilgili sorular?nda hücre içerisindeki organellerin kompleks yap?lar oldu?unu ve bunlar?n nas?l birden ortaya ç?kabilece?ini sormu?tun. Ben de böyle bir ?eyin zaten olmad???n?, son geli?mi? ürüne bakmaman gerekti?ini ifade ederek cevap vermi?tim. Yani o organallerin nas?l olu?tu?una cevap vermemi? olmam, asl?nda öyle bir ?eyin senin sordu?un gibi bir anda olmay???ndan idi.

      bahsetti?imiz ?ah?slarla ilgili gerekli bilgiye dahip oldu?umu söyledi?im halde cevab?n?n büyük bölümünü bunlara ay?rm??s?n. ?ah?slara tak?lmak istemiyorum, yap?lm?? olabilecek durumlardan bahsediyorum.

      örgütlenmeden kast?m; o ?ah?slarla alakal? de?il. Türkiye’deki (hatta dünyadaki) farkl? yap?lardan bahsetmeye çal??t?m ama kesinlikle anlad???n? sanm?yorum (çünkü cevab?n bunu gösteriyor) ve benim daha aç?k bahsetme ihtimalim yok. yine ifadelere tak?l?p, as?l bahsedilen meseleyi atl?yorsun.

      Ben sadece bunun evrim gibi bir gerçek ve evrim teorisi gibi bu gerçe?in mekanizmas?n? aç?klayan bir teori ile nas?l bir ba?lant?s? oldu?unu merak ediyorum. Daha önce o ?ah?s hakk?nda savunmaya yönelik bir cevap yazd???n için ayr?nt?ya girme ihtiyac? hissettim. Ayn? zamanda Richard Dawkins’in de o ki?iyle görü?mek istemeyi?inin sende ?üphe uyand?rd???n? belirtti?in için de daha fazla yazmam gerekti.

      “Mesela ben Türkiye’nin o grafikteki yerinden son derece rahats?z?m.” ben de gurur duydu?umu söyledim, “evrim teorisi” ad? üstünde bir “teori” de?ilmi? öyle ise bahsettikleriminde de “baz? zihniyetlerin kabul edebilece?i ?ekilde” kan?tlanma ihtimali de var öyle ise.

      Orada benim rahats?z oldu?um en büyük ?ey, halk?n neyi reddetti?ini dahi bilmeden, tamamen dezenformasyon nedeniyle reddetmesi. Soka?a ç?k?p insanlara “evrim teorisi nedir?” diye sordu?unda, 100 ki?iden sadece 5’i belki de “canl?lar?n ortak atadan geldi?ini ve do?al seçilim yöntemiyle evrimle?erek günümüze nas?l geldiklerini aç?klayan teoridir” diyebilir. Geriye kalanlar?n bir k?sm? ya ad?n? duymam??t?r, duyanlar?n da hepsi “insan?n maymundan geldi?ini anlatan teori” diyecektir.

      Halbuki ne maymundan geldik diyor, ne de sadece insan? anlat?yor.

      Ayr?ca, teori kelimesinin Türkiye’de günlük hayatta kullan?m? ile bilimsel alanda kullan?m? farkl?. Örne?in, kütle çekimi teorisi de ad? üstünde bir teori. Ama, kendini camdan att???nda yere dü?üyorsun de?il mi? Çekim kuvvetinin oldu?u bilinen ve görülen bir?ey, kütle çekimi teorisi de bunu aç?klayan bir teori. Ayn?, evrimin gerçekle?ti?inin görülmesi ve evrim teorisinin de bunu aç?klamas? gibi. Evrim kesinlikle gerçekle?en bir ?ey, bu görünüyor, izlenebiliyor. Ama bunun nas?l gerçekle?ti?ini Evrim Teorisi aç?kl?yor. Yar?n Evrim Teorisi’nin, bu evrim sürecini aç?klarken yan?ld??? ortaya ç?karsa, yerine daha do?ru aç?klayan Çevrim Teorisi ç?kabilir. Ancak, bu evrimin gerçekle?medi?ini göstermez. Çünkü evrim gerçekle?iyor ve bunu gözümüzle görüyoruz.

      “Bu ayn? klavyenin tu?lar?na bilmeden basan bir bebe?in yüz milyarlarca çarp? yüz milyarlarca kez bas?p üç harfli anlaml? bir kelime yazabilmi? olmas? gibi bir ?ey.” bu tabii ki olabilir hatta çok da do?al kar??lan?r (ye?enimin rastgele tu?lara bas?p iki yada üç harfli anlaml? kelimeler ortaya ç?kard???n? gördüm, ayr?ca dedi?in kadar beklemem de gerekmedi) ben böyle bir duruma itiraz etmedim ki!

      Buna itiraz etmedi?ine göre amino asitlerin de belli bir s?rada dizilebilecekleri ihtimaline de itiraz etmemen gerekmez mi?

      ancak;

      “Sonra o kelime etrafta olan [[harflerle etkile?ime girdikçe]] daha uzun ve anlaml? kelime olarak büyümeye devam ediyor. Kimyasal yap?s? nedeniyle de anlaml? olmayacak bir harfle birle?mesi mümkün olmad??? için ba?ar?l? olmaya devam ediyor.”

      i?te bu imkans?z!

      Neye dayanarak bunun imkans?z oldu?unu iddia ediyorsun? Bunun imkans?z oldu?unu gösterebilecek bir kan?t?n var m?? Ama, ihtimalinin oldu?unu gösteren 2 defa ba??ms?z ?ekilde farkl? y?llarda tekrarlanm?? Miller-Urey deneyi var.

      öncelikle büyük parantez içi ne anlama geliyor? sen (zaman ne kadar uzun olursa olsun) bir gün bebe?in roman yaz?yor olaca??n? söylüyorsun. ya da buna benzer bir iddiada bulunuyorsun. harfler ak?ll? m? ki “etkile?ime girsin”, ya da bu olas?l?kla nas?l aç?klanabilir? rastgele ve bilinçsizce katrilyon x katrilyonca tu?lara basal?m “ya?as?n evrim teorisi” yazma ihtimalimiz nedir? bu nas?l bir mant?k? klavyedeki tu?lar?n yerleri ve
      say?lar?, metindeki harflerin say?lar? ve yerlerinin, bu sonucu ortaya ç?karma ihtimalinden nas?l söz edilebilir? i?te evrim teorisi bunu iddia ediyor.

      Burada bir yanl?? anla??lma var. Ne demek istedi?imi asl?nda yüzyüze görü?ebilseydik, sana ka??t üzerinde çizerek daha da net anlatabilirdim. ?öyle ifade etmeye çal??ay?m:
      Bebe?in rastgele harflere bas??? aminoasitlerin belli bir dizilime gelebilmesi gibi. Bildi?in gibi do?adaki birçok güç sürekli hareket halinde. Rüzgarlar, volkanik aktiviteler, s?cak/so?uk su ak?mlar?, güne? ???nlar? vs. vs. Üstüne bir de bunlar?n 4 milyar y?l kadar önce daha da aktif oldu?unu, daha yeni olu?mu? bir gezegenin etraf?nda çok daha fazla gök ta?? olaca??n? ve sürekli olarak irili ufakl? gök ta?lar?yla çe?itli element ve minerallerin dünyaya getirildi?ini dü?ün. Tüm bu aktiviteler ayn? bebe?in rastgele klavye tu?lar?na bas??? gibi, amino asitlerin dizilmesine sebep oluyor.

      Aradaki ba?lar?n olu?mas? da yine do?a güçlerinin etki etmesinden kaynaklan?yor. Ancak bu sefer farkl? olan ?ey aminoasitleri olu?turan maddelerin birle?mesi yerine amino asitlerin di?er elementlerle ba? kurmas?. Yani kelime istese de art?k manas?z harflerle devam edemiyor.

      “Daha önce de sordum, yine soruyorum: Kim uydurdu bu felsefeyi yahu? Yok öyle bir ?ey karde?im” ben hiçbir zaman bu bir felsefedir demedim, ifade etmeye çal??t???m; zamanla bu teorinin felsefele?mi? oldu?u, ki?iler üzerinde böyle bir etki olu?turdu?udur. yoksa “evrim felsefesi” dedi?imiz yok yani.

      Asl?nda bu konuyu daha fazla açman? isterim. Yani ne yap?yor evrim teorisinin felsefe gibi etki etti?i ki?iler?
      __________________________________________

      (2) – dikkat edersen sohbetin ba??ndan beri sürekli ben soruyorum, sen savunuyorsun. (ad? üstünde “soru”lara tabiiki cevap vermeye çal??acaks?n, itiraz?m bu de?il, yada ilk soruyu soran sensin diyeceksin, itiraz bu noktada da de?il).

      oysa;
      kar?? görü?e sorman gerekmez miydi? “peki sen nas?l oldu?unu dü?ünüyorsun?” diye, ama hiç sormad?n!
      ya da “öyleyse bunu sen nas?l aç?klars?n?” diyebilmeliydin!
      “peki senin iddian nedir?” diye sormad?n!

      Sormaya çal??sam da konu o eksenden sürekli olarak kayd?. Örne?in sana “evrim teorisine geri dönelim” demeye çal???rken gelmeye çal??t???m nokta neden kar?? ç?kt???n, neyi iddia etti?in olacakt?. Ama olmad?.

      bu da senin kar??t görü?e kapal? oldu?unu, sadece ama sadece kendi görü?ünü kabul ettirme çabas? içinde oldu?unu, “yani yazd???n gibi” (belki istesen de) tarafs?z bakamad???n? gösteriyor. i?te en büyük problem de bu.

      Sence de fazla a??r olmad? m? bu sözler?

      diyeceksin ki, “ben bilimsel olmayan hiçbir?eyi kabul etmem” peki elimde bilimsel veri olmad???n? nereden biliyorsun?, i?te bu dü?ünceye sahip büyük ço?unlu?un (hepsi de?il tabii ki) “felsefesi” dedi?im olay bu; bu teorinin çürütülecek olmas?na dahi tahammülleri yok. öyle ki; %100 bilimsel (onlar?n da kabul edebilece?i) kan?tlar sunulsa dahi, buna itiraz edilecektir. her na kadar
      “tarafs?z” olundu?u söylense de bence bu “taraf” olmakt?r. ben senin tüm cevaplar?n? dinledim, peki sen kar?? bir teori olabilece?ine hiç mi ihtimal vermiyorsun? hiç mi merak etmiyorsun? (teorinin kendi içinde düzeltmeleri oldu?unu söylesen de, bu durumu pek fazla aç?klam?yor)

      her?ey bir tarafa bence bu teorinin ele?tirilmesi gereken as?l taraf? bu olmal?; teoriyi savunanlar (her ne kadar öyle olmad???n? iddia etseler de) bir din gibi bir ya?am felsefesi gibi bunlar vazgeçemiyor olmalar?. Ve “büyük ço?unlu?u” adeta hayatlar?n? bunu savunmaya adam?? olmalar?. “bilimsel” olmak bunu mu gerektiriyor?

      Niye çürütülmesine tahammül olmas?n ki? Aksine yukar?larda bir yerlerde bu teoriyi yanl??layacak ba?ka bir teorinin henüz ç?kmad???ndan bahsediyordum. Yani ne ben, ne de herhangi bir bilim adam? “evrim teorisi yanl??lanamaz, yerine ba?ka bir teori gelemez” demez ki. Madem elinde bilimsel veri var, bilimin senden bekledi?i bu bilimsel verileri derleyip bir çal??ma halinde yay?nlaman. Nobel bile al?rs?n (dalga geçti?imi sanma lütfen). Ancak i?te problem burada ortaya ç?k?yor. E?er elinde bilimsel veri oldu?unu iddia eden birisi ç?k?p da bu bilimsel verileri yay?nlam?yor, bir mekanizma ortaya koyup, gözlenen evrimsel süreci aç?kla(ya)m?yorsa, kar??daki suçlamaktan ziyade kendisini suçlamas? gerekmez mi?

      ?u ana kadar böyle bir çal??man?n yap?lmam?? olmas?, kan?tlar?n da sürekli olarak evrim teorisini destekler nitelikte olmas?, kar?? iddialar?n da böyle bir çal??mayla ortaya ç?km?yor olmas?nda benim, evrim teorisini savunanlar?n ya da bilim adamlar?n?n ne suçu var?

      Hiçkimse aç?kças? hayat?n? bu teoriyi savunmaya adam?? de?il. Yar?n bu teori çürütülürse yerine ba?ka bir teori gelirse, o teori savunulacakt?r. Ortada savunulan tek ?ey var, bilimin kan?tlarla i?ledi?i ve kan?tlar ortaya konarak aç?klama yap?lmas? gereklili?i. Ancak, ilk videoyu koydu?umda yapt???n yorum gibi, ortaya bir antitez ve kan?tlar koyarak gelmeden do?rudan sald?r? niteli?i ta??yabilecek sözler yazarsan, yukar?daki ifadelerden kendinin de pay alman gerekmez mi?

      ?u geçen tart??ma boyunca “evrim teorisi” kar??s?nda Türk halk?n?n verdi?i tepkiyle gurur duydu?unu söylerken, nedenini inanca ba?lam??t?n. Halbuki inanc?n bilimsel bir teorinin de?erlendirilmesinde kriter olmamas? gerekirken, bu tavr? gösteren halk?n, neye tav?r gösteri?ini bilmedi?i ortadayken, inanç üzerinden savunmayla gelmek yerine fikirlerini, bilimsel verilerini ortaya koymu? olsayd?n ve o yönde tart??m?? olsayd?k daha do?ru olmaz m?yd??

      bir de (konumuz de?il diyeceksin ama); din ile ilgili ?unu söylemek istiyorum, lütfen üzerinde biraz dü?ünmeye çal??;

      “din (islamiyet) olmadan bilimin, bilim olmadan da dinin tam olarak anla??lamayaca??n?” iddia ediyorum. (umar?m bu senin için klasik dini bir ifade olmam??t?r)

      Aç?kças? bu görü?e kat?lm?yorum. Elbetteki inanç sistemleri geçmi?te dü?ünürlerin daha fazla dü?ünmesine ve sorulara cevaplar aramas?na neden olmu?tu. Elbetteki bu bilimin ortaya ç?kmas?na neden olmu?tu. Ancak inanç sistemleri de ayn? nedenle ortaya ç?kmad? m?? Yani inanç sistemleri de insanlar?n sorular?na cevap aramak için ortaya ç?kmam?? m?yd??

      Ben halen din konusunda da insanlar?n yeteri düzeyde dü?ünmedi?ini ve yüzy?llar önce olu?turulmu? bir gelene?in devam ettirilmeye çal???ld???n?, bu nedenle de bilimsel geli?melerin her zaman bir tepki toplad???n? fakat yüzy?llar sonra da kabul edilmek zorunda kal?nd???n? dü?ünüyorum. Çünkü, tarihe bakt???m zaman da bunu görüyorum. Örne?in, Dünya’n?n yuvarlak oldu?u veya evrenin merkezi olmad??? ortaya at?ld???nda yüzy?llar boyunca dini otoriteler taraf?ndan reddedilmi?ti ve bunlar? ortaya koyanlar büyük ac?lara maruz b?rak?lm??t?. Keza, Takiyüddin’in meleklerin bacaklar?n? gözledi?i gerekçesiyle ?stanbul Rasathanesi’nin K?l?ç Ali taraf?ndan topa tutulmas?, ?bn-i Sina’n?n Allah’?n emri olan ölüme de çare bulabilece?i gerekçesiyle bo?azlat?lmas? vs. vs.

      Anlatmaya çal??t???m, sorun belki de dinin bir gelenek ve kurallar bütünü haline getirilmesi ve dinin geleneksel olarak anla??ld??? ?eyden farkl? ?ekilde yorumlanmas?n?n ve buna ayk?r? olan tüm geli?melerin kesin bir ?ekilde reddedilmesi, önyarg?yla yakla??lmas? vs. Yani sorun insanda bitiyor.

      i?te bu sebeplerden dolay? bu sohbetin verimli olabilece?ini dü?ünmüyorum art?k. cevaplar?n? dinledim (cevaplar üzerinde dü?ünmedi?imi zannetme sak?n), benim için elle tutulamayan o kadar çok yan? var ki.. yine de her yeni geli?me benim için incelenmesi, ara?t?r?lmas?, üzerinde dü?ünülmesi gereken bir veridir. Yani, kesinlikle farkl? dü?üncelere kapal? oldu?umu dü?ünmüyorum, yoksa bu sohbeti hiç ba?latmazd?m.

      Biraz hayal k?r?kl??? ya?ad???m? itiraf etmek istiyorum, çünkü, anlam veremedi?im ?ekilde ortaya konmu? ?eyleri “imkans?z” oldu?unu iddia ederek (Miller-Urey deneyinin ortaya koyduklar?, do?al seçilim mekanizmas?n?n çal??mas?n?n daha kompleks yap?lar olu?turabilece?i gibi), belki de kendi fikrine uymad??? için bir bo?lu?u olabilece?ini, “sadece bir deney” veya “sadece bir teori” ?eklinde ifadelerle yakla?t???n? görmek beni üzdü. Ayr?ca bir türlü gerek abiyogeneze, gerekse evrim teorisine neden bu kadar ön yarg?l? olarak yakla?t???na da tam olarak çözebilmi? de?ilim. Asl?nda sürekli bunu sormaya çal??t?m, ama sürekli sorularla kar??la?t???m için vaktimin tamam?n? cevap vermeye çal??arak (yeterli olmayabilece?ini elbette ki kabul ediyorum) harcad?m.

      sohbeti ba?latmadaki bir di?er amac?m, özellikle ilk yorumumda biraz “ayk?r?” ifadeler kulland?m ki, senin dikkatini ve tepkini çekece?ini bildi?im için.

      kafanda baz? soru i?aretleri olu?turmakt? (sen zaten kafam sorularla dolu diyeceksin).

      Aç?kcas? olu?an sorular? sorma f?rsat?m tam olarak olmad?. Konuyu kapatmay? ye? tuttu?un için de belki ba?ka bahara diyebilirim. Benim için konunun devam etmesinde bir sorun yok. Ancak san?yorum sen s?k?ld?n.

      nas?lsa bir gün herkes ö?renecek, evrim oldu mu? olmad? m?? yarat?ld?k m?? yarat?lmad?k m?? ya da nas?l oldu?unu?

      ??te burada ben de ayn? senin yukar?da yapt???n gibi bir sitemde bulunay?m:
      “Evrimin olu?u bir yaratan olmad??? anlam?na gelmez” ?eklindeki ifademin üzerine “sen ne dü?ünüyorsun, nas?l ikisini birle?tirebiliyorsun” ?eklinde sormad?n 🙂 Asl?nda oraya getirecektim konuyu ama daha çok farkl? noktalara geldi?imiz için de olmad?.

      ..neyse, sohbet için ve zaman ay?rd???n için te?ekkür ederim. kendine iyi bak, ba?ar?lar sana. (yine verece?in yan?ta ba?l? olarak, cevap verme hakk?m? sakl? tutuyorum 🙂

      Umar?m “inanç” ile “bilimsel bilgi”yi ortak zeminde bulu?turabilmek için “imkans?z” ?eklinde bir ç?k??tan önce, daha fazla derine inmekte sak?nca görmezsin. Belki senin aç?ndan bu konu?mam?zda sana yeterli ve tatmin edici cevaplar verememi? olabilirim, ama umar?m kafan? biraz olsun kar??t?rabilmi?imdir ki, devam?n? getirmen için motivasyon olur.

      Zaman?n ve sohbet için ben de te?ekkür ederim.

      Diledi?inde ba?ka kanallardan görü?mek mümkün. Google Talk, MSN, e-posta, Skype her zaman aç?k.

  22. Merhaba,

    Bakınız, yukarıya pek çok şey yazılmış !
    .
    Hasta olduğum için hepsini okuyamadım. Ama bir kısmını okumakla anladım “Leb” demeden “Leblebi” denileceğini…
    .
    Yukarıda;
    “………..
    Öncelikle şunu net bir şekilde belirtmek gerekiyor ki; evrim teorisi, canlıların çeşitliliğini ve gelişimini açıklayan ve şu anda kanıtlarla desteklenerek kabul görmüş tek bilimsel teoridir.
    ………..” diyorsunuz !
    Bakın !
    İnsanları, hayvanları, bitkileri, yeri-göğü, ayı-güneşi, yıldızları… velhasıl tüm alemleri yaratan Allah’u Teâlâ son gönderdiği ilâhi kitap olan Kur’an-ı Kerîm’de herşeyin en doğrusunu bize Hz. Muhammed (s.a.v.) vasıtasıyla anlatmış, Hz. Muhammed (s.a.v.) da bunları bize izah etmişlerdir.
    Müslüman olanlara ve inananlara ne mutlu… O bilgiler onlara yeter !
    .
    Allah’ı tanımayan bir ilim ilim değildir! Aynı şekilde Allah’ı tanımayan bir ilim adamı da ilim adamı değildir! İlim akıl ile, akıl da insan ile alâkalıdır doğrudan…
    .
    Siz evrim teorisine, soyunuzun maymun olduğuna inanıyorsanız varın inanın !…
    Ama ben soyumun maymun olmadığına, İlk insan ve ilk peygamber Adem Aleyisselâm olduğuna inanırım…
    Çünkü ben insanım, hayvan değilim ve hayvan soyundan da gelmedim…
    Aklım ile eğriyi-doğruyu ayırt edebilirim!
    .
    Hayvanlarda akıl var mıdır?
    Siz, olmayan bir akıl ile hangi ilim ve teoriden bahsediyorsunuz?
    .
    Sizi iman etmeye ve bu saçmalıkları bırakmaya davet ediyorum…
    Akıllı olun biraz 🙂
    .
    http://www.sorularlaislamiyet.com/article/2461/kur-an-i-kerim-e-gore-insanin-yaratilisi-nasildir.html adresinde :
    “Kur’an-ı Kerim’e göre insanın yaratılışı nasıldır?” başlıklı konuyu okuyunuz !
    .
    ve
    .
    http://www.newbahar.com/content/view/137/38/ adresindeki :
    “Kur’an-ı Kerim’de ve Hadis-i Şeriflerde Yaratılış” başlıklı konuyu okuyunuz !
    .
    .
    NOT : Yazınıza yazdığım bu yorumu : https://www.facebook.com/note.php?note_id=274045305990696 adresinde == “Maymun Soyu ! == başlığı ve birkaç (resim gibi) küçük ilâveler ile yayınladım.
    Bilginiz olsun.
    .

    • Yazdiklarinizda hakaret, baskasini hakir, kendini ustun gorme, bir konu hakkinda arastirma yapmadan, o konunun yalan oldugunu iddia etme, bilimsel bir teoriyi kendince anlatmaya calismis birisinin imansizligindan bahsetme vs. gibi aslinda cevap vermemek icin yeterli denecek sebepler olsa da ben yine de anlatmaya calisacagim.

      Oncelikle, Evrim Teorisi bilimsel bir teoridir ve gunumuzdeki biyoloji ve tip bilimlerinin temelini olusturur. Haserati yok etmek icin uretilen zehirden tutun da, hastaliklari, genetik bozukluklari iyilestirme veya duzeltmeye calismaya kadar her alanda evrim teorisinden bolca faydalanilir.

      Bilim inancla ilgilenmez. Aman onu “Allah mi yaratti, yoksa Zeus mu? Isa gercekten mesih mi? Allah var mi?” gibi sorularla ilgilenmez. Tek yaptigi, dunyayi, icinde bulundugumuz evreni ve bu evrende olan olaylari aciklamaya calismaktir. Bunu yaparken de kalkip da bu A kisisinin inancina, B kisisinin soylediklerine uyuyor mu diye sorgulamaz. Bu yuzden de “Allah’ı tanımayan bir ilim ilim değildir!” sozunuz yersiz. Cunku bilim zaten Allah inancini sorgulamaz, onunla ilgilenmez. O kisinin bilecegi istir. Bilim, gordugunu, buldugunu, bildigini soyler.

      Eger insanlar “zaten var olan bilgiler yeter” demis olsalardi, bugun su yukaridakileri yazmaniza izin veren bilgisayar teknolojisine sahip olamazdik. Aksine insanoglu “bu yetmez, daha fazla ogrenmeliyiz” deyip, daha fazla arastirmali, yerinde oturacagina kalkip gezginlik yapmali, denizin dibine, uzayin derinkliklerine bakmali.

      Yukarida yazilanlarin hicbirisini okumamissiniz. Bu yuzden ki “Siz evrim teorisine, soyunuzun maymun olduğuna inanıyorsanız varın inanın !…” seklinde aklinizca benimle dalga gecmissiniz. Yukarida bir yerlerde soyle yazmistim:
      “Halbuki ne maymundan geldik diyor, ne de sadece insani anlatiyor.”

      Evrim teorisi “insan maymundan geldi” demez. “Insan ile maymunlar ortak bir atadan gelir” der. Size tavsiyem, kulaktan dolma bilgilerle baskasindan daha akilli oldugunuzu iddia etmeden once, gidin ilk kaynaktan bir okuyun, arastirin, sonra baskalarina “aklinizin yattigini, ama onun aklinin yatmadigini” soylemeye kalkin. Ustelik bilgi sahibi olmadiginiz seye “sacmalik” luksunu kendinizde nasil buldugunuzu anlayabilmis degilim.

      Ayrica, “insan, bir hayvan degil, ozel bir varliktir” tarzi bir yaklasim, benim gozumde sovenizm ve kendini begenmislikten baska bir sey degil. Insan, diger hayvanlardan ozel degildir ve diger hayvanlari istedigi gibi kullanma, onlara “kendileri icin yaratildigini” dusunerek istedigini yapma hakkina da sahip degildir.

      Hayvanlarda elbette ki akil vardir. Bundan birkac milyon yil once dunyadaki en zeki varlik insan degil yunuslar idi. Yukarida isaret diliyle konusmayi ogrenmis bir gorilden bahsetmistim. Youtube’da arayip izleyebilirsiniz.

      Son olarak;
      “Aynı şekilde Allah’ı tanımayan bir ilim adamı da ilim adamı değildir!” demissiniz.

      Sitenizden gordugum kadariyla Linux ile ilgilisiniz. Hatta hakkinda site acacak kadar seviyorsunuz. Peki, Linus Torvalds’ in ateist oldugunu biliyor muydunuz? O halde ne yapmak lazim, Linux kullanmamak mi? Linux’u yok saymak, bilimsel ve teknolojik bir gelisme olarak gormemek mi lazim?

      Sizi biraz dusunmeye, okumaya, arastirmaya ve son olarak da saygiya davet ediyorum.

  23. Konuyu dine cekmenin hic bir mantikli tarafi yok. Din kitaplarini acip okuyan bir kisinin dinazorlar hakkinda, Dunya hakkinda, Gunes sistemimiz hakkinda bilgi sahibi olması mumkun degil. Insanin camurdan yaratildigini yazan kitabin bilimsel oldugundan soz edilebilir mi ?

 Leave a Reply

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

(required)

(required)