Feb 242013
 

Daha önce SoapUI’ dan kısaca bahsetmiş ve hali hazırda var olan bir web servisinin bir istemci uygulaması geliştirmeye gerek kalmaksızın nasıl test edilebileceğini anlatmıştım. Şimdi de tam tersine, hali hazırda geliştirilmiş bir SAOP web servisi istemcisini, gerçek sunucuya erişim olmaksızın nasıl test edebileceğimizden bahsedeceğim. Çünkü bazen, gerçek sunucuya erişime hemen sahip olmayabilir ya da uygulamanızı çeşitli veriler ile test etmek isteyebilir ancak gerçek sunucuya erişiminiz olsa da her durumu test etmeye çalışmanız, sunucu servisi sağlayanlar tarafından hoş karşılanmıyor olabilir.
Continue reading »

Feb 042013
 

SoapUI, Web Servislerini (sadece SOAP değil, REST de mümkün) test etmek için geliştirilmiş bir araç. Java ile geliştirilmesi nedeniyle her platform için bir pakete sahip.

Bir SOAP web servisi geliştirileceği zaman, öncelikle servisin detaylarını (metod isimleri, parametreler, veri tanımlamaları vs.) içeren bir WSDL dosyası hazırlanır. SoapUI, hem bu WSDL dosyasından basit bir test istemcisi oluşturarak servisi test etmenizi, hem de başka birisi tarafından hazırlanmış bir servise henüz doğrudan bir erişiminiz olmadığı durumlarda bir test sunucusu oluşturarak, geliştirdiğiniz istemciyi test etmenizi sağlar.
SoapUI-home

Continue reading »

Feb 032013
 

Birçok yerde programlamaya başlamak isteyenlerin (genellikle lise öğrencileri), hangi programlama dili ile başlamanın daha iyi olacağını sorduklarını görüyorum. Tabi her kafadan bir ses çıkıyor (buraya yazdıklarım da benim kafamdan çıkan sesler) ve soruyu soran da ayrı bir pişman oluyor. Soruyu soranların bir kısmı, sadece merak ettikleri için programlama öğrenmek isterken, bir kısmı da ileride kariyer olarak programcılığı seçmek istiyor. Bazıları da oradan buradan “abi, programcılıkta çok para var, süper bir proğram/site yapsan deli gibi para kazanırsın. Programcılara hem şirketler de manyak gibi para veriyor.”, “olm var ya, Java diye bir şey varmış, öğrenince şirketler havada kapıyormuş” vs. gibi şeyler duyup merak ediyor, “acaba ben de öğrenebilir miyim?” diye heves ediyor. Uzun sayılabilecek bir süredir programcılık yapan birisi olarak o manyak gibi para veren şirketlerle bir türlü karşılaşmış değilim, ama neyse 🙂

Büyük hevesle “ben programlama öğrenmek istiyorum, ne yapmam lazım?” veya “çeşitli programlama dilleri var, hangisini öğrenmeliyim?” diye sorun bir çocuğa, “hoop, biz senelerimizi bu işe verdik, sen bacak kadar boyunla nasıl hemen öyle programlama öğreneceksin? Önce git bakalım üniversiteye, oku adam gibi X’i, Y’yi, zartı zurtu, ondan sonra program yazarsın” diye cevap verip, çocuğun tüm hevesini kıran ruh hastalarını saymazsak, (bana göre) aklı başında cevap veren kişi sayısı çok az oluyor. Çünkü, verilen cevaplar genellikle ya “Java’ da çok para varmış” gibi sadece paraya dayalı ya da herşeyi abartarak “bu işi sonuna kadar öğreneceksen C öğren” tarzı saçmalıklar oluyor. Farklı programlama dillerinin fanatiklerinin de birbirlerine laf atıp, iyice kafa karıştırması da cabası.
Continue reading »

Feb 022013
 

Bir önceki yazımda iTerm2′ den ve birden fazla terminale aynı anda komut gönderme özelliğinden bahsetmiştim. Sunucu kümelerindeki her sunucuya bağlanmak için ayrı ayrı komut girmek yerine bir süredir i2cssh adlı küçük bir Ruby betiğini kullanıyorum. Aslında i2cssh, “Cluster SSH” (csshX) in iTerm2 için uyarlanmışı.
Continue reading »

Feb 022013
 

aTerm hariç 🙂 Ama aTerm’ i OS X ortamında kullanma imkanım pratik olarak yok. Aslında mümkün, fakat X’ in o iticiliği ile karşılaşmaktansa aTerm’ siz olmayı tercih ederim.

Hal böyle olunca ve OS X ile birlikte gelen Terminal.app her ne kadar iyi sayılabilecek olsa da daha önce Linux’ ta kullandığım birçok terminal uygulamasının yanında basit kalınca alternatif aramaya başladım (yok, şimdi değil, uzun zaman önce). Sonunda bana aTerm’ i aratmayan, üstüne de birçok özellikle gelen iTerm2‘ yi buldum.

iterm2-simple

Continue reading »