Archive

Author Archive

Verimsiz ama ogretici bir hafta sonu

March 1st, 2010 Yaşar Şentürk No comments

Evdeki HTPC ile dizustu bilgisayarlarimiz icin, DNS cache, Firewall, NAT ve dosya sunucusu gorevi goren bilgisayarda, Ubuntu’da yasadigim sorunlardan biktigim icin bu hafta sonu baska bir isletim sistemi kurmaya karar verdim. Sistemi Ubuntu ile kurmustum cunku, bu isin Linux’ta da ayni Windows’taki gibi GUI ile halledilebilecegini gormek istemistim. Fakat Network Manager’in kafasina gore davranip kablosuz aga bir baglanip, bir baglanmamasi, olmadik zamanda bulamadigim bir nedenden dolayi yasanan baglanti sorunlari (aslinda detayli bakmadim bile. Makine kendisi Internet baglantisinda hicbir hiz sorunu yasamazken, arkadaki bilgisayarlar surnuyordu. Ben evde degilken bu sorun oldugunda esimden bilgisayari yeniden baslatmasini istiyordum ve sorun duzeliyordu) beni pisman etti.

Ubuntu’yu silip yerine Debian kurmayi dusundum once. Ama sonra gozumu karartip, hic sunucu olarak kurma firsati elde edemedigim FreeBSD’yi denemek istedim. Daha once FreeBSD’yi hep incelemek icin kurmus, PC-BSD haric herhangi bir genel amac icin kullanmamistim.

Temel sistemi kurup, geri kalani ise ports’tan kurdum. NAT ayarlari, Samba vs. derken, diger bilgisayarlardan erisilecek dosyalari tutacagim disk bolumu icin kullanacagim dosya sisteminde takili kaldim. Baslangicta ext4 dusundum, ancak FreeBSD’de ext4 destegi konusunda nette celiskili seyler okudugum icin bu fikirden vazgectim. Onun yerine yine ilk defa deneyecegim ZFS’i sectim. Aslinda ZFS bu tarz kullanim icin fazla gibi gorunse de, FreeBSD’yi kurma nedenim, basit de olsa bir sunucu rolunde kullanmak oldugundan benim icin denemeye degerdi.

Sistemi kurmak normalde olmasi gerekenden (Debian ile kursaydim cok daha az zamanimi alirdi) daha uzun surse ve bu nedenle de kurulum surecini verimsiz olarak nitelendirsem de benim icin oldukca ogretici oldu. Sonuc olarak su anda evde sessizce calisan ve HTPC’de bir sey izlemek istedigimde cileden cikip, basina gitmek zorunda birakmayan guzel bir sistem var.

Categories: FreeBSD, Linux, Teknoloji Tags: , , ,

2010′un bana getirdigi

February 12th, 2010 Yaşar Şentürk 2 comments

2004 yilindan bu yana her yil hayatimda onemli degisiklikler olmustu. Askerlik, kariyer, ABD’ye yerlesmek, evlenmek vs. derken, her yil hep yeni bir seyler olup hayatimin akisi degisiyordu. 1 Ocak saat 00:00′dan itibaren ise 2010′un bana ne getirecegi hep aklimda soru isaretiydi. Ta ki bugune kadar. Bugun farkettim ki, 2010 bana cok buyuk bir sey getirmisti: Gobek.

Acilen bir sey yapmaliyim!

Categories: Genel, Hayat Tags:

Linux’un en kotu tarafi

November 10th, 2009 Yaşar Şentürk No comments

Linux’un en kotu tarafi taraftarlaridir. Hani su kraldan cok kralci olanlar, cekirdek hakkinda Linus Torvalds’in bile sikayet ettigi seylerden bahsedince seni Linux dusmani yapanlar falan. Bir de bir kullanicinin yasadigi donanim veya disk bolumleme ile ilgili verilen degismez cevap vardir ki, tadindan yenmez: “Sen becerememissindir. Arastirsaydin, kesin cozum bulurdun. Bu senin sucun.”

Sanirsin Linux gokten indi, hatasizdir. Ama kiminle konustugunun farkinda degildir dangalak.

Categories: Genel Tags: ,

Video Games Live 2009

October 28th, 2009 Yaşar Şentürk No comments

Pazar gunu New York’ta Beacon Theatre’da Video Games Live 2009 konserindeydik. Arada sirada yaptigim salakliklardan birisi olan “pilleri sarj edilmemis fotograf makinesi tasima” salakligini tekrar yaptim. Bu nedenle istedigim gibi fotograf cekemedim. Cekebildiklerim ise asagida:

http://picasaweb.google.com/yasarix/VideoGamesLive2009NewYork#

Linux ve Guvenli Mod

October 28th, 2009 Yaşar Şentürk No comments

Bugun Donanim Haber forumunda yeni bir Linux kullanicisi, Ubuntu’da ATI surucusunu yukledikten sonra goruntu karincalanmasi problemi yasadigindan ve bu yuzden Ubuntu’yu tekrar kurmak zorunda kaldigindan bahsediyordu. Ek olarak Windows’taki gibi sistemi “Guvenli Mod”da baslatabilecek bir yontemin olup olmadigini soruyordu.

Simdi bir dusunelim. Bir yeni bir isletim sistemini denemek icin kuruyorsunuz. Ekran karti ureticinizin resmi suruculerini indirip kuruyorsunuz ve goruntude problem cikiyor. Hadi burada sucu ATI’ye attik diyelim. Ama boyle bir durumda kurdugunuz isletim sisteminin size, bir onceki ayarlara donme ya da en azindan sorunu cikaran surucuyu kaldirabilme secenegini sunmasi gerekiyor. Maalesef Ubuntu boyle bir secenek sunmuyor.

Tamam, tamam, Ctrl + Alt + F1′e basip konsola dusmeyi, sonra GDM’yi durdurmayi ben de biliyorum. Ama Ubuntu son kullanicilari hedef alan bir masa ustu isletim sistemi degil mi? Evet. O halde bir son kullanicidan konsola dusup, orada tekrar kullanici adi ve sifresi girip GDM’yi durdurmasini ve bir metin dosyasini duzenleyerek veya cesitli komutlar girerek bir surucuyu kaldirmasini nasil bekleyebilirler? Bunun yerine ayni Windows’ta oldugu gibi bir “Guvenli Mod” secenegi ile sistemi herhangi bir surucu yuklenmeden baslatmak ve orada yine VESA surucusuyle grafik arayuzunu acip, kullanicinin ayar yapabilmesini saglamak daha iyi olmaz mi? Boylelikle hem bilen ve isteyen yine konsoluna duser, istedigini yapar, hem de bilmeyen rahatlikla sistemini acabilir ve sorunu yine herhangi bir komut bilmek zorunda olmadan eski haline geri getirebilir.

Denilebilir ki, “Linux farkli bir sistem, Linux kullaniyorsan komut bileceksin, X Window ayar dosyasini degistirmekten anlayacaksin vs. vs. vs.” Ama o zaman sormazlar mi adama masaustunde isin ne diye?

Categories: Linux Tags: , ,

Isyeri Diyaloglari – 2

October 18th, 2009 Yaşar Şentürk No comments

Cristian, mobil uygulamalar uzerine calisan bir programcidir. Daha once Wap sitesinin gelistirmesi ve guncellemeler ile ugramisken, sonra Android icin yazilim gelistirmis, simdi ise sirket ondan iPhone uygulamasi gelistirmesini istemistir. Ancak malumunuz olacagi uzere Apple’in iPhone uygulamalari konusundaki politikasi yuzunden, Cristian’in isi simdilik rafa kaldirilmistir. O rahat calissin diye Wap sitesi ile ilgili operasyonlar da Web ekibine verilmis oldugu icin, Cristian adeta sadece ogrenmek icin oradadir. Ustelik bir de Cristian, en yogun calisilan “geri plan uygulamalari” bolumu gelistiricileri ile ayni calisma alaninda oturdugu icin daha da bir tuhaf kacmaktadir.

Birgun geri plan programcilarindan Indu dayanamaz ve sorar:

Indu: Su senin iPhone uygulamasi ne zaman cikacak?

Cristian: Bilmiyorum, su anda gelistirebilecegim bir sey yok. Vardi aslinda ama Apple istemedi. Ben de sadece kitap okuyup denemeler yapiyorum.

Indu: Yani sirket sana sadece ogrenmen icin mi para veriyor?

Cristian: Sanirim oyle.

Gecen gun de web ekibinden birisi, Cristian’in daha once yazmis oldugu bir kod ile ilgili olarak yaptigi yeni bir duzenlemeyi Subversion kayitlarinda gorur ve ona konuyla ilgili bir e-posta gonderir.

Webci: E-postami aldin mi?

Cristian: Hayir, neyle ilgiliydi?

Webci: Senin bir commitini gordum.

Cristian: Evet, ne olmus? O kodu ben yazmistim.

Webci: Ben senin artik burada calismadigini dusunuyordum.

Categories: Genel Tags:

PHP, cik hayatimdan!

October 18th, 2009 Yaşar Şentürk No comments

Evet, lutfen, cik hayatimdan. Seninle uzun zamandir suren bir birlikteligimiz vardi. Seni hep sevdim ve ozellikle web programciliginda hep tercih ettim, hep savundum. Hala daha seni web programciliginda savunabilirim. Ama sen de cok iyi biliyorsun ki 4 yildir web programciligi yerine, “back-end” diye tabir edilen tarafta calisiyorum ve mecburen seni kullaniyorum. Ve sen, back-end’de ayni sabahlari daha ayilamamis kaprisli bir kadin gibisin. Hircin, cirkin, suratsiz ve kaprisli. Seni calismasi uzun surecek bir betik icin kullandigimda sacmaliyorsun. Karsilastirma bildirimlerin bazen dogru calismayabiliyor ve dengesizligin beni cildirtacak noktalara kadar varabiliyor. O kadar oluyor ki, seni tum sunucularin disklerinden silmek geliyor icimden. Ama yapamiyorum.

Python ile ne guzel hayallerimiz vardi. Yeni sistemi sadece Python kullanarak gelistirecektik ve seninle sadece eski platformda calisan servislerin bakimi veya guncellemeleri icin resmi bir iliski kuracaktim. Python ile de tutkulu ve heyecanli bir beraberligimiz olacakti. Ama olmadi. Super is arkadaslarimin yeni bir dil ogrenmek ve kullanmak konusundaki tembellikleri yuzunden, gelistirmekte oldugumuz yeni platformda senden kurtulma planlarim alt-ust oldu. Onlar sayesinde en azindan bir 2 yil daha seni kullanmam gerekecek back-end’de. Ustelik gecenlerde senin yaraticin Rasmus Lerdorf’un Brooklyn’deki PHPTalk’ta soyledigi “PHP web icin tasarlandi, arkaplan icin degil” sozlerine ragmen…

Daha once seninle yazdigim bazi betikleri, sirf uyku tutmadigi icin sabahin korunde bir de Python ile yazmayi denedim. Nerede senin kaprislerin, nerede Python’un uysalligi?…

Web’de yine gorusebiliriz ama arkaplan uygulamalari icin soruyorum: Ne zaman cikacaksin hayatimdan?

Categories: Programlama Tags: ,

Kabuk (Skin) Destekli Programlar

October 17th, 2009 Yaşar Şentürk No comments

Bir programa herhangi bir islevsellik katmadigi müddetçe, programlarin kabuk destegi olmasına hep karsı olmusumdur. Bu konuda yapılmış su yoruma tamamen katılıyorum:
Whenever a programmer thinks, “Hey, skins, what a cool idea”, their computer’s speakers should create some sort of cock-shaped soundwave and plunge it repeatedly through their skulls.

Categories: Genel Tags:

İsyeri Diyaloglari

October 17th, 2009 Yaşar Şentürk 1 comment

Bütün hafta boyunca gerek yeni projeler, gerek eski projeler ile ilgili degisiklikler için rahatsız ettigim sistem yoneticisi artık beni gordukce yolunu değiştirmeye veya saklanmaya başladı. Bugün de 3. kez odasına baska bir programciyla girip, ellerimi ovusturmaya başlayınca sonunda isyan etti:
SY: Sen bir tatile ciksana
Ben: Olur. Benim için Cristian (yonetici) ile konuşursan neden olmasın?
SY: Neden?
Ben: İznimi kullandım da ondan
SY: Tamam mesele değil, yeter ki sen git.

Categories: Genel Tags:

Red Bull

October 14th, 2009 Yaşar Şentürk No comments

Aksam üstü yorgun oldugum için 1 kutu Red Bull icmeye kalktım. Şimdi saat sabahın 6’si ve yeni yeni uykum gelmeye basladi. Bakalım uyanabilecek miyim?

Categories: Genel Tags: