<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yaşar&#039;ın Web Günlüğü &#187; Yaşar Şentürk</title>
	<atom:link href="http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/author/admin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 30 Jul 2011 07:28:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>SSH &#8220;Agent admitted failure to sign using the key&#8221; sorunu</title>
		<link>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2011/07/30/ssh-agent-admitted-failure-to-sign-using-the-key-sorunu/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ssh-agent-admitted-failure-to-sign-using-the-key-sorunu</link>
		<comments>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2011/07/30/ssh-agent-admitted-failure-to-sign-using-the-key-sorunu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jul 2011 07:27:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yaşar Şentürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[Debian]]></category>
		<category><![CDATA[Linux]]></category>
		<category><![CDATA[SSH]]></category>
		<category><![CDATA[Ubuntu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/?p=562</guid>
		<description><![CDATA[Baska bir makineye SSH ile bağlanırken eğer &#8220;Agent admitted failure to sign using the key&#8221; şeklinde bir mesaj alıyorsanız ve Debian veya Ubuntu tabanlı bir dağıtım kullanıyorsanız yapmanız gereken şey ssh-add komutunu vermek.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Baska bir makineye SSH ile bağlanırken eğer &#8220;Agent admitted failure to sign using the key&#8221; şeklinde bir mesaj alıyorsanız ve Debian veya Ubuntu tabanlı bir dağıtım kullanıyorsanız yapmanız gereken şey</p>
<p><code>ssh-add</code><br />
komutunu vermek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2011/07/30/ssh-agent-admitted-failure-to-sign-using-the-key-sorunu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kullanıcıyı SFTP ve Ev Dizinine Hapsetmek</title>
		<link>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2011/07/24/kullaniciyi-sftp-ve-ev-dizinine-hapsetmek/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kullaniciyi-sftp-ve-ev-dizinine-hapsetmek</link>
		<comments>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2011/07/24/kullaniciyi-sftp-ve-ev-dizinine-hapsetmek/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jul 2011 09:25:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yaşar Şentürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[Debian]]></category>
		<category><![CDATA[Linux]]></category>
		<category><![CDATA[SFTP]]></category>
		<category><![CDATA[SSH]]></category>
		<category><![CDATA[Ubuntu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/?p=558</guid>
		<description><![CDATA[FTP&#8217;den benim gibi sakınıyor ama kullanıcılarınıza da SSH erişimi vermek istemiyor, sadece SFTP kullanmalarını ve sadece kendi ev dizinlerine erişmelerini istiyorsanız, çözüm burada: http://library.linode.com/security/sftp-jails]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>FTP&#8217;den benim gibi sakınıyor ama kullanıcılarınıza da SSH erişimi vermek istemiyor, sadece SFTP kullanmalarını ve sadece kendi ev dizinlerine erişmelerini istiyorsanız, çözüm burada:</p>
<p><a href="http://library.linode.com/security/sftp-jails">http://library.linode.com/security/sftp-jails</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2011/07/24/kullaniciyi-sftp-ve-ev-dizinine-hapsetmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sakalıma ak düştüğü gün</title>
		<link>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/11/21/sakalima-ak-dustugu-gun/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sakalima-ak-dustugu-gun</link>
		<comments>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/11/21/sakalima-ak-dustugu-gun/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Nov 2010 02:58:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yaşar Şentürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/?p=409</guid>
		<description><![CDATA[Aslında o gün bugün değil, sakalıma ak düşeli belki de iki yıl oluyor. Fakat iki yıl önce sadece tek bir beyaz tane vardı. Geçtiğimiz Salı sabahı ise, eşimin tabiriyle &#8220;hoca sakalı&#8221; halindeki sakalımda daha fazla beyaz taneler farkettim. Saçımın beyazlamasına alışmıştım zaten ama sakalımın beyazlamaya başlaması sanki biraz ağır geldi. 30&#8242;a 2 kala düşünceler zaten <a href='http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/11/21/sakalima-ak-dustugu-gun/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında o gün bugün değil, sakalıma ak düşeli belki de iki yıl oluyor. Fakat iki yıl önce sadece tek bir beyaz tane vardı. Geçtiğimiz Salı sabahı ise, eşimin tabiriyle &#8220;hoca sakalı&#8221; halindeki sakalımda daha fazla beyaz taneler farkettim. Saçımın beyazlamasına alışmıştım zaten ama sakalımın beyazlamaya başlaması sanki biraz ağır geldi. 30&#8242;a 2 kala düşünceler zaten derinleşmişken bir de sakalların beyazlaşması iyice melankolik bir ruh haline sürükledi beni.</p>
<p>Sanki yakınlardaki şelaleden düşmemek için akıntıya çırpınıyor gibi hissediyorum. Sağa ya da sola gitmem değil, bir şekilde akıntıdan kurtulmam önemliymiş gibi hissediyorum. Hafta boyunca bu yüzden defalarca radikal kararlar alıp, istifa etmeyi ve hatta programcılığı tamamen bırakmayı bile düşündüm. Belki aslında sığ bir suda çırpınıyorumdur ve ayaklarımı yere basmaya çalışırsam ayağa kalkıp yürüyerek çıkabilir ve istediğim yöne gidebilirmişim gibi geliyor. Tüm bu düşüncelerin ardından suyun derinliğini bilmeyişim, kendimle birlikte sürüklediğim diğer insanların oluşu gözümü korkutuyor yine. Belki de bu gibi geri dönüşler, sakallarım tamamen ağarana kadar aynı çırpınışları sürdürmeme bile neden olabilir. Belki de bu bir tür korkaklıktır, bilemiyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/11/21/sakalima-ak-dustugu-gun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslamofobi mi, yoksa başka bir şey mi?</title>
		<link>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/23/islamofobi-mi-yoksa-baska-bir-sey-mi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=islamofobi-mi-yoksa-baska-bir-sey-mi</link>
		<comments>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/23/islamofobi-mi-yoksa-baska-bir-sey-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Aug 2010 10:21:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yaşar Şentürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/?p=401</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde 11 Eylül saldırılarında yıkılan Dünya Ticaret Merkezi&#8217;nin yakınlarına İslam Kültür Merkezi yapılması ile ilgili tartışmaları eminim duymuş ya da takip ediyorsunuzdur. Başkan Obama da dahil olmak üzere bir kısım böyle bir merkezin kurulmasına kimsenin karışamayacağı yönünde fikir beyan ederken, Amerikalılar&#8217;ın diğer bir kısmı böyle bir merkezin kurulmasına karşı çıkmadıklarını, sadece başka bir yere <a href='http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/23/islamofobi-mi-yoksa-baska-bir-sey-mi/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img title="More..." src="http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" />Son günlerde 11 Eylül saldırılarında yıkılan Dünya Ticaret Merkezi&#8217;nin yakınlarına İslam Kültür Merkezi yapılması ile ilgili tartışmaları eminim duymuş ya da takip ediyorsunuzdur. Başkan Obama da dahil olmak üzere bir kısım böyle bir merkezin kurulmasına kimsenin karışamayacağı yönünde fikir beyan ederken, Amerikalılar&#8217;ın diğer bir kısmı böyle bir merkezin kurulmasına karşı çıkmadıklarını, sadece başka bir yere kurulmasının daha iyi olacağını söylüyor. Geriye kalanlar, yani Amerikalıların çoğunluğu ise böyle bir merkezin kurulmasına tamamen karşı çıkıyor.</p>
<p><span id="more-401"></span>11 Eylül saldırılarının hem Amerikan halkı üzerinde yarattığı şok etkisi ve ardından oluşan tepki, hem de saldırılarda hayatını kaybedenlerin yakınlarının yaşadığı acılar nedeniyle olayın duygusal bir boyutunun oluşu, Amerikalılar&#8217; ın zaten yabancı oldukları bir dünya olan İslam Dünyası&#8217;yla bu şekilde tanışmaları ve sistemli yanlış bilgilendirme ve propoganda nedeniyle bu tarz tepkileri hak vermesem de anlamak mümkün. Amerika&#8217;da bu konudaki tartışmalar nasıl biter, İslam Kültür Merkezi nereye ve ne zaman yapılır bilinmez ama, İslam kelimesine karşı beslenen korku, tepki ya da nefreti sokakta da hissetmek mümkün.</p>
<p>Çalıştığım iş yeri Dünya Ticaret Merkezi&#8217;nin çok yakınında. Jersey City&#8217;de yaşadığım için de işe gelmek için haliyle Dünya Ticaret Merkezi&#8217;nin hemen yanındaki Path durağında iniyorum. Geçtiğimiz günlerde, Türkiye&#8217;den dönmeden önce aldığım birkaç kitaptan biri olan &#8220;İslam&#8217;da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü&#8221; adlı kitabı yolda geçen boş vaktimi değerlendirmek için trende okumayı düşündüm. Türkçe olan bu kitabın kapağında yazan ismi Amerikalılar&#8217;ın anlaması elbette beklenemezdi ama ismin içerisinde &#8220;İslam&#8221; kelimesinin geçmesi sanıyorum trendeki birçok kişinin kitaba ve bana uzun süre bakması için yeterliydi. Tabi bu bakışları sokakta yürürken de görmek mümkündü. Asıl ilginç olanı da ofise gitmeden önce kahve almak için girdiğim kafedeki bir kadının son derece rahatsız edici bir şekilde &#8220;kim bu ve ne okuyor yabancı bir dilde böyle acaba?&#8221; bakışlarıyla dik dik bakmasıydı. Hiçkimsenin bana ağzını açıp bir şey dememiş olmasına rağmen, bakışlar yeterince rahatsız hissetmemi ve İslamofobinin boyutlarını anlamamı sağlamıştı.</p>
<p>Üzerinde &#8220;SQL&#8221; yazan kitab?n ismini &#8220;SOL&#8221; diye okuyan &#8220;vatansever&#8221; gençlerimizin bir bilişimciyi durdurup sorguya çekmeye kalktığı ülkemden sonra böyle bir şeyle karşılaşmak beni bir an için evimde gibi hissettirdi.</p>
<p>İlk sezonunu oldukça beğendiğim Gargoyles adlı çizgi dizide, Goliath&#8217;ın insanların hayatını kurtarmış olmalarına rağmen gargoyleların korku, nefret ve aşağılamayla karşılaşmaları üzerine söylediği şu sözler aklıma geliyor:</p>
<p>&#8220;İnsanlar anlamadıkları şeylerden korkarlar ve ondan uzak durmaya çalışırlar. Bu onların doğası.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/23/islamofobi-mi-yoksa-baska-bir-sey-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evrim Teorisi Üzerine</title>
		<link>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/19/evrim-teorisi-uzerine/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=evrim-teorisi-uzerine</link>
		<comments>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/19/evrim-teorisi-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 10:27:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yaşar Şentürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[Evrim Teorisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/?p=383</guid>
		<description><![CDATA[Bugün, sevdiğim bir arkadaşım Facebook&#8217;ta paylaşmış olduğum bir Richard Dawkins videosunun alt?na olumsuz yönde bir yorum yazınca, aramızda Evrim Teorisi üzerine bir tartışma başladı. Kendisi son olarak Evrim Teorisi hakkında sıkça sorulan sorulardan oluşan bir mesaj gönderdi. Kendisine vereceğim naçizane cevapları, gerek Facebook&#8217;ta forum tadında tartışmanın manasızlığından, gerekse bu soruların sıkça sorulmasından dolayı kendime referans <a href='http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/19/evrim-teorisi-uzerine/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün, sevdiğim bir arkadaşım Facebook&#8217;ta paylaşmış olduğum bir Richard Dawkins videosunun alt?na olumsuz yönde bir yorum yazınca, aramızda Evrim Teorisi üzerine bir tartışma başladı. Kendisi son olarak Evrim Teorisi hakkında sıkça sorulan sorulardan oluşan bir mesaj gönderdi. Kendisine vereceğim naçizane cevapları, gerek Facebook&#8217;ta forum tadında tartışmanın manasızlığından, gerekse bu soruların sıkça sorulmasından dolayı kendime referans olması ve paylaşmak amacıyla kayıtlı tutmanın iyi olacağı dü?üncesi ile buraya yazmak istedim.<br />
<span id="more-383"></span><br />
Yakın zamanda yayınlanmış bir araştırma sonuçlarına göre, araştırmanın yapıldığı ülkelerin arasında, &#8220;evrim teorisinin doğrudur&#8221; diyenlerin sayısının en az olduğu ülke Türkiye idi:</p>
<p>Aslında, hiçbir şeyin tam ve düzgün yapılmadığı ülkemizin, yine tam ve düzgün verilmeyen eğitimi nedeniyle evrim teorisi gibi konularda kafalarda çokça soru işaretleri olması ve verilen eğitimin yetersizliği ile dini hassasiyetleri fırsat bilip kendine maddi, manevi veya siyasi çıkar sağlamaya çalışan bazı kişilerin bilinçli yaptıkları dezenformasyon göz önünde bulundurulduğunda, çok da şaşılmaması gereken bir durum bu.</p>
<p>Öncelikle şunu net bir şekilde belirtmek gerekiyor ki; evrim teorisi, canlıların çeşitliliğini ve gelişimini açıklayan ve şu anda kanıtlarla desteklenerek kabul görmüş tek bilimsel teoridir. Şu ana kadar evrim teorisini yanlışlayan veya alternatif oluşturabilen bilimsel bir teori geliştirilememiştir. Evrim teorisi karşısında fikirler ortaya atıldıysa da kanıtlarla desteklenemediği için hipotez olarak kalmışlar ve kabul görmemişlerdir. Bu nedenle evrim teorisini tartışırken, bu teorinin bilimsel bir teori olduğu ve yapılan araştırmalarda elde edilen bulgularla desteklendiği gerçeğini unutmamak, bazı ismi lazım olmayan kişilerin televizyon, radyo, kitap ve gazete gibi yayınlarda iddia ettiği gibi çürütülmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını bilmek gerekir.</p>
<p>Özellikle Amerika&#8217;daki Katolik Hristiyan cemaatlerinin güdümünde olan (yukarıdaki grafikte sondan ikinci sırada ABD&#8217;nin olmasının nedeni) ve isimlerinde özellikle &#8220;bilim&#8221; ve &#8220;araştırma&#8221; kelimelerini barındıran kurumların ortaya attıkları &#8220;Yaradılış Teorisi&#8221;,  yani canlıların ilk halleriyle &#8220;mükemmel&#8221; bir şekilde yaratıldıkları iddia eden teoriye kanıt olarak gösterilen şeyler daha çok, &#8220;altın oran&#8221; gibi defalarca herhangi bir uygulanabilirliğinin olmadığı kanıtlanmış, zoraki kanıtlar veya simetri gibi evrimsel olarak açıklanabilen şeylerdir. Tabi buna bir de kutsal metinlerin yorumlanması da eklenince tam oluyor.</p>
<p>Kutsal metinler, her zaman için farklı şekillerde yorumlanabiliyor. Bundan 1200 yıl kadar önce yaşamış Taberi&#8217;nin Kuran&#8217;a baktığında &#8220;Cebrail&#8217;in Ay&#8217;ı sondürmek için üç defa kanadını Ay&#8217;a sürmesi&#8221; ve bu nedenle Ay yüzeyinde izlerin çıkması, &#8220;Güneş ve Ay&#8217;ın 360 kulplu bir arabaya konup meleklerce yürütülmesi&#8221; gibi yorumlar, döneminde kabul görürken, günümüzde kabul edilmemektedir. Yine aydınlanma dönemine kadar Avrupa&#8217;da İncil&#8217;e bakanlar Dünya&#8217;yı evrenin merkezi olarak algılarken, günümüzde böyle bir yorumda bulunulmamaktadır. Kutsal metinlerin yorumları döneme ve insana göre değiştiği için de bilimsel kanıt olarak kabul edilmesi mümkün değildir.</p>
<p>Evrim teorisine karşı çıkarken insanların çoğu maalesef teorinin kendisi veya kapsamı hakkında ya çok az bilgi sahibi oluyor ya da yukarıda sözünü ettiğim kişilerin sistemli dezenformasyonları sayesinde yanlış bilgiye sahip oluyorlar. Ayrıca evrim teorisine karşı argümanlar çoğunlukla insanın evrimi üzerine oluyor. Halbuki evrim teorisi tüm canlıların çeşitliliğini anlatan bir teoridir.</p>
<p>Arkadaşımın sorduğu sorular (sanıyorum bu soruları kendisi de bir yerden alıntıladı) şöyleydi:</p>
<blockquote>
<ol>
<li>4 ayaklı olmak daha fazla haraket kabiliyeti verirken, insanlar neden 2 ayak üzerine kalkmıştır. Sadece bu bile sözde teoriye ters değil mi?</li>
<li>Sahip olduğumuz iskelet sistemi denge unsurları göz önüne alındığında öncesinde ya da bundan sonra 4 ayak ile 2 ayak arası dengeli bir iskelet sisteminin olamayacağı ve olsa bile canlının yaşayamayacağı ortaya çıkmaktadır.</li>
<li>Gözün kompleks yapısı tesadüflere nasıl oluşabilir? Bu yapı içinde saniyede yüzlerce fonksiyon gerçekleşmektedir, bunlardan sadece bir tanesinin eksik olması görmeyi imkansız kılacaktır. Daha da önemlisi gören göz değil beyindir, beyinin yapıtaşı nedir? Herşey gibi ATOM. Peki atomlara algıyı, görmeyi, hissetmeyi kim öğretti? Peki beyindeki atomlar bunları öğrendi de, örneğin demir atomları bunları öğrenemedi mi?</li>
<li>Sadece bir tek hücrenin bile kendiliğinden oluşması hiçbir tesadüf ile açıklanamaz. Bu teori ortaya atıldığı zamanlarda hücreyi tam manası ile görebilen yoktu! Çünkü bugünkü teknolojiye sahip değillerdi. Onlar hücrenin temel yapıtaşı olduğunu sanıyorlardı. Oysa bizler bugün atom, elektron, nötron, kuark gibi kavramları biliyoruz. dolayısı ile o zamanlar hücredeki akıl dolu kusursuz işleyişten haberdar değillerdi. Onları anlamak mümkün ama günümüzde bunu savunanları anlamak mümkün değil!</li>
<li>Herşey bir yana bir araba için gerekli tüm temel hammaddeleri bir alana dolduralım ve bunların kendiliğinden, tesadüfen FERRARİ olmasını bekleyelim&#8230;.. Söyleyin bana ne kadar beklemek gerekir ki&#8230; sadece bir tek hücre yapısı bile Ferrari&#8217; den daha kompleks ve akıl doludur!</li>
</ol>
</blockquote>
<p>Bu sorulara bildiğim kadarıyla şöyle cevap verebilirim:</p>
<blockquote>
<ul>
<li>4 ayaklı olmak daha fazla haraket kabiliyeti verirken, insanlar neden 2 ayak üzerine kalkmıştır. Sadece bu bile sözde teoriye ters değil mi?</li>
</ul>
</blockquote>
<p>Dünya&#8217;daki canlıların çeşitliliği ve hatta varlığı, herşeyden önce gezegenin yaşadığı iklimsel ve jeololik değişimlere bağlıdır. Dünya çok dinamik bir gezegen olduğu için, her yerine uyacak mükemmel bir vucüt yapısı yoktur. Canlıların vucüt yapıları yaşadıkları ortama adapte olabilmeye göre gelişirler. Uzun ağaçların olduğu bir bölgede yaşayan otobur hayvanlar olduğunu düşünelim. Daha yüksekteki ağaç dallarına erişebilenleri daha fazla besin bulabildiği için soylarını daha uzun süre devam ettirebilir. Bu nedenle de çiftleşmek için daha uzun yaşayabilir ve genlerini gelecek nesillere daha fazla aktarabilir. Kısa boylu olanlar ise yeteri kadar besin bulamadıkları için ya başka bir yere göç etmek zorunda kalır ya da çiftleşecek veya yeteri kadar çiftleşecek kadar uzun süre yaşayamadığı için genlerini yeni nesillere aktarması mümkün olmaz. Nesiller boyunca ya?anan bu gen aktarımı sayesinde popülasyondaki uzun boylular baskın çıkar ve bir süre sonra bölgedeki popülasyon tamamen uzun boylu bir türe dönüşebilir.</p>
<p>Benzer durum primatlar için de geçerliydi. Atalarımızda ilk kez iki ayağı üzerinde dikilmeyi başaran Australopithecus Afarensis idi. Ancak, bu türün iki ayak üzerinde durmasına etken olan şey sadece besine erişmek değil, gezegenin yaşadığı iklimsel değişimler sonucu bitkilerin uzaması, uzayan bitkilerin rahat görüşü engellemesi, uzayan bitkilerden dolayı etrafını göremeyen ve bu nedenle diğer avcı hayvanlara yem olanların ortadan kalkmasıydı. Sadece ayakları üzerinde az da olsa durabilmeyi ve yüksek yerlere tırmanabilip kaçabilmeyi başaran bireyler hayatta kalmış, zamanla hayatta kalan bu bireylerin ayakta kalma ve tırmanabilme yetilerini geliştirmeleriyle yeni bir tür ortaya çıkmıştı. Ancak, tam olarak ayakta durup yürümeyi, iki ayak üstünde koşmayı başaran ise Homo Erectus idi. İkisinin vücut yapısı arasındaki farklar da şöyle görülebilir:</p>
<p><img class="alignnone" title="Australopithecus Afarensis ve Homo Erectus" src="http://yasar.senturk.name.tr/dosyalar/grafik/afarensis_ve_erectus.jpg" alt="" width="630" height="484" /></p>
<blockquote><p>2. Sahip oldu?umuz iskelet sistemi denge unsurlar? göz önüne al?nd???nda öncesinde ya da bundan sonra 4 ayak ile 2 ayak aras? dengeli bir iskelet sisteminin olamayaca?? ve olsa bile canl?n?n ya?ayamayaca?? ortaya ç?kmaktad?r.</p></blockquote>
<p>Yukar?daki çizime bakacak olursak, Australopithecus Afarensis ve Homo Erectus aras?ndaki vücut yap?s? farkl?l?klar? denge konusunun da de?i?ti?ini gösteriyor.</p>
<blockquote><p>3. Gözün kompleks yap?s? tesadüflere nas?l o?lu?abilir? Bu yap? içinde saniyede yüzlerce fonksiyon gerçekle?mektedir, bunlardan sadece bir tanesinin eksik olmas? görmeyi imkans?z k?lacakt?r. Daha da önemlisi gören göz de?il beyindir, beyinin yap?ta?? nedir? Her?ey gibi ATOM. Peki atomlara alg?y?, görmeyi, hissetmeyi kim ö?retti? Peki beyindeki atomlar bunlar? ö?rendi de, örne?in demir atomlar? bunlar? ö?renemedi mi?</p></blockquote>
<p>Evrim teorisi konusunda belki de en fazla sorulan sorulardan birisi de bu. &#8220;?ndirgenemez karma??kl?k&#8221; dü?üncesiyle, kompleks bir sistemin, daha basit bir sistemden gelemeyece?i iddia edilir. Gözün evrimi konusunda Vikipedi&#8217;de Türkçe olarak yeterli say?labilecek bir aç?klama yaz?lm??:</p>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6z%C3%BCn_evrimi">http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6z%C3%BCn_evrimi</a></p>
<p>Bunun yan?nda a?a??daki videoda da güzel bir ?ekilde anlat?lm??:</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=45ZTLdO2pxQ">http://www.youtube.com/watch?v=45ZTLdO2pxQ</a></p>
<blockquote><p>4. Sadece bir tek hücrenin bile kendili?inden olu?mas? hiçbir tesadüf ile aç?klanamaz. Bu teori ortaya at?ld??? zamanlarda hücreyi tam manas? ile görebilen yoktu! Çünkü bugünkü teknolojiye sahip de?illerdi. Onlar hücrenin temel yap?ta?? oldu?unu san?yorlard?. Oysa bizler bugün atom, elektron, nötron, kuark gibi kavramlar? biliyoruz. Dolay?s? ile o zamanlar hücredeki ak?l dolu kusursuz i?leyi?ten haberdar de?illerdi. Onlar? anlamak mümkün ama günümüzde bunu savunanlar? anlamak mümkün de?il!</p></blockquote>
<p>Asl?nda, ilk canl?lar?n olu?mas? evrim teorisinin kapsam?na girmiyor, çünkü, evrim teorisinin amac? canl?lardaki çe?itlili?i ve bu çe?itlili?in nedenlerini aç?klamak. ?lk canl?lar?n ortaya ç?k???na dair çe?itli dü?ünceler var. Bu konu &#8220;Abiyogenez&#8221; ad? alt?nda inceleniyor. Dünya gezegenindeki ilk canl?lar?n olu?umu üzerine çe?itli dü?ünceler var ve canl? ya?am formlar?n?n cans?z organik maddelereden olu?abilece?ine dair bulgular olsa da, hiçbirisi henüz net bir ?ekilde kan?tlanm?? de?il. Bilinen bir gerçek var ki, o da dünyan?n ya?am öncesi dönemde uzaydan yo?un bir gök ta?? bombard?man?na tutuldu?u ve bu gökta?lar?ndan da dünyaya organik maddelerin geldi?i.</p>
<blockquote><p>5. Her?ey bir yana bir araba için gerekli tüm temel hammaddeleri bir alana doldural?m ve bunlar?n kendili?inden, tesadüfen FERRAR? olmas?n? bekleyelim&#8230;.. Söyleyin bana ne kadar beklemek gerekir? ki&#8230; sadece bir tek hücre yap?s? bile Ferrari&#8217; den daha kompleks ve ak?l doludur!</p></blockquote>
<p>Öncelikle, bir hücrenin, bir Ferrari&#8217;den daha kompleks bir yap?ya sahip oldu?u iddias?na kat?lmam söz konusu bile olamaz <img src='http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Di?er taraftan evrimsel süreçte sonucun ne olaca??n? önceden kestirmek mümkün de?ildir. Yani, sonucun Ferrari olmas?n? beklemeyemezsiniz, çünkü, evrimsel sürece etki eden etkenler oldukça dinamik ve &#8220;kazasal&#8221;d?r. Yukar?da da belirtti?im gibi, canl?lar?n evrimi dünyan?n ya?ad??? jeolojik ve iklimsel de?i?ikliklerden büyük ölçüde etkilenmi?tir. Sibirya&#8217;daki süper yanarda??n patlamas?, tektonik plakalar?n hareketi ve bu hareketlerin sonucunda k?talar?n ayr?lmas?, yeni co?rafi ?ekillerin olu?umu ve var olanlar?n ya?ad??? de?i?im (örne?in: Sahra Çölü önceden ?l?man iklimin ya?and??? güzel bir deniz iken, Afrika plakas?n?n Avrupa plakas?n?n üzerine ç?kmaya ba?lamas?yla yükselmi? ve çöl haline gelmi?tir), sürekli ya?anan buzul ça?lar? vs. canl?lar? yeni iklimsel ve jeolojik ?artlara adapte olmaya zorlam?? ve adapte olamayanlar yok olmu?tur. Ortada bu kadar d?? etken varken, sonucun nas?l bir ?ey olaca??n? kestirmek oldukça güç. Bu nedenle istedi?iniz kadar hammaddeyi toplay?n, hiçbir zaman bir Ferrari elde edemezsiniz. Di?er taraftan, bir otomobil mekanik iken, dünya üzerindeki canl?lar karbon bazl? ya?am formlar?d?r. Yine tekrar etmekte fayda var ki, ilk canl?n?n olu?mas? evrim teorisinin de?il, abiyogenezin i?idir. ?lk canl? olu?tuktan sonra bu canl?n?n milyarlarca y?l sonra farkl? formlarda torunlar?n?n olmas? zaten yap?lan ara?t?rmalarda elde edilen bulgularla kan?tlanm??t?r.</p>
<p>Asl?nda yazmak istedi?im kendi dü?üncelerim var. Fakat saat sabah?n 6&#8242;s? ve sadece 3 saat uyudum <img src='http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Sonra gelecek sorulara göre ?ekillendirerek güncellerim diye dü?ünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/19/evrim-teorisi-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>27</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uçuş Takibi</title>
		<link>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/15/ucus-takibi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ucus-takibi</link>
		<comments>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/15/ucus-takibi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Aug 2010 10:00:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yaşar Şentürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[Uçuş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/?p=376</guid>
		<description><![CDATA[Şu anda eşim Türkiye&#8217;den dönüş yolunda. Ben de uyanık olduğum süre içerisinde uçuşunu takip etmek istedim. Google&#8217;da yaptığım aramalar sonrasında birçok uçuş takip sitesini denediysem de verim alamadım, çünkü bu sitelerden bir kısmı uçuş hakkında hiçbir bilgiye ulaşamıyor, diğer kısmı da uçuşu gösterse de uçak halen kalkmamış gibi gösteriyordu. Belki iPhone için düzgün bir uygulama <a href='http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/15/ucus-takibi/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şu anda eşim Türkiye&#8217;den dönüş yolunda. Ben de uyanık olduğum süre içerisinde uçuşunu takip etmek istedim. Google&#8217;da yaptığım aramalar sonrasında birçok uçuş takip sitesini denediysem de verim alamadım, çünkü bu sitelerden bir kısmı uçuş hakkında hiçbir bilgiye ulaşamıyor, diğer kısmı da uçuşu gösterse de uçak halen kalkmamış gibi gösteriyordu. Belki iPhone için düzgün bir uygulama bulurum diye düşünüp, ücretsiz birkaç uygulamayı denediysem de sonuç değiimedi.</p>
<p>En sonunda Flight Radar 24 adında bir uygulama gördüm. Uygulamanın açıklamasında seçilen bölgedeki hava trafiğini gösterdiği yazılıydı. Denedim ve el yordamıyla (uçağın planlanmış kalkış saati fazla geçmediği için Romanya üzerindeki uçakları tek tek deneyerek) uçağı buldum. Sonra böyle bir program olduğuna göre onların bir de web siteleri vardır diye düşünerek aradım ve &lt;a href=&#8221;http://www.flightradar24.com&#8221;&gt;http://www.flightradar24.com&lt;/a&gt; u buldum. Hatta Web sitelerinde uçağa göre filtreleme özelliği de olduğu için sadece tek bir uçağı takip etmek de mümkün.</p>
<p>&lt;strong&gt;Ek Bilgi:&lt;/strong&gt; flightradar24.com, sadece Avrupa üzerindeki uçuşları takip edebiliyormuş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/15/ucus-takibi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FreeBSD&#8217;de ZFS zpool boyutunu degistirme</title>
		<link>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/05/freebsdde-zfs-zpool-boyutunu-degistirme/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=freebsdde-zfs-zpool-boyutunu-degistirme</link>
		<comments>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/05/freebsdde-zfs-zpool-boyutunu-degistirme/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2010 20:03:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yaşar Şentürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[FreeBSD]]></category>
		<category><![CDATA[ZFS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/?p=349</guid>
		<description><![CDATA[TheFreeBSDDiary ZFS zpool boyutunu degistirme ile ilgili bir gunluk girdisi yayinlanmis. Daha cok yazarin deneyimini anlatan bir yazi. Ancak dokuman niteligi de tasidigi icin paylasmak istedim. Burada kayitli dursun. http://www.freebsddiary.org/zfs-resizing.php]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TheFreeBSDDiary ZFS zpool boyutunu degistirme ile ilgili bir gunluk girdisi yayinlanmis. Daha cok yazarin deneyimini anlatan bir yazi. Ancak dokuman niteligi de tasidigi icin paylasmak istedim. Burada kayitli dursun.</p>
<p><a href="http://www.freebsddiary.org/zfs-resizing.php">http://www.freebsddiary.org/zfs-resizing.php</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/05/freebsdde-zfs-zpool-boyutunu-degistirme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Far Road</title>
		<link>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/05/the-far-road/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=the-far-road</link>
		<comments>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/05/the-far-road/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2010 19:30:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yaşar Şentürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/?p=347</guid>
		<description><![CDATA[The Road filminin soundtrack&#8217;inden biraz huzunlu enstrumental bir sarki. Uzaklara gitmek istediginizde basa sarip sarip dinleyin.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>The Road filminin soundtrack&#8217;inden biraz huzunlu enstrumental bir sarki. Uzaklara gitmek istediginizde basa sarip sarip dinleyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/05/the-far-road/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hani cekip gitsem bir sure daha</title>
		<link>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/05/hani-cekip-gitsem-bir-sure-daha/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hani-cekip-gitsem-bir-sure-daha</link>
		<comments>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/05/hani-cekip-gitsem-bir-sure-daha/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2010 19:13:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yaşar Şentürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/?p=344</guid>
		<description><![CDATA[Daha tatilden yeni geldim ama, &#8220;soyle bir cekip gitsem baska diyarlara, bilmedigim yerlere&#8221; diye geciriyorum icimden hala. Ne eve gitmek istiyor canim, ne de evden ise gelmek.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha tatilden yeni geldim ama, &#8220;soyle bir cekip gitsem baska diyarlara, bilmedigim yerlere&#8221; diye geciriyorum icimden hala. Ne eve gitmek istiyor canim, ne de evden ise gelmek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/08/05/hani-cekip-gitsem-bir-sure-daha/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>An open letter to HBO</title>
		<link>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/04/09/an-open-letter-to-hbo/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=an-open-letter-to-hbo</link>
		<comments>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/04/09/an-open-letter-to-hbo/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 05:28:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yaşar Şentürk</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/?p=340</guid>
		<description><![CDATA[To the attention of HBO Producers, During the third episode of the television show “The Pacific” which started airing on March 14th, 2010 in the USA, the dialogue between Marine soldier Leckie and the Greek woman is in contradiction with historical facts and aims to offend Turkey in the eyes of the international community. This <a href='http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/04/09/an-open-letter-to-hbo/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>To the attention of HBO Producers, During the third episode of the television show “The Pacific” which started airing on March 14th, 2010 in the USA, the dialogue between Marine soldier Leckie and the Greek woman is in contradiction with historical facts and aims to offend Turkey in the eyes of the international community. This scene suggests that Turks have invaded and ransacked Izmir.</p>
<p>First and foremost, we believe that this dialogue has been intentionally included in the script:</p>
<p>1. Even though a dialogue like this is not present in one of the original books the movie is based on, “Helmet For My Pillow” written by Robert Leckie, Marine Leckie sadly listens to this alleged “invasion” and agrees in the show.</p>
<p>2. Although the movie decribes WW2, Japan and the United States and the truth about the Pacific front in the 1940’s; the audience is strangely left to see the story of a sacked Anatolian city in the 20’s, which is total fiction.</p>
<p>Millions of people who don’t know that Izmir was in fact invaded by the Greeks and have no idea about the history behind our country’s struggle to become a free republic might think that Izmir was a Greek city and that it was invaded and sacked by the Turks. In fact, Izmir is a Turkish city where both Greeks and Turks live together and governed by Turkish states since the 14th century.</p>
<p>Izmir was invaded by the Greek army on May 15,1919; the city was besieged for 3 years, 3 months and 24 days by the Greeks and was saved by the national war waged by the Turkish people on September 9, 1922. In short, Izmir is not a Greek city that was sacked by the Turks, but rather a Turkish city that was sacked by the Greek government.</p>
<p>And when it comes to the great fire of Izmir, there are various theories. It is said that either the soldiers under Nurettin Pasha, fleeing Greeks or resisting Armenians might be responsible for the fire. In fact, there are some stories that suggest that the fire started in a cathedral where armory that belonged to resisting Armenians blew up. We would like  to stress that it is not ethical to suggest statements in such a certain manner in a situation even when historians don’t agree upon them.</p>
<p>This scene, which has apparently nothing to do with the entire concept of the show, looks like a clear case of lobbying. Once again, we would like to point out that this situation is blackening the independance struggle of a nation and wish that HBO would not be a mediator for misleading and provocative maneuvers such as this one.</p>
<p>Original text is here: <a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25079800">http://www.ntvmsnbc.com/id/25079800</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yasar.senturk.name.tr/gunluk/2010/04/09/an-open-letter-to-hbo/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

