Yaşar'ın Web Günlüğü

    Yaşar'ın hayat hakkında tuttuğu notlar

    Browsing Posts in Genel

    Bütün hafta boyunca gerek yeni projeler, gerek eski projeler ile ilgili degisiklikler için rahatsız ettigim sistem yoneticisi artık beni gordukce yolunu değiştirmeye veya saklanmaya başladı. Bugün de 3. kez odasına baska bir programciyla girip, ellerimi ovusturmaya başlayınca sonunda isyan etti:
    SY: Sen bir tatile ciksana
    Ben: Olur. Benim için Cristian (yonetici) ile konuşursan neden olmasın?
    SY: Neden?
    Ben: İznimi kullandım da ondan
    SY: Tamam mesele değil, yeter ki sen git.

    Aksam üstü yorgun oldugum için 1 kutu Red Bull icmeye kalktım. Şimdi saat sabahın 6′si ve yeni yeni uykum gelmeye basladi. Bakalım uyanabilecek miyim?

    CV yazmaktan veya kariyer sitelerindeki ozgecmuis formlarini doldurmaktan oldum olasi hoslanmamisimdir. Kendimi tek bir kaliba uydurarak tanitmaya calismak bana hic dogru gelmiyor. Bugun ilk defa LinkedIn’e giris yaptim ve burada da kendimi belli bir kaliba sokmam istendi. Niyeyse yazacak bir sey bulamadim. Sanki hicbir teknik bilgi, hicbir konuda deneyime sahip degilmisim gibi hissettim kendimi. 10 yillik programcilik bosa gecmis gibi.

    Yeni bir hafta başladı yine. Haftaya son derece dinç ve enerjik başlamak isterdim ama imkansız. Otobüste bari uyuyabilseydim…

    Bugun umask ile ilgili ilginc bir sey gordum. Normalde konsolda umask yazinca karsiniza 0022 gibi bir deger cikacaktir. Buradaki ilk 0 sticky bit hanesi, diger sayilar ise sahip, grup ve diger kullacilar haneleri icindir. Sirketteki gelistiriclerden birinin hesabindaki umask degerini 0002 yapmak istedim. Ancak ilginc bir seyle karsilastim. umask ciktisina aldanip .bash_profile dosyasinda umask 0002 yazdim ve dosya olusturmak istedigimde dosyanin erisim izinlerindeki grup ismi yerine 512 seklinde bir deger gordum. Kullanicinin bulundugu on tanimli grubun gid’si 514 idi ve 512 gid’sine sahip bir grup da yoktu. .bash_profile’daki umask 0002 satirini umask 002 seklinde degistirince bu sorun ortadan kalkti. Sistem ilginc bir sekilde umask degerini kullanicinin gid’sinin degerinden cikarip ortaya cikan sonucu, dosyanin sahibi olan grup olarak atamisti. Belki de sorun creat() cagrisiyla ilgili bir seydir. Bu durumu gordugum sistem Linux’ta idi. Ancak sirkette herhangi bir BSD olmadigi icin denemis degilim.

    Ek: Ayni seyi Mac OS X’de denedigimde umask olmasi gerektigi gibi calisti ve dosyanin gid’si degismedi. Sorun Linux’a ozel.

    Ek-2: Ayni seyi 2.6.26 surumlu cekirdege sahip bir Debian ile denedigimde de umask olmasi gerektigi gibi calisti ve dosyanin gid’si degismedi. Sorun denedigim makine uzerindeki 2.6.18 cekirdeginde veya makine uzerindeki CentOS’de (ya da Red Hat tabanli diger sistemlerde de olabilir.

    Bilgisayar dunyasi icin “tarihi eser” niteligi tasiyacak kitaplar okumayi cok seviyorum. Cunku hem onceki teknolojileri, hem gunumuz teknolojisine ve fikirlere nasil ulasildigini anlamayi sagliyorlar. Bircogunun icerigi guncelligini yitirmis gibi gorunse de bugunku teknolojilerin temellerini olusturan bilgiler iceriyorlar.

    Bazilari da guncelligini hic yitirmiyor. Ornegin “The UNIX Programming Environment”. Brian Kernighan ve Rob Pike tarafindan yazilmis ve UNIX isletim sistemi altinda programlamayi anlatan bu kitaptaki cogu bilgi hala gecerliligini korumakta.

    Bu tarz eski kitaplari okumak ayni zamanda gunumuz kitaplarinda yuzeysel olarak anlatilmis veya hic anlatilmadan sanki her seyin basindan itibaren oradaymis gibi gosterilmis bazi kavramlarin anlam kazanmasini saglayabiliyor. Cok basit bir ornek: EOF, NULL, TRUE, FALSE vs. gibi kavramlar, guncel C kitaplarini okuyan birisi icin en basindan beri sanki oyle bir veri turu varmiscasina algilanabilir. Ancak eski bir C veya UNIX ile ilgili programlama kitabindaki kod orneklerine bakildiginda, bunlarin aslinda define ile tanimlanmis ve degerlerinin 0 ve 1 gibi integer degerler olduklari gorulecektir. Guncel C kitaplarinda dosya olustururken stdio.h (bu baslik dosyasi guncel kitaplar sayesinde okuyucular tarafindan sanki besmeleymis gibi algilanir) dosyasi include edilip (“include etmek”! kendimden nefret ettim bir anda) fopen() fonksiyonu cagrilirken, The UNIX Programming Environment’taki kod orneklerinde UNIX’teki standart dosya olusturma cagrisi olan creat() fonksiyonunun kullanildigi gorulur. Bu da okuyucunun aslinda fopen() fonksiyonunun creat() gibi sistem cagrilarini kullandigini, aslinda stdio.h’in C’de “besmele” olmadigini anlamasini saglar.

    Tabi bu tarz eski kitaplari edinmeye ABD’ye geldikten sonra baslayabildim. Cunku Turkiye’de bu tur kitaplari bulmak oldukca zor iken, Ebay’de son derece mumkun. Hatta bazi kitaplari bulduguma oldukca sasiriyorum. Ornegin en son aldigim “Programming Under Mach” adli kitap. Mach cekirdegi ile programlamayi anlatiyor ve artik Mach cekirdegi (en azindan orijinali) aktif olarak gelistirilmiyor olmasina ragmen bu kitabin hala oralarda dolasmasi oldukca sasirtici. Bulduguma sasirdigim bir baska kitap da bizzat Gordon Letwin tarafindan yazilmis “Inside OS/2″ adli kitapti.

    Bunlarin disinda, “Design and Implementation of 4.3BSD UNIX Operating System” ve “Dragon Book” adiyla anilan “Compilers – Principles, Techniques and Tools” buldugum diger cok degerli ve eski kitaplar.

    Peki bunlarin hepsini aldigim gibi okuyor muyum? Hayir. Sadece her zaman kitaplari bulmak mumkun olmayabilir dusuncesiyle buldugum zaman aliyorum. Firsat buldukca da yavas yavas tadini cikararak okuyorum.

    Evet, ciddiyim: http://www.osnews.com/story/22225/RMS_De_Icaza_Traitor_to_Free_Software_Community

    • Baska bir teknik konuyu anlatan kitap alma/okuma,
    • Baska bir teknik konuyla ilgili haberler okuyup, konunun icerisine girmeye kalkma,
    • Baska seylerle kafani doldurma,
    • Duzenli uyu,
    • Is yerine erken git ki erken cikabilesin, aksama ailenle ilgilenip, sonra da uykun gelmeden bilgisayar basinda proje hakkinda bir seyler yapabilecek vaktin kalsin,
    • Forumlardan uzak dur,
    • E-posta listelerini takip etmeyi bir sureligine kes,
    • Kullandigin isletim sisteminin orasini burasini kurcalamayi birak, cunku emin ol dunyadaki bilgisayar kullanicilarinin %95′i bunu yapmadan da islerini hallediyorlar.

    Surada Slashdot’ta cikan yeni bir Turkiye haberini gorebilirsiniz:

    http://yro.slashdot.org/article.pl?sid=09/05/24/208221

    Haberde aslinda Samanyolu Haber’deki su baglantidan bir alinti var:

    http://www.samanyoluhaber.com/haber-151268.html

    Bu haber uzerine de klasik olmak uzere “Buyuk Birader” ve “yeni Londra” endiselerinden bahsedilmis. Ancak asil klasik olan, Slashdot’ta her Turkiye ile ilgili bir haber ciktiginda oldugu gibi, yorumlarin asil konudan sapmasi ve 2 konu uzerinde tartisilmasi:

    - Istanbul mu, Constantinople mu?

    - Dini yonetim ve Turk ordusunun Yahudiler’in kontrolunde oldugu iddiasi.

    Ancak daha onceki Turkiye ile ilgili haberlerde de gordugum gibi sitenin mudavimlerinden Anonymous Coward devrede:

    http://yro.slashdot.org/comments.pl?sid=1243911&cid=28080287

    Kendisi 1923′te Ataturk onderliginde kurulan Cumhuriyet’ten ve Ataturk prensipleri uzerine kurulu yonetim ve Turk Ordusu’ndan bahsediyor.

    Kendisini cok onceleri bir haberde yine boyle klasik tartismalar yasanirken ve yorum yapanlarin “Turkiye Kurtler’i eziyor, calismalarina ve egitim gormelerine izin vermiyor vs.”  seklinde zirvalamasina “Ben cocuklugunu Istanbul’da gecirmis ve universiteye kadar olan egitimini Turkiye’de almis bir Kurt’um. Kimse benim egitimime mani olmadi” diyerek cikismasindan hatirliyorum.

     Ars Technica’da okudugum asagidaki haberde Google’in ozel gunlerde kullanmis oldugu logolarindan (Doodle) rahatsiz olan cesitli gruplardan bahsedilmis:

     http://arstechnica.com/media/news/2009/05/how-googles-cute-doodles-became-satans-pawns.ars

    Olay kisaca su:

    Google, gectigimiz gunlerde evrim teorisinde insan evrimindeki kayip baglanti olarak bilinen bir ture ait bir fosili simgeleyen bir Doodle kullanmisti. Ancak bu Amerika’daki dinci kesimi pek rahatsiz etmis. Bu kesimlerin onde gelenleri cesitli aciklamalarda bulunmuslar, yine ilgili sitelerde ziyaretciler kizginliklarini dile getiren mesajlar yazmislar.

    Birisi “benim babam Yahova, Isa ve Incil yol gostericim vs.” diye zirvalamis, birisi cok sinirlenmis ve o logoyu gordugu anda dizustu bilgisayarini sinirden yere atmis (vah vah) falan filan. Pakistanli birisi de neden Google Ramazan’i falan kutlamiyor demis. Bazilari da neden Sehitleri anma gunleri icin falan Doodle kullanilmadigini sormus, bundan yakinmis, kizmis falan.

    Niyeyse kendimi birden Turkiye’de sandim. Yol gostericilerini siralayan kisinin yazdiklarinda isimleri Islam’daki isimlerle degistirin, anma gunleri soylemlerini de Turkiye’ye uyarlayin (“oradakilerin kaci sehit cenazesine gitti?” vs).