Baska bir makineye SSH ile bağlanırken eğer “Agent admitted failure to sign using the key” şeklinde bir mesaj alıyorsanız ve Debian veya Ubuntu tabanlı bir dağıtım kullanıyorsanız yapmanız gereken şey
ssh-add
komutunu vermek.
Baska bir makineye SSH ile bağlanırken eğer “Agent admitted failure to sign using the key” şeklinde bir mesaj alıyorsanız ve Debian veya Ubuntu tabanlı bir dağıtım kullanıyorsanız yapmanız gereken şey
ssh-add
komutunu vermek.
FTP’den benim gibi sakınıyor ama kullanıcılarınıza da SSH erişimi vermek istemiyor, sadece SFTP kullanmalarını ve sadece kendi ev dizinlerine erişmelerini istiyorsanız, çözüm burada:
Aslında o gün bugün değil, sakalıma ak düşeli belki de iki yıl oluyor. Fakat iki yıl önce sadece tek bir beyaz tane vardı. Geçtiğimiz Salı sabahı ise, eşimin tabiriyle “hoca sakalı” halindeki sakalımda daha fazla beyaz taneler farkettim. Saçımın beyazlamasına alışmıştım zaten ama sakalımın beyazlamaya başlaması sanki biraz ağır geldi. 30′a 2 kala düşünceler zaten derinleşmişken bir de sakalların beyazlaşması iyice melankolik bir ruh haline sürükledi beni.
Sanki yakınlardaki şelaleden düşmemek için akıntıya çırpınıyor gibi hissediyorum. Sağa ya da sola gitmem değil, bir şekilde akıntıdan kurtulmam önemliymiş gibi hissediyorum. Hafta boyunca bu yüzden defalarca radikal kararlar alıp, istifa etmeyi ve hatta programcılığı tamamen bırakmayı bile düşündüm. Belki aslında sığ bir suda çırpınıyorumdur ve ayaklarımı yere basmaya çalışırsam ayağa kalkıp yürüyerek çıkabilir ve istediğim yöne gidebilirmişim gibi geliyor. Tüm bu düşüncelerin ardından suyun derinliğini bilmeyişim, kendimle birlikte sürüklediğim diğer insanların oluşu gözümü korkutuyor yine. Belki de bu gibi geri dönüşler, sakallarım tamamen ağarana kadar aynı çırpınışları sürdürmeme bile neden olabilir. Belki de bu bir tür korkaklıktır, bilemiyorum.
Son günlerde 11 Eylül saldırılarında yıkılan Dünya Ticaret Merkezi’nin yakınlarına İslam Kültür Merkezi yapılması ile ilgili tartışmaları eminim duymuş ya da takip ediyorsunuzdur. Başkan Obama da dahil olmak üzere bir kısım böyle bir merkezin kurulmasına kimsenin karışamayacağı yönünde fikir beyan ederken, Amerikalılar’ın diğer bir kısmı böyle bir merkezin kurulmasına karşı çıkmadıklarını, sadece başka bir yere kurulmasının daha iyi olacağını söylüyor. Geriye kalanlar, yani Amerikalıların çoğunluğu ise böyle bir merkezin kurulmasına tamamen karşı çıkıyor.
Bugün, sevdiğim bir arkadaşım Facebook’ta paylaşmış olduğum bir Richard Dawkins videosunun alt?na olumsuz yönde bir yorum yazınca, aramızda Evrim Teorisi üzerine bir tartışma başladı. Kendisi son olarak Evrim Teorisi hakkında sıkça sorulan sorulardan oluşan bir mesaj gönderdi. Kendisine vereceğim naçizane cevapları, gerek Facebook’ta forum tadında tartışmanın manasızlığından, gerekse bu soruların sıkça sorulmasından dolayı kendime referans olması ve paylaşmak amacıyla kayıtlı tutmanın iyi olacağı dü?üncesi ile buraya yazmak istedim.
Continue reading »
Şu anda eşim Türkiye’den dönüş yolunda. Ben de uyanık olduğum süre içerisinde uçuşunu takip etmek istedim. Google’da yaptığım aramalar sonrasında birçok uçuş takip sitesini denediysem de verim alamadım, çünkü bu sitelerden bir kısmı uçuş hakkında hiçbir bilgiye ulaşamıyor, diğer kısmı da uçuşu gösterse de uçak halen kalkmamış gibi gösteriyordu. Belki iPhone için düzgün bir uygulama bulurum diye düşünüp, ücretsiz birkaç uygulamayı denediysem de sonuç değiimedi.
En sonunda Flight Radar 24 adında bir uygulama gördüm. Uygulamanın açıklamasında seçilen bölgedeki hava trafiğini gösterdiği yazılıydı. Denedim ve el yordamıyla (uçağın planlanmış kalkış saati fazla geçmediği için Romanya üzerindeki uçakları tek tek deneyerek) uçağı buldum. Sonra böyle bir program olduğuna göre onların bir de web siteleri vardır diye düşünerek aradım ve <a href=”http://www.flightradar24.com”>http://www.flightradar24.com</a> u buldum. Hatta Web sitelerinde uçağa göre filtreleme özelliği de olduğu için sadece tek bir uçağı takip etmek de mümkün.
<strong>Ek Bilgi:</strong> flightradar24.com, sadece Avrupa üzerindeki uçuşları takip edebiliyormuş.
TheFreeBSDDiary ZFS zpool boyutunu degistirme ile ilgili bir gunluk girdisi yayinlanmis. Daha cok yazarin deneyimini anlatan bir yazi. Ancak dokuman niteligi de tasidigi icin paylasmak istedim. Burada kayitli dursun.
The Road filminin soundtrack’inden biraz huzunlu enstrumental bir sarki. Uzaklara gitmek istediginizde basa sarip sarip dinleyin.
Daha tatilden yeni geldim ama, “soyle bir cekip gitsem baska diyarlara, bilmedigim yerlere” diye geciriyorum icimden hala. Ne eve gitmek istiyor canim, ne de evden ise gelmek.
Evdeki HTPC ile dizustu bilgisayarlarimiz icin, DNS cache, Firewall, NAT ve dosya sunucusu gorevi goren bilgisayarda, Ubuntu’da yasadigim sorunlardan biktigim icin bu hafta sonu baska bir isletim sistemi kurmaya karar verdim. Sistemi Ubuntu ile kurmustum cunku, bu isin Linux’ta da ayni Windows’taki gibi GUI ile halledilebilecegini gormek istemistim. Fakat Network Manager’in kafasina gore davranip kablosuz aga bir baglanip, bir baglanmamasi, olmadik zamanda bulamadigim bir nedenden dolayi yasanan baglanti sorunlari (aslinda detayli bakmadim bile. Makine kendisi Internet baglantisinda hicbir hiz sorunu yasamazken, arkadaki bilgisayarlar surnuyordu. Ben evde degilken bu sorun oldugunda esimden bilgisayari yeniden baslatmasini istiyordum ve sorun duzeliyordu) beni pisman etti.
Ubuntu’yu silip yerine Debian kurmayi dusundum once. Ama sonra gozumu karartip, hic sunucu olarak kurma firsati elde edemedigim FreeBSD’yi denemek istedim. Daha once FreeBSD’yi hep incelemek icin kurmus, PC-BSD haric herhangi bir genel amac icin kullanmamistim.
Temel sistemi kurup, geri kalani ise ports’tan kurdum. NAT ayarlari, Samba vs. derken, diger bilgisayarlardan erisilecek dosyalari tutacagim disk bolumu icin kullanacagim dosya sisteminde takili kaldim. Baslangicta ext4 dusundum, ancak FreeBSD’de ext4 destegi konusunda nette celiskili seyler okudugum icin bu fikirden vazgectim. Onun yerine yine ilk defa deneyecegim ZFS’i sectim. Aslinda ZFS bu tarz kullanim icin fazla gibi gorunse de, FreeBSD’yi kurma nedenim, basit de olsa bir sunucu rolunde kullanmak oldugundan benim icin denemeye degerdi.
Sistemi kurmak normalde olmasi gerekenden (Debian ile kursaydim cok daha az zamanimi alirdi) daha uzun surse ve bu nedenle de kurulum surecini verimsiz olarak nitelendirsem de benim icin oldukca ogretici oldu. Sonuc olarak su anda evde sessizce calisan ve HTPC’de bir sey izlemek istedigimde cileden cikip, basina gitmek zorunda birakmayan guzel bir sistem var.
Recent Comments