Yaşar'ın Web Günlüğü

    Yaşar'ın hayat hakkında tuttuğu notlar

    Browsing Posts tagged Formula 1

    Uzun zamandır düşündüğüm bir şeyi yaptım dün. Formula 1 hakkında birşeyler karalamayı, fikirlerimi yazmayı seviyorum (ne hikmetse burada pek yazmadım). Ama bu yazdıklarımı tek bir yerde toplamak ve oradan Formula 1 takipçileriyle paylaşmak istiyordum. Sonunda istediğimi yaptım ve F1Gunlugu.com olarak bu isteğimi hayata geçirdim.

    İlgililere duyurulur :)

    Ortaya şunun gibi reklamlar çıkar:

    Michael Schumacher ve Rubens Barrichello’ nun oynadığı bir Vodafone reklamı
    Michael Schumacher’ in oynadığı;
    Bir FIAT Seicento reklamı,
    bir FIAT Palio reklamı (Türkiye’ de yayınlanmıştı)

    Mika Hakkinen’ in oynadığı;
    Siemens reklamı,
    Mercedes-Benz reklamı (eşi Erja ve oğlu Hugo ile birlikte),
    bir başka Mercedes-Benz reklamı (Boris Becker ile birlikte)

    Michael Schumacher, F2006 ile bu sabah Fiorano pistinde birkaç deneme turu atmış. Yarın ise bir haftalık teste çıkacakmış. Kanat yapısı oldukça ilginç. Yere daha yakın ve sivri burnu, ön kanatın yanındaki küçük kanatçıklar ve gövdenin arka kısmı ile arka kanatta bulunan ek parçalar ilk dikkatimi çekenler yeniliklerden. Acaba bu aracı F2005 gibi Aldo Costa mı tasarladı yoksa Rory Byrne yine iş başında mı merak ediyorum. Büyük ihtimalle bu hafta yapılacak testler esnasında bu küçük aerodinamik parçalar üzerinde bayağı bir oynayacaklar.

    Habere ve resimlere buradan ulaşılabilirsiniz.

    Aracı ilk gördüğümde heyecanlandım :)

    Bugün F1Racing.net‘ te bulunan haber başlıklarından %90′ ı Ferrari ve yeni sezonda Ferrari’ nin daha iyi olacağı ile ilgiliydi. Az önce Michael Schumacher’ in de yine yeni Ferrari’ nin (F2006) daha iyi olacağını söylediğine dair bir haber geldi. Bugün izlediğim “Michael Does It Again” adlı 2004 sezonuna bakış videosunun da gazına gelip böyle haberler de okumak beni mutlu etti. Ama 2005 gibi kötü bir sezon geçirip yine hüsrana uğramak da var işin ucunda.

    Jerez’ de yapılan testlere bakılırsa Ferrari V8 motoru konusunda en hızlı görünüyor. Ancak testler izleyiciler için çok şey ifade etmeyecektir. Diğer takımların, özellikle de McLaren ve Honda’ nın ne yaptığını gerçekten çok merak ediyorum. Gerçi testlerde Ferrari’ nin gerisinde kalmışlar ama 2006 araçlarını piste sürdüklerinde bu kadar geride kalacaklarını hiç sanmıyorum. McLaren 2000′ den beri hep sezon başında tökezlese de sezon ortasında toparlanıyor ve başa yarışmaya başlıyor. Schumacher’ in her zaman dediği gibi bekleyeceğiz ve nasıl işleyeceğini göreceğiz.

    23 Ocak’ ta yapılacak F2006 tanıtımını sabırsızlıkla bekliyorum. Ah o sırada Maranello’ da olmak vardı :)

    Düzeltme: Tanıtımlar Maranello’ da değil Mugello’ da yapılıyordu. Ah kafam, hep unutuyorum ya!

    Sanırım 2003 yılında (tulumlardan anladım :) ) iki farklı yarışta Michael Schumacher ve Kimi Raikkoen tuhaf bir şekilde kameralara yakalanmışlar. Michael Schumacher ve Rubens Barrichello’ nun Raikkonen’ e bakışları oldukça tehlikeli görünüyor. 2. resimde Raikkonen’ in yüzündeki ifade de oldukça ilginç.

    Dün Michael Schumacher’ in 2006 sonrasında Ferrari’ den ayrılıp Red Bull Racing’ e gidebileceğine yönelik söylentiler çıktı. Red Bull’ un zaten büyük işler peşinde olduğu, geçtiğimiz günlerde Adrian Newey’ i (aerodinami ustası) almasıyla fazlasıyla belli olmuştu.

    Bir laf vardır: “Eğer bir takımda Michael Schumacher varsa en az bir otomobil puan alır. Eğer bir takımda Adrian Newey varsa her iki otomobil de puan alır.”

    Peki ya her ikisi de varsa?

    Eğer böyle bir şey olursa ilginç olacağı kesin. Ancak bunu bir Ferrari taraftarı ve Michael Schumacher hayranı olarak hiç istemem. Michael Schumacher ile Ferrari ismi bütünleşmiş durumda. Ferrari deyince Schumacher, Schumacher deyince Ferrari geliyor akla. Ve tifosinin Michael Schumacher’ e bir gönül bağı var. Gitmesini istemeyeceklerdir. Ama gitse bile kimse ona bunun için kız(a)mayacaktır.

    Bu arada dün Michael Schumacher Jerez’ de V8 motorlu Ferrari F2005 ile en hızlı tur zamanını yapmış. Üstelik ilk testinde. Anlaşılan bayağı hırslanmış. Bekleyeceğiz ve 2006′ da neler olacağını hep birlikte göreceğiz.

    Düzeltme: Schumacher V8 motorlu Ferrari F2004M kullanmış. Felipe Massa ise kısıtlanmış V10 motorlu Ferrari F2005 kullanmış. İşin ilginç yanı, Schumacher’ in V8 motorlu bir araç ile V10 motorlu aracı kullanan Massa’ yı geride bırakması.

    İlk defa bir Formula 1 yarışını sanırım 1992 ya da 1993′ te izlemiştim. Tabi banttan ve özet halinde. Çünkü o dönemde yaşadığım köyde özel televizyon kanalı çekmiyordu. Hafta sonu TRT’ nin “Spor Stüdyosu” adlı programı ya da daha sonraları çıkmaya başlayan Star 1 televizyonunun “World Of Motorsports” adlı programda izlemiştim. Ancak o dönemler daha çocuk olduğum için sadece arabaları izliyordum. Pek bir fikir sahibi değildim. Ama o dönemlerde çok iyi bildiğim 2 isim vardı: “Senna” ve “Schumacher”.

    Aradan zaman geçti ve 1996 ve 1997′ de Çanakkale’ de Cine 5′ in de şifresiz yayında verdiği canlı yayınları izlemeye başladık. Yavaş yavaş bir bilinç oluşuyordu ama çok fazla bilgi sahibi değildik. Asıl zevk ve asıl bilgi edinimi ise NTV ile başladı. NTV’ de Okay Karacan ve Serra Demirkol anlatıyordu yarışları. Okay Karacan’ ın olaylara verdiği tepkiler, “aoooooooooooov” deyişleri, geçişler esnasında bağırarak konuşmaya başlaması vs. yarışları daha da heyecanlı hale getiriyordu. Evet birçok kez gaf yapıyorlardı ama yine de yarışları onlarla izlemek zevkliydi.

    Şimdilerde ise CNN Türk’ te yayınlanıyor yarışlar. Son derece sönük ve bilgisiz, Renault provakatörü anlatıcılarla yarışlarda sinir küpü oluyoruz. Elimden gelse yabancı kanallarda izleyeceğim ama yok öyle bir imkanım.

    Bugün Ekşi Sözlük’ te gezinirken “okay karacan” başlığı aklıma geldi. Okurken, Michael Schumacher’ in 2004 sezonundaki ilk iki yarışı ezici bir üstünlükla kazanmasının ardından Okay Karacan’ ın sarfettiği şu sözler dikkatimi çekti (ve evet o sırada askerdeydim ve bu sözleri duymadım):
    “evet karamsar olmaya gerek yok.. geçen yarış 6.’ya tur bindirmişti.. bakın bu yarış fark 67 saniyede kaldı..” Alem adamsın ne diyeyim?

    Bir de şunlar:
    20 Haziran 2004, Indianapolis’ te yapılan ABD GP’ sinde görülen görüntüler:
    http://www14.brinkster.com/arkansis/karpuzkafa1.jpg
    http://www14.brinkster.com/arkansis/karpuzkafa2.jpg

    Özledik seni be “Karpuzkafa Okay” :)

    Prost Peugeot ile 2000 yılında ilk yarışına çıktığı günden beri hep “bu adam iyi bir pilot” dediğim Nick Heidfeld, önümüzdeki sezon WilliamsF1 takımıyla yollarını ayıracağını açıklayan BMW ile 2006 ve 2007 için anlaşma imzaladı. Prost Peugeot ve Sauber Petronas takımlarında keşfedileceğini ve büyük bir takım ile anlaşıp yarış kazanmaya başlayacağını ümit ederken 2004 yılında sıkıntılı bir durumdaki Jordan’ a geçmesi beni üzmüştü. Yazık oluyor cocuğa diyordum. Eski F3000 şampiyonuydu. Hatta son derece tecrübesiz takım arkadaşı Kimi Raikkonen’ in Mclaren’ e geçmesiyle Ron Dennis’ e bayağı bir laf kaymıştım. Çünkü ben olsaydım kesinlikle Nick Heidfeld’ i tercih ederdim.

    Bu sezon sıkıntılı BMW.WilliamsF1′ i ile başarılı yarışlar çıkarmıştı. Ama BMW ile WilliamsF1 arasındaki anlaşmazlık artık ayrılığa neden olunca işler karıştı. BMW, Sauber’ i satın alarak kendi takımını kurmaya karar verdi. BMW gibi bir şirket, takım kuracak kadar kararlıysa Nick gibi bir pilotun bu takımda başarılı olmaması için hiç bir neden yok.

    Yakında yarışlar kazanan ve sonunda da şampiyon olan bir Nick Heidfeld göreceğimize eminim.

    Bu sezon Ferrari’ nin kötü gidişatı beni ve benim gibi birçok Ferrari taraftarını ziyadesiyle üzdü. Her yarış öncesinde bu sefer kendilerine gelirler ve toparlarlar diye beklerken alınan kötü dereceler beni artık büyük bir ümitsizliğe sürüklemişken, bugün Macaristan GP’ sinde Michael Schumacher’ in pol pozisyonu almasıyla tekrar yüzümüz gülmeye başladı. Ayrıca bu pol pozisyonuyla Ayrton Senna’ nın 65 pol pozisyonluk rekoruna da çok yaklaşmış oldu. Yarınki yarış için oldukça ümitlenmeye başladım. Belki yakıt yükünün az olması nedeniyle de bu kadar hızlı gitmiş olabilir. Ama, Schumacher bunu lastiklerde yapılan yenliğe bağlıyor. Bakalım. Bekleyip göreceğiz.

    Hadi Schumi, kalk ve kendine gel!