Eger Skynet Windows kullansaydi ve mavi ekran verseydi ne olurdu?
Eger Skynet Windows kullansaydi ve mavi ekran verseydi ne olurdu?
PCLabs “Neden Linux kullaniyorsunuz?” basligiyla bir anket duzenlemis. Ankete yazilmis yorumlari okurken aklima yillar once Canakkale’ye kisa sureli yaptigim bir ziyarette, Linux kurulu bir sunucuya baglanmak istedigim zaman bir Internet cafe sahibi ile yasadigim bir diyalog geldi.
Virus ve trojanlarin cirit attigi Internet cafe bilgisayarlarina guvenemedigimden yanimda tasidigim Knoppix CD’si ile bilgisayari acip SSH ile sunucuya baglanmak istemistim. Bunu uygun ve basit bir dille Internet kafe sahibine anlattim. Internet cafe sahibinin bana verdigi cevap suydu: “Bizim burada da serverimiz Linux, iki Linux bir arada olursa cakisma yapar, olmaz o yuzden”.
Birçokları duymuştur böyle bir söz. Bilgisayar ile ilgili bir konu konuşurken birisi hemen saçma sapan bir şey söyleyip sonra da “bizim amcaoğlu(dayıoğlu, teyzeoğlu, xoğlu vs. vs.) da bilgisayardan anlıyor, o demişti” der. Hep merak etmişimdir bu amcaoğullarını, nasıl insanlardır diye. Galiba bugün bunlardan bir tanesini gördüm. Yanında bulunan diğer iki arkadaşıyla engin bilgilerini paylaşıyordu.
Bu yüce kişilik şöyle buyuruyordu:
- “Windows Vista’da IPv6 var, ama Windows XP’de yok, onda IPv4 var ve bu yüzden Windows Vista ile XP birbirlerini ağda görmüyor” (ağda görmek?)
- “Vista’da IPv6 olduğu için ağı çok hızlı”
- “IPv6′da IP diye bir şey yok, başka bir şey var (tahmini içses: ne olduğunu bir de ben bilsem)”
Not: Kendi amcamın oğlu ile teyzelerimin oğullarının konuyla hiçbir alakası yoktur
Bugün günlüğün webalizer ile oluşturulan kullanım istatistiklerinde, insanların Google gibi arama motorlarında hangi kelimeleri yazıp da günlüğüme ulaştıklarını gösteren “Arama Girdileri” bölümünde ilginç bir arama girdisiyle karşılaştım:
“yaşarın hayatı”
Başlangıçta “kim ne yapacak ki benim hayatımı?” diye düşündüm ve ilginç geldi. E tabi jeton sonradan düştü ve birisinin şu şarkıcı Yaşar’ın hayatını arıyorken buraya geldiğini anladım. Tüh, oysa ben ne hayaller kurmuştum.
Son zamanlarda herkes Etox ile ilgili bir şeyler karalıyor. İsmine takılanlar, tasarımına takılanlar vs. Bir ben eksiktim. Benim takıldığım nokta da motor oldu.
Bir spor otomobil düşünün. Gazetelerde, Internet sitelerinde “Ferrari’ye yerli rakip” şeklinde haberler çıksın. Otomobili üreten şirketin başındaki adam “fuarlarda Ferrarilere, Lamborghinilere dokunamıyoruz bile, buna gıcık olduk, biz de spor otomobil yaptık” desin. Sonra da bu otomobilin motoru 1.5 litre Renault motoru olsun ve 110 beygir güç üretsin. Oeh!
Tasarımı, ismini, tanıtım şeklini, vs. herşeyi geçtim ama 110 beygir ne ki?
Bilmeyenler için belirteyim, şu anda Ferrari’nin giriş seviyesi modeli olan F430′ un 4.3 Litre V8 motoru 490 beygir güç üretirken, F430′un rakibi Lamborghini Gallardo’nun 5 Litre V10 motoru 520 beygir güç üretiyor. Ferrari ve Lamborghini’ye yerli rakip? Evet, tabi.
Bir İtalyan tarafından hazırlanmış espirili bir video. Videoyu izleyince aslında İtalyanlar ve Avrupalılar’ı değil Türkler ve Avrupalılar’ı işlemiş gibi geldi. İtalyanlar bize gerçekten çok benziyor. Bunu Roma’da bulunduğum 12 gün boyunca çok yoğun bir şekilde hissetmiştim. Videodaki görüntülerde tam da bizi anlatan bazı bölümler var. Örneğin; trafikte yayalara yol verme, politikacılar ve bürokrasi konusu çok benziyor.
“Standardizasyonun önemi” mi desem, yoksa “salaklık” mı desem bilemedim. Sen kalk, 125 milyon dolar harca, Mars’ a gönderilmek üzere uzay aracı yap, ama ekipteki Avrupalı ve Amerikalı mühendislerin farklı ölçü birimleri kullanması nedeniyle koskoca uzay aracını uzayda kaybet. İçimden sadece koca bir “ohaa” demek geldi. Avrupalılar metrik sistemi, Amerikalılar da İngiliz sistemini kullanmış ve 125 milyon dolar üf olmuş:
http://www.cse.ohio-state.edu/~weide/sce/now/mars-orbiter.html
Önemli Not: Oldukça eski bir haber ve ben de burada gördüm ve doğruluğundan emin değilim.
Herşey için bir gün var, anneler günü, babalar günü, sevgililer günü, o günü bu günü. Peki bilgisayarınızın düzgün çalışmasını sağlayan, ıvır zıvır sorularınızla kafasında bık bık bık öttüğünüz sevgili sistem yöneticileri?
Lütfen onlara da gerekli önemi verin ve şu güzel şarkıya bir kulak verin
:
Ortaya şunun gibi reklamlar çıkar:
Michael Schumacher ve Rubens Barrichello’ nun oynadığı bir Vodafone reklamı
Michael Schumacher’ in oynadığı;
Bir FIAT Seicento reklamı,
bir FIAT Palio reklamı (Türkiye’ de yayınlanmıştı)
Mika Hakkinen’ in oynadığı;
Siemens reklamı,
Mercedes-Benz reklamı (eşi Erja ve oğlu Hugo ile birlikte),
bir başka Mercedes-Benz reklamı (Boris Becker ile birlikte)
Sanırım 2003 yılında (tulumlardan anladım
) iki farklı yarışta Michael Schumacher ve Kimi Raikkoen tuhaf bir şekilde kameralara yakalanmışlar. Michael Schumacher ve Rubens Barrichello’ nun Raikkonen’ e bakışları oldukça tehlikeli görünüyor. 2. resimde Raikkonen’ in yüzündeki ifade de oldukça ilginç.